
EEG Rehberi
EEG Rehberi
EEG Rehberi
***Yasal Uyarı - Emotiv ürünleri yalnızca araştırma uygulamaları ve kişisel kullanım için tasarlanmıştır. Ürünlerimiz AB yönergesi 93/42/EEC’de tanımlandığı şekilde Tıbbi Cihazlar olarak satılmaz. Ürünlerimiz hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmak üzere tasarlanmamıştır ya da bu amaçla kullanılmak için değildir.
EEG Tanımı
EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydetmeye yönelik bir elektrofizyolojik süreç olan “elektroensefalografi”nin kısaltmasıdır. EEG, beynin ürettiği elektriksel aktivitedeki değişimleri ölçer. Voltaj değişimleri, nöronlar adı verilen bazı beyin hücrelerinin içinde ve arasındaki iyonik akımdan kaynaklanır.
EEG nedir?
Bir EEG testi, beynin elektriksel aktivitesini değerlendirir. EEG taramaları, EEG elektrotları olarak da adlandırılan küçük metal diskler olan EEG sensörlerinin kafa derinize yerleştirilmesiyle yapılır. Bu elektrotlar beyninizdeki elektriksel aktiviteyi algılar ve kaydeder. Toplanan EEG sinyalleri yükseltilir, sayısallaştırılır ve ardından depolama ve veri işleme için bir bilgisayara veya mobil cihaza gönderilir.
EEG verilerini analiz etmek, bilişsel süreçleri incelemek için olağanüstü bir yoldur. Doktorların tıbbi bir tanı koymasına, araştırmacıların insan davranışının temelinde yatan beyin süreçlerini anlamasına ve bireylerin üretkenliklerini ve esenliklerini geliştirmesine yardımcı olabilir.

EEG Nasıl Çalışır?
Beyninizdeki milyarlarca hücre, beyin dalgaları adı verilen doğrusal olmayan desenler oluşturan çok küçük elektriksel sinyaller üretir. Bir EEG cihazı, bir EEG testi sırasında beynin dış tabakası olan serebral korteksteki elektriksel aktiviteyi ölçer. EEG sensörleri katılımcının başına yerleştirilir, ardından elektrotlar beyin dalgalarını invaziv olmayan şekilde algılar.
EEG sensörleri, beynin bir saniye içinde ürettiği elektriksel aktivitenin birkaç bin örneğini kaydedebilir. Kaydedilen beyin dalgaları amplifikatörlere, ardından verileri işlemek için bir bilgisayara veya buluta gönderilir. Dalgalı çizgilere benzeyen yükseltilmiş sinyaller bir bilgisayara, mobil cihaza veya bir bulut veritabanına kaydedilebilir.
Bulut bilişim yazılımı, EEG veri işlemede kritik bir yenilik olarak kabul edilir; çünkü kayıtların gerçek zamanlı ve büyük ölçekte analiz edilmesine olanak tanır — EEG ölçümünün ilk dönemlerinde dalgalar yalnızca grafik kâğıdına kaydedilirdi. Akademik ve ticari araştırmalardaki EEG sistemleri genellikle verileri bir zaman serisi ya da sürekli bir voltaj akışı olarak gösterir.

Grafik kâğıdına kaydedilen EEG dalgaları

Dijital olarak kaydedilen EEG dalgaları

Modern beyin görselleştirici yazılımında EEG Dalgaları
Beynin elektriksel aktivitesini haritalamak için, beynin yüzeyi boyunca farklı bölgelerde bulunan çok sayıda kortikal yapı aracılığıyla EEG ölçümleri almak daha iyidir.

Modern beyin görselleştirici zaman serisi grafiğinde EEG Dalgaları
EEG’nin Ölçtüğü Beyin Dalgası Türleri
Bir EEG cihazının elektrotları, çeşitli EEG frekanslarında ifade edilen elektriksel aktiviteyi yakalar. Hızlı Fourier Dönüşümü (FFT) adı verilen bir algoritma kullanılarak, bu ham EEG sinyalleri farklı frekanslara sahip ayrı dalgalar olarak tanımlanabilir. Elektriksel salınımların hızını ifade eden frekans, saniyedeki döngü sayısı ile ölçülür — bir Hertz (Hz), saniyedeki bir döngüye eşittir. Beyin dalgaları frekanslarına göre dört ana türe ayrılır: Beta, Alfa, Teta ve Delta.
Aşağıdaki paragraflar, dört ana beyin frekansıyla ilişkili bazı işlevleri ele almaktadır. Bu işlevlerin yalnızca farklı beyin frekanslarıyla ilişkili olduğu bulunmuştur — bir frekans bandı ile beynin belirli bir işlevi arasında bire bir doğrusal bir karşılık yoktur.
Beta Dalgaları (14 Hz ile yaklaşık 30 Hz arasındaki frekans aralığı)
Beta dalgaları, en çok bilinçli olmak ya da uyanık, dikkatli ve tetikte bir durumda bulunmakla ilişkilendirilir. Düşük genlikli beta dalgaları, aktif konsantrasyonla veya yoğun ya da kaygılı bir ruh haliyle ilişkilidir. Beta dalgaları aynı zamanda motor kararlarla da ilişkilidir (hareketin bastırılması ve hareketin duyusal geri bildirimi). Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, sinyaller genellikle EEG beta dalgaları olarak adlandırılır.
Alfa Dalgaları (7 Hz ile 13 Hz arasındaki frekans aralığı)
Alfa dalgaları çoğu zaman rahatlamış, sakin ve berrak bir ruh haliyle ilişkilendirilir. Alfa dalgaları beynin oksipital ve arka bölgelerinde bulunabilir. Alfa dalgaları, kişinin gözlerini kapatıp gevşemesiyle ortaya çıkabilir ve düşünme, zihinsel hesaplama ve problem çözme gibi yoğun bilişsel süreçler sırasında nadiren görülür. Çoğu yetişkinde alfa dalgalarının frekansı 9 ile 11 Hz arasındadır. Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, bunlara genellikle EEG alfa dalgaları denir.
Teta Dalgaları (4 Hz ile 7 Hz arasındaki frekans aralığı)
4 ile 7 Hz arasındaki frekans aralığında gerçekleşen beyin aktivitesi Teta aktivitesi olarak adlandırılır. EEG ölçümünde saptanan teta ritmi çoğu zaman genç yetişkinlerde, özellikle temporal bölgeler üzerinde ve hiperventilasyon sırasında görülür. Daha ileri yaştaki bireylerde, yaklaşık 30 milivoltten (mV) daha yüksek genliğe sahip teta aktivitesi, uyuşukluk dönemleri dışında daha az yaygındır. Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, bunlara genellikle EEG teta dalgaları denir.
Delta Dalgaları (4 Hz’e kadar olan frekans aralığı)
Delta aktivitesi çoğunlukla bebeklerde görülür. Delta dalgaları, daha büyük yaştaki bireylerde uykunun derin evreleriyle ilişkilidir. Delta dalgaları, dikkat eksikliğiyle sonuçlanan kısa ve ani bilinç kayıplarını içeren absans nöbeti olan hastalarda nöbetler arasında (interiktal dönemde) belgelenmiştir.
Delta dalgaları düşük frekanslı (yaklaşık 3 Hz), yüksek genlikli dalgalar olarak karakterizedir. Delta ritimleri uyanıklık sırasında da mevcut olabilir — göz açmaya tepki verirler ve hiperventilasyonla da güçlenebilirler. Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, bunlara genellikle EEG delta dalgaları denir.
Beynin Nasıl Çalıştığını Anlamak İçin EEG Dalgalarını Kullanma

EEG Neyi Gösterir?
Beyniniz uyurken bile sürekli olarak bilgi emer ve işler. Tüm bu aktivite, EEG sensörlerinin algıladığı elektriksel sinyaller üretir. Bu da hareket veya yüz ifadesi gibi görünür bir davranışsal tepki olmasa bile, beyin aktivitesindeki değişimlerin yakalanmasını sağlar.
Bir EEG monitörü, beyninizin ürettiği elektrikteki değişimleri ölçer; düşünceleri veya duyguları değil. Beyninize hiçbir elektrik göndermez.
Beynin ana kortekslerindeki aktiviteyi tespit etmek, yüksek kaliteli EEG verisi elde etmek için kritik öneme sahiptir. Sonuçlar, dış uyaranlardan etkilenen duygusal durumları değerlendirmek için bir vekil ölçüt olabilir.
EEG’nin Kısa Tarihi
Beyindeki elektriksel aktivite olgusuna ilişkin araştırmalar, 1875 yılına kadar uzanır; o yıl doktor Richard Caton, Britanya Tıp Dergisi’nde tavşanlar ve maymunlar üzerinde yaptığı deneylerden elde ettiği bulguları yayımladı.
1890’da Adolf Beck, duyusal uyarımı test etmek için bir köpek ve bir tavşan beyninin yüzeyine doğrudan elektrotlar yerleştirdi. Dalgalanan elektriksel beyin aktivitesini gözlemlemesi, beyin dalgalarının keşfine yol açtı ve EEG’nin bilimsel bir alan haline gelmesini sağladı.
Alman fizyolog ve psikiyatrist Hans Berger, 1924’te ilk insan EEG beyin dalgalarını kaydetmesiyle tanınır. Berger, EEG sinyallerini kaydeden bir cihaz olan elektroensefalogramı icat etti. Yazar David Millet, “The Origins of EEG” adlı kitabında bu icadı “klinik nöroloji tarihinde en şaşırtıcı, olağanüstü ve önemli gelişmelerden biri” olarak tanımladı.

İlk insan EEG kaydı, 1924’te Hans Berger tarafından elde edildi. Üstteki sinyal EEG’dir ve alttaki 10 Hz zamanlama sinyalidir.

Hans Berger, insanlarda EEG beyin dalgalarını kaydeden ilk kişidir.
Klinik elektroensefalografi alanı 1935’te başladı. Bu alan, nörobilimci Frederic Gibbs, Hallowell Davis ve William Lennox’un epileptiform dikenler, interiktal diken-dalga örüntüleri ve klinik absans EEG nöbetlerinin üç döngüsü üzerine yürüttüğü araştırmalardan doğdu. Gibbs ve bilim insanı Herbert Jasper, interiktal dikenlerin epilepsinin ayırt edici bir işareti olduğu sonucuna vardılar. İlk EEG laboratuvarı 1936’da Massachusetts General Hospital’da açıldı.
1947’de, bugün Amerikan Klinik Nörofizyoloji Derneği olarak bilinen Amerikan EEG Derneği kuruldu ve ilk Uluslararası EEG Kongresi düzenlendi.
1950’lerde William Grey Walter, beynin yüzeyi boyunca elektriksel aktivitenin haritalanmasına olanak tanıyan EEG’ye bir ek olan EEG topografisini geliştirdi. Bu yöntem 1980’lerde popülerdi, ancak hiçbir zaman ana akım nörolojiye yerleşmedi.
Stevo Bozinovski, Liljana Bozinovska ve Mihail Sestakov, 1988’de bir EEG cihazı kullanarak fiziksel bir nesneyi kontrol etmeyi başaran ilk bilim insanlarıydı. 2011’de, teknoloji girişimcileri Tan Le ve Dr. Geoff Mackellar’ın EMOTIV şirketini kurmasıyla EEG tüketici pazarına girdi.
Kulaklıklar ve başlıklar gibi EEG teknolojileri, BCI (Beyin-Bilgisayar Arayüzü) bileşenleridir. BCI ayrıca HMI (İnsan-Makine Arayüzü), MMI (Zihin-Makine Arayüzü), BMI (Beyin-Makine Arayüzü) ve DNI (Doğrudan Sinirsel Arayüz) olarak da adlandırılır — DNI, beyinden ve sinir sisteminin diğer bölümlerinden gelen sinyalleri çözebilir. BCI, eğitilmiş zihinsel komutların makine öğrenmesi yoluyla hem sanal hem de fiziksel nesneleri izlemeyi ve kontrol etmeyi amaçlar.
2017’de, kuadriplejik yarışçı Rodrigo Hübner Mendes, yalnızca beyin dalgalarını kullanarak bir Formula 1 arabası süren ilk kişi oldu; bu başarıda bir Emotiv EEG Kulaklığı’nın payı vardı.
EEG Ne İçin Kullanılır?
Performans ve İyi Oluş
Sporcular, biohacker’lar ve ilgilenen herhangi bir tüketici, EEG’yi, bir günde attıkları adım sayısını takip eder gibi beyin aktivitelerini de “takip etmek” için kullanabilir. EEG, dikkat ve dikkat dağınıklığı, stres ve bilişsel yük gibi bilişsel işlevleri ölçebilir (çalışma belleğine herhangi bir anda yüklenen zihinsel aktivitenin toplam kapasitesi). Bu bulgular, beynin günlük yaşam olaylarına nasıl tepki verdiğine dair değerli içgörüler sunabilir. EEG verileri, stresi azaltmak, odağı artırmak veya meditasyonu güçlendirmek için bilimsel temelli stratejiler tasarlamada kullanılabilecek geri bildirim sağlar.
Tüketici Araştırmaları
EEG verileri, tüketici içgörüleri için güçlü bir arama aracı olabilir. Beyin tepkileri, EEG’nin tüketicilerin gerçekten neye dikkat ettiğini ile neyi beğendiklerini ya da fark ettiklerini söyledikleri arasındaki farkı ölçmek için kullanılması nedeniyle eşi benzeri görülmemiş bir tüketici geri bildirimi sağlar. EEG’yi göz izleme, yüz ifadesi analizi ve kalp atış hızı ölçümleri gibi diğer biyometrik sensörlerle birleştirmek, şirketlere müşteri davranışını tam olarak anlama olanağı sunabilir. EEG gibi nöroteknolojilerin tüketici tepkilerini incelemek için kullanılmasına nöropazarlama denir.
Sağlık Hizmetleri
EEG testleri kontrollü bir prosedür sırasında beyin aktivitesini gösterdiğinden, sonuçlar çeşitli beyin bozukluklarını teşhis etmek için kullanılabilecek bilgiler içerebilir. Anormal EEG verileri düzensiz beyin dalgalarıyla gösterilir. Anormal EEG verileri beyin işlev bozukluğu, kafa travması, uyku bozuklukları, hafıza sorunları, beyin tümörleri, inme, demans, epilepsi gibi nöbet bozuklukları ve diğer çeşitli durumların işaretlerini gösterebilir. Amaçlanan tanıya bağlı olarak doktorlar bazen EEG’yi bilişsel testler, beyin aktivitesi izlemesi ve nörogörüntüleme teknikleri ile birleştirir.
Nöbet Tanısı
EEG testleri, nöbet aktivitesi yaşayan hastalara sıklıkla önerilir. Bu durumlarda doktorlar bir ayaktan EEG uygulayabilir. Ayaktan EEG, 72 saate kadar sürekli kayıt yaparken, geleneksel EEG 1-2 saat sürer. Hasta, EEG kulaklığı takarken kendi evinde dolaşabilir. Kayıt süresinin uzatılması, anormal beyin aktivitesinin kaydedilme olasılığını artırır. Bu nedenle ayaktan EEG’ler sıklıkla epilepsiyi (EEG epilepsisi), nöbet bozukluklarını veya uyku bozukluklarını teşhis etmek için kullanılır.
Uyku Bozuklukları İçin Uyku Çalışması
Bir EEG uyku çalışması ya da “polisomnografi” testi, beyin taramasına ek olarak vücut aktivitesini de ölçer. Bir EEG teknisyeni, gece boyunca yapılan bir işlem sırasında kalp atış hızınızı, nefes alıp vermenizi ve kandaki oksijen seviyelerini izler. Polisomnografi, çoğunlukla tıbbi araştırmalarda ve uyku bozuklukları için bir tanı testi olarak kullanılır.
Kantitatif Nörobilim
EEG beynin dış tabakasındaki (serebral korteks) elektriksel aktiviteyi ölçtüğü için, kafa derinizden beyin dalgalarını algılayabilir. EEG beyin testlerini diğer beyin izleme tekniklerinden gelen verilerle birleştirerek, araştırmacılar hem beynimizde hem de bedenimizde gerçekleşen karmaşık etkileşimler hakkında yeni içgörüler elde edebilir.
Kantitatif elektroensefalografinin (qEEG) tam olarak amaçladığı şey de budur. Kantitatif EEG, tıpkı geleneksel bir EEG gibi beyin dalgalarınızı kaydeder. Makine öğrenmesi kullanarak qEEG, beyin dalgalarınızı aynı cinsiyet ve yaş aralığındaki, ancak beyin işlev bozukluğu olmayan bireylerin beyin dalgalarıyla karşılaştırır. qEEG süreci, bu kantitatif karşılaştırma yoluyla beyninizin bir “haritasını” oluşturur. Bu süreç, hesaplamalı nörobilim olarak adlandırılan nörobilimin alt disiplininde yaygındır.
EEG elektrot yerleşimi, başarılı qEEG’nin kritik bir parçasıdır. Geleneksel EEG kurşun yerleşimleri, elektrotların kafa derinize uygulanması için uluslararası kabul görmüş bir standart olan 10-20 sistemini takip eder. “10-20”, EEG kurşunları arasındaki mesafenin kafatasının toplam mesafesinin %10’u veya %20’si olması anlamına gelir.
Bir cihaz üzerindeki elektrot sayısı değişebilir — bazı EEG kayıt sistemlerinde 256’ya kadar elektrot bulunabilir. qEEG kayıtları, kafa derinizin 19 bölgesinin tamamından veri toplamak için 19 sensörlü bir başlık kullanır. EEG kurşunları sinyalleri yerleştirildikleri noktadan güçlendirdiği için, qEEG beyin haritaları davranışsal ve/veya bilişsel düzeyde gözlemlenen işlev bozukluğunun nedenini beyin düzeyinde tanımlamaya yardımcı olur.
Akademik Araştırma
Anormal EEG sonuçları, EEG test sonucundan elde edilen tek değerli bilgi değildir. Birçok araştırmacı, REM uykusu sırasında beyin aktivitesi üzerine yapılan çığır açıcı 1957 tarihli çalışma da dahil olmak üzere araştırmalarında normal EEG kullanır.
EEG’nin ölçtüğü beyin dalgası türleri bölümünde belirtildiği gibi, EEG kayıtlarını incelemek beyin sinyalleri içinde bulunan bir dizi frekansı ortaya çıkarır. Bu frekanslar, farklı dikkat ve bilişsel durumları yansıtır. Örneğin araştırmacılar, meditasyon sırasındaki nörolojik tepkileri incelerken (EEG meditasyonu) gama bandı aktivitesini — genellikle bilinçli dikkatle ilişkilendirilir — izlemiştir.
Gama bandı aktivitesi, zihinsel veya fiziksel en yüksek performansla ilişkilidir. Bir EEG cihazı takan bir deneğin derin meditasyon yapmasıyla gerçekleştirilen deneyler, gama dalgalarının bilinçli deneyimler veya aşkın zihinsel durumlarla ilişkili olduğuna dair teoriler doğurmuştur. Ancak akademik araştırmacılar arasında gama bandı aktivitesinin hangi bilişsel işlevlerle ilişkili olduğu konusunda bir fikir birliği yoktur.
Araştırmacıların topladıkları tüm beyin verilerini işleyip yönetebilecekleri — hatta bunları farklı kurumlarla paylaşabilecekleri — bir yönteme ihtiyaçları vardır. “Nöroinformatik”, nörobilim verileri için hesaplamalı araçlar ve matematiksel modeller sağlayan bir araştırma alanıdır. Nöroinformatik, veritabanlarını organize etme, veri paylaşımı ve veri modelleme için teknolojiler oluşturmayı amaçlar. “Nörobilim”, sinir sisteminin bilimsel incelenmesi olarak geniş biçimde tanımlandığı için, çok çeşitli verilerle ilgilenir. Nörobilimin alt disiplinlerinden biri, beynin ve sinir sisteminin hangi bölümlerinin hangi bilişsel süreçlerin temelini oluşturduğunu analiz etmek için EEG gibi nörogörüntüleme yöntemlerini kullanan bilişsel psikolojiyi içerir.
Pazar Araştırması: Duygusal ve Bilişsel Durumu Anlamak İçin EEG Kulaklıkları Kullanma

EEG Test Süreci
Bir EEG İşlemine Hazırlanma

Aşağıdaki EEG izleme, yorumlama ve sonuçlar bölümleri, sağlık hizmeti ortamında EEG testlerinden geçen kitleler için bilgiler içermektedir. Bir teste hazırlanmanın en iyi yolu, her zaman testi uygulayan kişiden belirli hazırlık talimatlarını istemektir. Hazırlık talimatları kullanım senaryosuna göre değişebilir — örneğin, tüketici araştırmaları, akademik araştırmalar veya performans ve iyi oluş için yapılan EEG kayıtlarında deneklerin uzanmak yerine aktif olmaları gerekebilir.
EMOTIV gibi şirketler, testlerin yapılmasını, işlenmesini ve yorumlanmasını daha hızlı ve daha uygun hale getiren EEG teknolojisindeki gelişmelere öncülük etmiştir. Emotiv’in mobil ve kablosuz EEG kulaklıkları beş dakikadan kısa sürede kurulabilir ve katılımcının bir test tesisine bağlı kalmak yerine serbestçe hareket etmesine olanak tanır.
Bir EEG testinden önce, testi uygulayan profesyonele — ister doktor, ister işveren, ister araştırmacı olsun — düzenli olarak kullandığınız ilaçları bildirin. İşlemden önceki gece saçınızı yıkamanız ve herhangi bir üründen arındırmanız önerilir. Testten en az 8 saat önce kafein içmekten veya kafeinli bir şey yemekten kaçının. EEG işlemi sırasında uyumanız gerekiyorsa, beyninizin test sırasında düzgün şekilde gevşeyebilmesi için bir önceki gece uykunuzu sınırlamanız istenebilir.
EEG İzleme
Bir EEG işlemi sırasında ağrı veya rahatsızlık hissetmezsiniz. Klinik bir EEG işlemi sırasında bir yatakta veya yaslanabilir bir sandalyede uzanmış olacak ve gözlerinizi kapatmanız istenecektir. Bir EEG teknisyeni başınızı ölçer ve kurşunların nereye uygulanacağını işaretler.
Test başladığında, elektrotlar beyin dalgalarınızı kaydeder ve aktiviteyi bir kayıt cihazına gönderir. Ardından EEG cihazı verileri yorumlama için bir dalga örüntüsüne dönüştürür. Kayıt tamamlandıktan sonra teknisyen elektrotları kafa derinizden çıkarır.
Bilimsel veya klinik ortamlardaki rutin EEG testleri, yaklaşık 20 dakikalık ilk kurulum süresi dahil olmak üzere 30-60 dakika sürer. Tüketici, bireysel performans ve iş yeri araştırmaları için yapılan EEG testleri, test amaçlarına bağlı olarak daha kısa veya daha uzun sürebilir. EMOTIV’in kablosuz EEG kulaklıkları bu kullanım alanları için daha hızlı kurulum sağlar (beş dakikadan az).
İşlemden sonra herhangi bir iyileşme süresine gerek olmamalıdır. Test sırasında uyumak için uyuşukluğa neden olan bir ilaç aldıysanız, test yöneticisi etkiler geçene kadar tesiste beklemenizi veya birinin sizi eve götürmesini önerebilir.
EEG testinin yan etkileri nadirdir. Elektrotlar herhangi bir his oluşturmaz; yalnızca beyin aktivitesini kaydederler. Epilepsisi olan kişiler, işlem sırasında yanıp sönen ışıklar gibi uyaranlara bağlı olarak nöbet geçirebilir. Bir EEG testi sırasında nöbet geçirmek korkulacak bir şey değildir — aslında doktorların epilepsi türünü teşhis etmesine ve buna göre tedaviyi uyarlamasına yardımcı olabilir.
EEG Yorumlama ve İşlem Sonuçları
Eğer klinik nedenlerle bir EEG testi önerildiyse, test sonuçlarınız sinir sistemi konusunda uzmanlaşmış bir doktor tarafından yorumlanacaktır. Nörolog, kaydı normal ve anormal beyin örüntüleri açısından inceleyecektir. Beyin dalgası örüntüleri, dalga biçimlerinin özellikleri sayesinde oldukça tanınabilirdir. Örneğin, genellikle koma veya genel anestezi gibi etkin olmayan beyin durumlarına sahip hastalarda gözlenen burst-suppression örüntüsü, kısa süreli sıçramaların (burst) düz bir dönemle (suppression) dönüşümlü olarak görülmesini gösterir.
Farklı epilepsi türleri, belirgin EEG örüntüleriyle karakterizedir. Genelleşmiş, simetrik bir EEG örüntüsü olan diken-dalga örüntüsü, bir kişinin kısa süreli bilinç kaybı yaşadığı absans nöbeti sırasında sıklıkla gözlenir. Nöbet aktivitesinin yalnızca beynin bir bölgesini etkilediği kısmi odak nöbeti ise, o bölgeyle ilişkili EEG veri kanalında görülen düşük voltajlı, hızlı bir ritim örüntüsüyle karakterizedir.
Nörolog ardından EEG ölçümünü testi isteyen doktora gönderir. Doktorunuz, EEG görüntülerini gözden geçirmek ve sonuçları sizinle tartışmak için bir randevu planlayabilir. Durumunuza bağlı olarak, takip tedavisi olarak EEG nörofeedback veya biofeedback adı verilen bir hizmet önerilebilir. Örneğin, odaklanmayla ilişkili beyin dalgası örüntülerini güçlendirmek isteyen kişiler DEHB için nörofeedback terapisine yönelebilir.
Biofeedback terapisi, deneklerin istem dışı bedensel süreçleri kontrol etmesine yardımcı olur. Örneğin yüksek tansiyon yaşayan bir kişi, derisindeki elektrotlardan veri alan bir monitörde kendi bedensel ölçümlerini görebilir. Bu aktivitenin izlenmesi, semptomları hafifletebilecek gevşeme ve zihinsel egzersizleri öğretmeye yardımcı olur.
Benzer şekilde, nörofeedback beynin daha iyi çalışması için eğitilmesinde EEG’ye dayanır. Bu eğitim sırasında hasta bir EEG cihazına bağlanır ve kendi beyin aktivitesini canlı olarak izler. Bu durum çoğu zaman, hastanın beyin aktivitesini kontrol etmek için beynini kullanarak oyunu “oynadığı” bir video oyun türüne benzer. Hasta, beynin zayıf bir kas üzerinde çalışması gibi, beyin işlev bozukluğu ile ilişkili beyin frekanslarını iyileştirmeye çalışır. EEG nörofeedback genellikle epilepsi, bipolar bozukluk, DEHB ve otizm gibi durumlar için önerilir. Bu bozukluklara yardımcı olabilir, ancak onları iyileştiremez.
Farklı EEG Cihazı Türleri
EEG makineleri birkaç farklı giyilebilir EEG cihazı biçiminde gelir. En üst düzeyde, klinik EEG cihazları (sağlık ve bilimsel araştırma ortamında kullanılan) ile tüketici EEG cihazları (tüketici araştırmaları, akademik araştırmalar ve performans ile iyi oluş için kullanılan) arasında bir fark vardır. Klinik cihazlarda katılımcılar cihazı takarken hareket edemez ve sinyalin bozulmasını önlemek için verilerin kontrollü ve korumalı bir ortamda toplanması gerekir. Emotiv’in kablosuz kulaklıkları gibi tüketici EEG cihazları, kullanıcıların her yerde beyin aktivitesini izlemesine olanak tanır.
Farklı giyilebilir EEG cihazı türleri arasındaki çeşitlilik, EEG sistemlerini kullanan profesyonellerin gereksinimlerini ve verinin toplandığı ortamları desteklemek için gereklidir. Örneğin nörologlar ve nörobilimciler, veri analizini gerçekleştirmek için bir tüketici araştırmacısına kıyasla çoğu zaman daha yüksek sensör yoğunluğuna ihtiyaç duyar. EEG elektrot yerleşimine ek olarak, dikkate alınması gereken birkaç başka belirgin EEG sistemi farklılığı da vardır.
EEG Başlıkları vs. EEG Kulaklıkları
Bir EEG başlığı ile bir EEG kulaklığı arasındaki fark nedir? Bu iki en yaygın giyilebilir EEG cihazı türü arasındaki temel fark elektrot sayısıdır. Kulaklıklar genellikle 5-20 elektrot aralığındadır. Başlıklar, elektrot yerleştirme için daha geniş bir yüzey alanına sahip olduklarından daha fazla sensörü destekleyebilir. Emotiv EPOC Flex gibi EEG başlıkları, esnek konumlandırma için hareket ettirilebilir sensörler sunar. Emotiv Insight ve Epoc X kulaklıklarındaki sensör konfigürasyonu sabittir.

EPOC Flex
Jel veya salin sensörler

EPOC+ ve EPOC X
Salin sensörler
Islak vs. Kuru EEG Elektrotları
EEG cihazları temel olarak ıslak veya kuru elektrotlar kullanır. “Dövme elektrotlar” adı verilen, geçici dövme gibi uygulanan basılı elektrotlardan oluşan yeni geliştirilmiş bir form da vardır. Islak elektrotlar, kafa derisiyle daha iyi temas sağlamak için yapışkan jel kullandığından daha iyi veri doğruluğu sağlar. Islak elektrotlar çoğunlukla klinik ve araştırma ortamlarında kullanılır. Kuru elektrotlar yapışkan jel gerektirmez. Kuru elektrotlu EEG cihazları, daha hızlı kurulum süresi sağladıkları için genellikle tüketici EEG araştırmalarında kullanılır. Araştırmacılar, ıslak ve kuru EEG elektrotlarının artılarını ve eksilerini sürekli olarak karşılaştırmaktadır.
Kablolu vs. Kablosuz EEG Cihazları
EEG’nin ilk dönemlerinde, hastaların klinik bir ortamda EEG cihazına bağlanması gerekiyordu. Şimdi ise EEG sinyalleri sayısallaştırılıp akıllı telefon, bilgisayar veya bulut gibi kayıt cihazına gönderilebildiği için kablosuz EEG testleri mümkün. Taşınabilir EEG’ler kullanılarak çeşitli ortamlarda testler yapılabilir. Deneklerin kablosuz EEG kulaklıkları takıp bir parkta yürüdüğü bir deney yapabilirsiniz; bu durumda deneğin hareketi yalnızca veri iletim menzili ile sınırlı olur. Yanıp sönen ışıklar gibi uyaranları uygulamak için test ortamını kontrol etmeniz gerekiyorsa, klinik bir ortamı tercih edebilirsiniz — bu durumda kablolu bir EEG cihazı kullanmanın hiçbir kısıtlaması yoktur.

Kablolu EEG kulaklıkları
Kablo bağlantısı

Kablosuz Emotiv EEG Kulaklığı
Bluetooth kablosuz teknolojisi
EEG Ölçümü ve Diğer Beyin Ölçüm Teknikleri
EEG ölçümünün avantajı, elimizde bulunan beyin aktivitesi ölçümleri içinde en az invaziv olan yöntem olması ve ilgili bilişsel süreçler sırasında çok fazla nicel bilgi sunmasıdır. Beyin işlevini incelemek için diğer yöntemler şunlardır:
İşlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI)
Manyetoensefalografi (MEG)
Nükleer manyetik rezonans spektroskopisi (NMR veya MRS)
Elektrokortikografi
Tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT)
Pozitron emisyon tomografisi (PET)
Yakın kızılötesi spektroskopisi (NIRS)
Olay ilişkili optik sinyal (EROS)
EEG’nin Avantajları
EEG’nin uzamsal duyarlılığı nispeten düşük olmasına rağmen, daha önce listelenen bazı beyin görüntüleme ve beyin araştırma tekniklerine göre birçok avantaja sahiptir:
EEG, fMRI’ye kıyasla çok yüksek zamansal çözünürlüğe sahiptir. Beynin milisaniye hızında gerçekleşen hızlı tepkilerini yakalayabilir; bu da beyinde ve çevrede olanları doğru şekilde eşzamanlamasını sağlar. EEG, klinik ve araştırma ortamlarında 250 ile 2000 Hz arasında örnekleme hızlarında kaydedilir. Daha modern EEG veri toplama sistemleri istenirse 20.000 Hz’in üzerinde örnekleme hızlarında kayıt yapabilir.
Donanım maliyetleri ve toplam sahip olma maliyeti (TCO) belirgin şekilde daha düşüktür.
Elektrotların doğrudan beynin yüzeyine yerleştirilmesi için beyin cerrahisi gerektiren elektrokortikografinin aksine, EEG verileri invaziv olmayan şekilde toplanır.
Mobil EEG sensörleri, ağır, pahalı ve taşınmaz ekipmanlara dayandıkları için fMRI, SPECT, PET, MRS veya MEG’ye kıyasla daha fazla yerde kullanılabilir.
EEG sessizdir; bu da işitsel uyaranlara verilen tepkilerin incelenmesine olanak tanır.
fMRI ve MRI ile karşılaştırıldığında, bir EEG cihazı çevresinde fiziksel bir tehlike yoktur. fMRI ve MRI güçlü mıknatıslardır; bu nedenle kalp pili gibi metalik ekipmanları olan hastalarda kullanılamaz.
fMRI, PET, MRS ve SPECT, test sonuçlarını bozabilecek klostrofobiyi kötüleştirebilir. EEG, denekler küçük bir alana kapatılmadığı için klostrofobiye neden olmaz.
Tüketici EEG taramaları, çoğu diğer nörogörüntüleme tekniğinin aksine test sırasında deneğin daha fazla hareket etmesine izin verir.
EEG, pozitron emisyon tomografisinin aksine radyoligandlara veya MRI ya da fMRI gibi yüksek düzey manyetik alanlara maruz kalmayı içermez.
EEG, yüksek yoğunluklu (>1 tesla) manyetik alanlara maruz kalmayı içermez.
Davranışsal test yöntemleriyle karşılaştırıldığında EEG, gizli işlemleri (yanıt gerektirmeyen işlemler) saptayabilir. Bu teknoloji, motor yanıt veremeyen deneklerde de kullanılır.
EEG’nin tüketici kullanımı için giriş engeli düşüktür; bu nedenle günlük yaşamın farklı aktiviteleri sırasında beyin aktivitesini izlemek ve kaydetmek için güçlü bir araçtır ve neredeyse sınırsız sayıda uygulamaya olanak tanır.
EEG uyku analizi, ergenlik dönemindeki beyin olgunlaşmasının değerlendirilmesi de dahil olmak üzere beyin gelişiminin zamanlamasına ilişkin önemli yönleri gösterebilir.
fMRI’de kullanılan BOLD (Kan-oksijen-düzeyine bağlı) görüntülemeye kıyasla, EEG ile tam olarak hangi sinyalin ölçüldüğüne dair daha iyi bir anlayış vardır.
EEG Oyunları
EEG teknolojisi, hem tıbbi hem de eğlence amaçları için oyun dünyasına uyarlanmıştır. Şirketler, VR, AR ve BCI’de video oyunlarıyla etkileşim kurma yolları sunmak için EEG’yi kullanıyor. EEG makineleri sinyali algılar ve yazılımdaki algoritmalar beyin dalgalarınızı yorumlayarak ekrandaki avatarınızı kontrol eder.
EMOTIV’in EPOC kulaklığı, bilinçli ve bilinçdışı düşünceleri ve duyguları izleyip yorumlayabilen ilk yüksek doğruluklu beyin-bilgisayar arayüzüdür (BCI). BCI, 30 farklı ifade, duygu ve eylemin karmaşık beyin dalgalarını algılayabilir. Bu algılama makine öğrenmesi ile sağlanır. Makine öğrenmesi algoritmaları, katılımcı çeşitli ifadeleri, duyguları ve eylemleri işlerken ortaya çıkan beyin örüntülerini tanıyacak şekilde eğitilmiştir.
Algoritmalar veri kümesindeki bir EEG beyin dalgasını yakaladığında, BCI bu örüntüyü fiziksel veya dijital bir komutla ilişkilendirebilir. Örneğin, “push!” gibi bir tetikleyici sözcüğü düşünmek, avatarınızın yolundaki bir nesneyi itmesini sağlar.
TechCrunch TV: EEG Kullanarak Zihinle Kontrol Edilen Cihazlar ve Daha Fazlası

EEG Kullanım Alanları
EEG ölçümü için birçok modern uygulama vardır. Öne çıkan bazı EEG kullanım alanları şunlardır:
Nörobilim
Beyin eğitim programları
Nöropazarlama
Uyku çalışmaları
Beyin Bilgisayar Arayüzü (BCI)
Bilişsel performans
Öz nicelleştirme
Duygusal durumlar
DEHB terapisi
Nörolojik bozukluklar
Beyin dalgası senkronizasyonu
Bilişsel davranışçı terapi
Nöroinformatik
Beyin dalgası oyunları
AR ve VR desteği
Disfaji ve demans
İnme rehabilitasyonu
Çalışma belleği testleri (N-back)
Not: Bu, EEG hakkında yalnızca genel bir bilgidir. Emotiv ürünleri yalnızca araştırma uygulamaları ve kişisel kullanım için tasarlanmıştır. Ürünlerimiz AB yönergesi 93/42/EEC’de tanımlandığı şekilde Tıbbi Cihazlar olarak satılmaz. Ürünlerimiz hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmak üzere tasarlanmamıştır ya da bu amaçla kullanılmak için değildir.
***Yasal Uyarı - Emotiv ürünleri yalnızca araştırma uygulamaları ve kişisel kullanım için tasarlanmıştır. Ürünlerimiz AB yönergesi 93/42/EEC’de tanımlandığı şekilde Tıbbi Cihazlar olarak satılmaz. Ürünlerimiz hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmak üzere tasarlanmamıştır ya da bu amaçla kullanılmak için değildir.
EEG Tanımı
EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydetmeye yönelik bir elektrofizyolojik süreç olan “elektroensefalografi”nin kısaltmasıdır. EEG, beynin ürettiği elektriksel aktivitedeki değişimleri ölçer. Voltaj değişimleri, nöronlar adı verilen bazı beyin hücrelerinin içinde ve arasındaki iyonik akımdan kaynaklanır.
EEG nedir?
Bir EEG testi, beynin elektriksel aktivitesini değerlendirir. EEG taramaları, EEG elektrotları olarak da adlandırılan küçük metal diskler olan EEG sensörlerinin kafa derinize yerleştirilmesiyle yapılır. Bu elektrotlar beyninizdeki elektriksel aktiviteyi algılar ve kaydeder. Toplanan EEG sinyalleri yükseltilir, sayısallaştırılır ve ardından depolama ve veri işleme için bir bilgisayara veya mobil cihaza gönderilir.
EEG verilerini analiz etmek, bilişsel süreçleri incelemek için olağanüstü bir yoldur. Doktorların tıbbi bir tanı koymasına, araştırmacıların insan davranışının temelinde yatan beyin süreçlerini anlamasına ve bireylerin üretkenliklerini ve esenliklerini geliştirmesine yardımcı olabilir.

EEG Nasıl Çalışır?
Beyninizdeki milyarlarca hücre, beyin dalgaları adı verilen doğrusal olmayan desenler oluşturan çok küçük elektriksel sinyaller üretir. Bir EEG cihazı, bir EEG testi sırasında beynin dış tabakası olan serebral korteksteki elektriksel aktiviteyi ölçer. EEG sensörleri katılımcının başına yerleştirilir, ardından elektrotlar beyin dalgalarını invaziv olmayan şekilde algılar.
EEG sensörleri, beynin bir saniye içinde ürettiği elektriksel aktivitenin birkaç bin örneğini kaydedebilir. Kaydedilen beyin dalgaları amplifikatörlere, ardından verileri işlemek için bir bilgisayara veya buluta gönderilir. Dalgalı çizgilere benzeyen yükseltilmiş sinyaller bir bilgisayara, mobil cihaza veya bir bulut veritabanına kaydedilebilir.
Bulut bilişim yazılımı, EEG veri işlemede kritik bir yenilik olarak kabul edilir; çünkü kayıtların gerçek zamanlı ve büyük ölçekte analiz edilmesine olanak tanır — EEG ölçümünün ilk dönemlerinde dalgalar yalnızca grafik kâğıdına kaydedilirdi. Akademik ve ticari araştırmalardaki EEG sistemleri genellikle verileri bir zaman serisi ya da sürekli bir voltaj akışı olarak gösterir.

Grafik kâğıdına kaydedilen EEG dalgaları

Dijital olarak kaydedilen EEG dalgaları

Modern beyin görselleştirici yazılımında EEG Dalgaları
Beynin elektriksel aktivitesini haritalamak için, beynin yüzeyi boyunca farklı bölgelerde bulunan çok sayıda kortikal yapı aracılığıyla EEG ölçümleri almak daha iyidir.

Modern beyin görselleştirici zaman serisi grafiğinde EEG Dalgaları
EEG’nin Ölçtüğü Beyin Dalgası Türleri
Bir EEG cihazının elektrotları, çeşitli EEG frekanslarında ifade edilen elektriksel aktiviteyi yakalar. Hızlı Fourier Dönüşümü (FFT) adı verilen bir algoritma kullanılarak, bu ham EEG sinyalleri farklı frekanslara sahip ayrı dalgalar olarak tanımlanabilir. Elektriksel salınımların hızını ifade eden frekans, saniyedeki döngü sayısı ile ölçülür — bir Hertz (Hz), saniyedeki bir döngüye eşittir. Beyin dalgaları frekanslarına göre dört ana türe ayrılır: Beta, Alfa, Teta ve Delta.
Aşağıdaki paragraflar, dört ana beyin frekansıyla ilişkili bazı işlevleri ele almaktadır. Bu işlevlerin yalnızca farklı beyin frekanslarıyla ilişkili olduğu bulunmuştur — bir frekans bandı ile beynin belirli bir işlevi arasında bire bir doğrusal bir karşılık yoktur.
Beta Dalgaları (14 Hz ile yaklaşık 30 Hz arasındaki frekans aralığı)
Beta dalgaları, en çok bilinçli olmak ya da uyanık, dikkatli ve tetikte bir durumda bulunmakla ilişkilendirilir. Düşük genlikli beta dalgaları, aktif konsantrasyonla veya yoğun ya da kaygılı bir ruh haliyle ilişkilidir. Beta dalgaları aynı zamanda motor kararlarla da ilişkilidir (hareketin bastırılması ve hareketin duyusal geri bildirimi). Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, sinyaller genellikle EEG beta dalgaları olarak adlandırılır.
Alfa Dalgaları (7 Hz ile 13 Hz arasındaki frekans aralığı)
Alfa dalgaları çoğu zaman rahatlamış, sakin ve berrak bir ruh haliyle ilişkilendirilir. Alfa dalgaları beynin oksipital ve arka bölgelerinde bulunabilir. Alfa dalgaları, kişinin gözlerini kapatıp gevşemesiyle ortaya çıkabilir ve düşünme, zihinsel hesaplama ve problem çözme gibi yoğun bilişsel süreçler sırasında nadiren görülür. Çoğu yetişkinde alfa dalgalarının frekansı 9 ile 11 Hz arasındadır. Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, bunlara genellikle EEG alfa dalgaları denir.
Teta Dalgaları (4 Hz ile 7 Hz arasındaki frekans aralığı)
4 ile 7 Hz arasındaki frekans aralığında gerçekleşen beyin aktivitesi Teta aktivitesi olarak adlandırılır. EEG ölçümünde saptanan teta ritmi çoğu zaman genç yetişkinlerde, özellikle temporal bölgeler üzerinde ve hiperventilasyon sırasında görülür. Daha ileri yaştaki bireylerde, yaklaşık 30 milivoltten (mV) daha yüksek genliğe sahip teta aktivitesi, uyuşukluk dönemleri dışında daha az yaygındır. Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, bunlara genellikle EEG teta dalgaları denir.
Delta Dalgaları (4 Hz’e kadar olan frekans aralığı)
Delta aktivitesi çoğunlukla bebeklerde görülür. Delta dalgaları, daha büyük yaştaki bireylerde uykunun derin evreleriyle ilişkilidir. Delta dalgaları, dikkat eksikliğiyle sonuçlanan kısa ve ani bilinç kayıplarını içeren absans nöbeti olan hastalarda nöbetler arasında (interiktal dönemde) belgelenmiştir.
Delta dalgaları düşük frekanslı (yaklaşık 3 Hz), yüksek genlikli dalgalar olarak karakterizedir. Delta ritimleri uyanıklık sırasında da mevcut olabilir — göz açmaya tepki verirler ve hiperventilasyonla da güçlenebilirler. Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, bunlara genellikle EEG delta dalgaları denir.
Beynin Nasıl Çalıştığını Anlamak İçin EEG Dalgalarını Kullanma

EEG Neyi Gösterir?
Beyniniz uyurken bile sürekli olarak bilgi emer ve işler. Tüm bu aktivite, EEG sensörlerinin algıladığı elektriksel sinyaller üretir. Bu da hareket veya yüz ifadesi gibi görünür bir davranışsal tepki olmasa bile, beyin aktivitesindeki değişimlerin yakalanmasını sağlar.
Bir EEG monitörü, beyninizin ürettiği elektrikteki değişimleri ölçer; düşünceleri veya duyguları değil. Beyninize hiçbir elektrik göndermez.
Beynin ana kortekslerindeki aktiviteyi tespit etmek, yüksek kaliteli EEG verisi elde etmek için kritik öneme sahiptir. Sonuçlar, dış uyaranlardan etkilenen duygusal durumları değerlendirmek için bir vekil ölçüt olabilir.
EEG’nin Kısa Tarihi
Beyindeki elektriksel aktivite olgusuna ilişkin araştırmalar, 1875 yılına kadar uzanır; o yıl doktor Richard Caton, Britanya Tıp Dergisi’nde tavşanlar ve maymunlar üzerinde yaptığı deneylerden elde ettiği bulguları yayımladı.
1890’da Adolf Beck, duyusal uyarımı test etmek için bir köpek ve bir tavşan beyninin yüzeyine doğrudan elektrotlar yerleştirdi. Dalgalanan elektriksel beyin aktivitesini gözlemlemesi, beyin dalgalarının keşfine yol açtı ve EEG’nin bilimsel bir alan haline gelmesini sağladı.
Alman fizyolog ve psikiyatrist Hans Berger, 1924’te ilk insan EEG beyin dalgalarını kaydetmesiyle tanınır. Berger, EEG sinyallerini kaydeden bir cihaz olan elektroensefalogramı icat etti. Yazar David Millet, “The Origins of EEG” adlı kitabında bu icadı “klinik nöroloji tarihinde en şaşırtıcı, olağanüstü ve önemli gelişmelerden biri” olarak tanımladı.

İlk insan EEG kaydı, 1924’te Hans Berger tarafından elde edildi. Üstteki sinyal EEG’dir ve alttaki 10 Hz zamanlama sinyalidir.

Hans Berger, insanlarda EEG beyin dalgalarını kaydeden ilk kişidir.
Klinik elektroensefalografi alanı 1935’te başladı. Bu alan, nörobilimci Frederic Gibbs, Hallowell Davis ve William Lennox’un epileptiform dikenler, interiktal diken-dalga örüntüleri ve klinik absans EEG nöbetlerinin üç döngüsü üzerine yürüttüğü araştırmalardan doğdu. Gibbs ve bilim insanı Herbert Jasper, interiktal dikenlerin epilepsinin ayırt edici bir işareti olduğu sonucuna vardılar. İlk EEG laboratuvarı 1936’da Massachusetts General Hospital’da açıldı.
1947’de, bugün Amerikan Klinik Nörofizyoloji Derneği olarak bilinen Amerikan EEG Derneği kuruldu ve ilk Uluslararası EEG Kongresi düzenlendi.
1950’lerde William Grey Walter, beynin yüzeyi boyunca elektriksel aktivitenin haritalanmasına olanak tanıyan EEG’ye bir ek olan EEG topografisini geliştirdi. Bu yöntem 1980’lerde popülerdi, ancak hiçbir zaman ana akım nörolojiye yerleşmedi.
Stevo Bozinovski, Liljana Bozinovska ve Mihail Sestakov, 1988’de bir EEG cihazı kullanarak fiziksel bir nesneyi kontrol etmeyi başaran ilk bilim insanlarıydı. 2011’de, teknoloji girişimcileri Tan Le ve Dr. Geoff Mackellar’ın EMOTIV şirketini kurmasıyla EEG tüketici pazarına girdi.
Kulaklıklar ve başlıklar gibi EEG teknolojileri, BCI (Beyin-Bilgisayar Arayüzü) bileşenleridir. BCI ayrıca HMI (İnsan-Makine Arayüzü), MMI (Zihin-Makine Arayüzü), BMI (Beyin-Makine Arayüzü) ve DNI (Doğrudan Sinirsel Arayüz) olarak da adlandırılır — DNI, beyinden ve sinir sisteminin diğer bölümlerinden gelen sinyalleri çözebilir. BCI, eğitilmiş zihinsel komutların makine öğrenmesi yoluyla hem sanal hem de fiziksel nesneleri izlemeyi ve kontrol etmeyi amaçlar.
2017’de, kuadriplejik yarışçı Rodrigo Hübner Mendes, yalnızca beyin dalgalarını kullanarak bir Formula 1 arabası süren ilk kişi oldu; bu başarıda bir Emotiv EEG Kulaklığı’nın payı vardı.
EEG Ne İçin Kullanılır?
Performans ve İyi Oluş
Sporcular, biohacker’lar ve ilgilenen herhangi bir tüketici, EEG’yi, bir günde attıkları adım sayısını takip eder gibi beyin aktivitelerini de “takip etmek” için kullanabilir. EEG, dikkat ve dikkat dağınıklığı, stres ve bilişsel yük gibi bilişsel işlevleri ölçebilir (çalışma belleğine herhangi bir anda yüklenen zihinsel aktivitenin toplam kapasitesi). Bu bulgular, beynin günlük yaşam olaylarına nasıl tepki verdiğine dair değerli içgörüler sunabilir. EEG verileri, stresi azaltmak, odağı artırmak veya meditasyonu güçlendirmek için bilimsel temelli stratejiler tasarlamada kullanılabilecek geri bildirim sağlar.
Tüketici Araştırmaları
EEG verileri, tüketici içgörüleri için güçlü bir arama aracı olabilir. Beyin tepkileri, EEG’nin tüketicilerin gerçekten neye dikkat ettiğini ile neyi beğendiklerini ya da fark ettiklerini söyledikleri arasındaki farkı ölçmek için kullanılması nedeniyle eşi benzeri görülmemiş bir tüketici geri bildirimi sağlar. EEG’yi göz izleme, yüz ifadesi analizi ve kalp atış hızı ölçümleri gibi diğer biyometrik sensörlerle birleştirmek, şirketlere müşteri davranışını tam olarak anlama olanağı sunabilir. EEG gibi nöroteknolojilerin tüketici tepkilerini incelemek için kullanılmasına nöropazarlama denir.
Sağlık Hizmetleri
EEG testleri kontrollü bir prosedür sırasında beyin aktivitesini gösterdiğinden, sonuçlar çeşitli beyin bozukluklarını teşhis etmek için kullanılabilecek bilgiler içerebilir. Anormal EEG verileri düzensiz beyin dalgalarıyla gösterilir. Anormal EEG verileri beyin işlev bozukluğu, kafa travması, uyku bozuklukları, hafıza sorunları, beyin tümörleri, inme, demans, epilepsi gibi nöbet bozuklukları ve diğer çeşitli durumların işaretlerini gösterebilir. Amaçlanan tanıya bağlı olarak doktorlar bazen EEG’yi bilişsel testler, beyin aktivitesi izlemesi ve nörogörüntüleme teknikleri ile birleştirir.
Nöbet Tanısı
EEG testleri, nöbet aktivitesi yaşayan hastalara sıklıkla önerilir. Bu durumlarda doktorlar bir ayaktan EEG uygulayabilir. Ayaktan EEG, 72 saate kadar sürekli kayıt yaparken, geleneksel EEG 1-2 saat sürer. Hasta, EEG kulaklığı takarken kendi evinde dolaşabilir. Kayıt süresinin uzatılması, anormal beyin aktivitesinin kaydedilme olasılığını artırır. Bu nedenle ayaktan EEG’ler sıklıkla epilepsiyi (EEG epilepsisi), nöbet bozukluklarını veya uyku bozukluklarını teşhis etmek için kullanılır.
Uyku Bozuklukları İçin Uyku Çalışması
Bir EEG uyku çalışması ya da “polisomnografi” testi, beyin taramasına ek olarak vücut aktivitesini de ölçer. Bir EEG teknisyeni, gece boyunca yapılan bir işlem sırasında kalp atış hızınızı, nefes alıp vermenizi ve kandaki oksijen seviyelerini izler. Polisomnografi, çoğunlukla tıbbi araştırmalarda ve uyku bozuklukları için bir tanı testi olarak kullanılır.
Kantitatif Nörobilim
EEG beynin dış tabakasındaki (serebral korteks) elektriksel aktiviteyi ölçtüğü için, kafa derinizden beyin dalgalarını algılayabilir. EEG beyin testlerini diğer beyin izleme tekniklerinden gelen verilerle birleştirerek, araştırmacılar hem beynimizde hem de bedenimizde gerçekleşen karmaşık etkileşimler hakkında yeni içgörüler elde edebilir.
Kantitatif elektroensefalografinin (qEEG) tam olarak amaçladığı şey de budur. Kantitatif EEG, tıpkı geleneksel bir EEG gibi beyin dalgalarınızı kaydeder. Makine öğrenmesi kullanarak qEEG, beyin dalgalarınızı aynı cinsiyet ve yaş aralığındaki, ancak beyin işlev bozukluğu olmayan bireylerin beyin dalgalarıyla karşılaştırır. qEEG süreci, bu kantitatif karşılaştırma yoluyla beyninizin bir “haritasını” oluşturur. Bu süreç, hesaplamalı nörobilim olarak adlandırılan nörobilimin alt disiplininde yaygındır.
EEG elektrot yerleşimi, başarılı qEEG’nin kritik bir parçasıdır. Geleneksel EEG kurşun yerleşimleri, elektrotların kafa derinize uygulanması için uluslararası kabul görmüş bir standart olan 10-20 sistemini takip eder. “10-20”, EEG kurşunları arasındaki mesafenin kafatasının toplam mesafesinin %10’u veya %20’si olması anlamına gelir.
Bir cihaz üzerindeki elektrot sayısı değişebilir — bazı EEG kayıt sistemlerinde 256’ya kadar elektrot bulunabilir. qEEG kayıtları, kafa derinizin 19 bölgesinin tamamından veri toplamak için 19 sensörlü bir başlık kullanır. EEG kurşunları sinyalleri yerleştirildikleri noktadan güçlendirdiği için, qEEG beyin haritaları davranışsal ve/veya bilişsel düzeyde gözlemlenen işlev bozukluğunun nedenini beyin düzeyinde tanımlamaya yardımcı olur.
Akademik Araştırma
Anormal EEG sonuçları, EEG test sonucundan elde edilen tek değerli bilgi değildir. Birçok araştırmacı, REM uykusu sırasında beyin aktivitesi üzerine yapılan çığır açıcı 1957 tarihli çalışma da dahil olmak üzere araştırmalarında normal EEG kullanır.
EEG’nin ölçtüğü beyin dalgası türleri bölümünde belirtildiği gibi, EEG kayıtlarını incelemek beyin sinyalleri içinde bulunan bir dizi frekansı ortaya çıkarır. Bu frekanslar, farklı dikkat ve bilişsel durumları yansıtır. Örneğin araştırmacılar, meditasyon sırasındaki nörolojik tepkileri incelerken (EEG meditasyonu) gama bandı aktivitesini — genellikle bilinçli dikkatle ilişkilendirilir — izlemiştir.
Gama bandı aktivitesi, zihinsel veya fiziksel en yüksek performansla ilişkilidir. Bir EEG cihazı takan bir deneğin derin meditasyon yapmasıyla gerçekleştirilen deneyler, gama dalgalarının bilinçli deneyimler veya aşkın zihinsel durumlarla ilişkili olduğuna dair teoriler doğurmuştur. Ancak akademik araştırmacılar arasında gama bandı aktivitesinin hangi bilişsel işlevlerle ilişkili olduğu konusunda bir fikir birliği yoktur.
Araştırmacıların topladıkları tüm beyin verilerini işleyip yönetebilecekleri — hatta bunları farklı kurumlarla paylaşabilecekleri — bir yönteme ihtiyaçları vardır. “Nöroinformatik”, nörobilim verileri için hesaplamalı araçlar ve matematiksel modeller sağlayan bir araştırma alanıdır. Nöroinformatik, veritabanlarını organize etme, veri paylaşımı ve veri modelleme için teknolojiler oluşturmayı amaçlar. “Nörobilim”, sinir sisteminin bilimsel incelenmesi olarak geniş biçimde tanımlandığı için, çok çeşitli verilerle ilgilenir. Nörobilimin alt disiplinlerinden biri, beynin ve sinir sisteminin hangi bölümlerinin hangi bilişsel süreçlerin temelini oluşturduğunu analiz etmek için EEG gibi nörogörüntüleme yöntemlerini kullanan bilişsel psikolojiyi içerir.
Pazar Araştırması: Duygusal ve Bilişsel Durumu Anlamak İçin EEG Kulaklıkları Kullanma

EEG Test Süreci
Bir EEG İşlemine Hazırlanma

Aşağıdaki EEG izleme, yorumlama ve sonuçlar bölümleri, sağlık hizmeti ortamında EEG testlerinden geçen kitleler için bilgiler içermektedir. Bir teste hazırlanmanın en iyi yolu, her zaman testi uygulayan kişiden belirli hazırlık talimatlarını istemektir. Hazırlık talimatları kullanım senaryosuna göre değişebilir — örneğin, tüketici araştırmaları, akademik araştırmalar veya performans ve iyi oluş için yapılan EEG kayıtlarında deneklerin uzanmak yerine aktif olmaları gerekebilir.
EMOTIV gibi şirketler, testlerin yapılmasını, işlenmesini ve yorumlanmasını daha hızlı ve daha uygun hale getiren EEG teknolojisindeki gelişmelere öncülük etmiştir. Emotiv’in mobil ve kablosuz EEG kulaklıkları beş dakikadan kısa sürede kurulabilir ve katılımcının bir test tesisine bağlı kalmak yerine serbestçe hareket etmesine olanak tanır.
Bir EEG testinden önce, testi uygulayan profesyonele — ister doktor, ister işveren, ister araştırmacı olsun — düzenli olarak kullandığınız ilaçları bildirin. İşlemden önceki gece saçınızı yıkamanız ve herhangi bir üründen arındırmanız önerilir. Testten en az 8 saat önce kafein içmekten veya kafeinli bir şey yemekten kaçının. EEG işlemi sırasında uyumanız gerekiyorsa, beyninizin test sırasında düzgün şekilde gevşeyebilmesi için bir önceki gece uykunuzu sınırlamanız istenebilir.
EEG İzleme
Bir EEG işlemi sırasında ağrı veya rahatsızlık hissetmezsiniz. Klinik bir EEG işlemi sırasında bir yatakta veya yaslanabilir bir sandalyede uzanmış olacak ve gözlerinizi kapatmanız istenecektir. Bir EEG teknisyeni başınızı ölçer ve kurşunların nereye uygulanacağını işaretler.
Test başladığında, elektrotlar beyin dalgalarınızı kaydeder ve aktiviteyi bir kayıt cihazına gönderir. Ardından EEG cihazı verileri yorumlama için bir dalga örüntüsüne dönüştürür. Kayıt tamamlandıktan sonra teknisyen elektrotları kafa derinizden çıkarır.
Bilimsel veya klinik ortamlardaki rutin EEG testleri, yaklaşık 20 dakikalık ilk kurulum süresi dahil olmak üzere 30-60 dakika sürer. Tüketici, bireysel performans ve iş yeri araştırmaları için yapılan EEG testleri, test amaçlarına bağlı olarak daha kısa veya daha uzun sürebilir. EMOTIV’in kablosuz EEG kulaklıkları bu kullanım alanları için daha hızlı kurulum sağlar (beş dakikadan az).
İşlemden sonra herhangi bir iyileşme süresine gerek olmamalıdır. Test sırasında uyumak için uyuşukluğa neden olan bir ilaç aldıysanız, test yöneticisi etkiler geçene kadar tesiste beklemenizi veya birinin sizi eve götürmesini önerebilir.
EEG testinin yan etkileri nadirdir. Elektrotlar herhangi bir his oluşturmaz; yalnızca beyin aktivitesini kaydederler. Epilepsisi olan kişiler, işlem sırasında yanıp sönen ışıklar gibi uyaranlara bağlı olarak nöbet geçirebilir. Bir EEG testi sırasında nöbet geçirmek korkulacak bir şey değildir — aslında doktorların epilepsi türünü teşhis etmesine ve buna göre tedaviyi uyarlamasına yardımcı olabilir.
EEG Yorumlama ve İşlem Sonuçları
Eğer klinik nedenlerle bir EEG testi önerildiyse, test sonuçlarınız sinir sistemi konusunda uzmanlaşmış bir doktor tarafından yorumlanacaktır. Nörolog, kaydı normal ve anormal beyin örüntüleri açısından inceleyecektir. Beyin dalgası örüntüleri, dalga biçimlerinin özellikleri sayesinde oldukça tanınabilirdir. Örneğin, genellikle koma veya genel anestezi gibi etkin olmayan beyin durumlarına sahip hastalarda gözlenen burst-suppression örüntüsü, kısa süreli sıçramaların (burst) düz bir dönemle (suppression) dönüşümlü olarak görülmesini gösterir.
Farklı epilepsi türleri, belirgin EEG örüntüleriyle karakterizedir. Genelleşmiş, simetrik bir EEG örüntüsü olan diken-dalga örüntüsü, bir kişinin kısa süreli bilinç kaybı yaşadığı absans nöbeti sırasında sıklıkla gözlenir. Nöbet aktivitesinin yalnızca beynin bir bölgesini etkilediği kısmi odak nöbeti ise, o bölgeyle ilişkili EEG veri kanalında görülen düşük voltajlı, hızlı bir ritim örüntüsüyle karakterizedir.
Nörolog ardından EEG ölçümünü testi isteyen doktora gönderir. Doktorunuz, EEG görüntülerini gözden geçirmek ve sonuçları sizinle tartışmak için bir randevu planlayabilir. Durumunuza bağlı olarak, takip tedavisi olarak EEG nörofeedback veya biofeedback adı verilen bir hizmet önerilebilir. Örneğin, odaklanmayla ilişkili beyin dalgası örüntülerini güçlendirmek isteyen kişiler DEHB için nörofeedback terapisine yönelebilir.
Biofeedback terapisi, deneklerin istem dışı bedensel süreçleri kontrol etmesine yardımcı olur. Örneğin yüksek tansiyon yaşayan bir kişi, derisindeki elektrotlardan veri alan bir monitörde kendi bedensel ölçümlerini görebilir. Bu aktivitenin izlenmesi, semptomları hafifletebilecek gevşeme ve zihinsel egzersizleri öğretmeye yardımcı olur.
Benzer şekilde, nörofeedback beynin daha iyi çalışması için eğitilmesinde EEG’ye dayanır. Bu eğitim sırasında hasta bir EEG cihazına bağlanır ve kendi beyin aktivitesini canlı olarak izler. Bu durum çoğu zaman, hastanın beyin aktivitesini kontrol etmek için beynini kullanarak oyunu “oynadığı” bir video oyun türüne benzer. Hasta, beynin zayıf bir kas üzerinde çalışması gibi, beyin işlev bozukluğu ile ilişkili beyin frekanslarını iyileştirmeye çalışır. EEG nörofeedback genellikle epilepsi, bipolar bozukluk, DEHB ve otizm gibi durumlar için önerilir. Bu bozukluklara yardımcı olabilir, ancak onları iyileştiremez.
Farklı EEG Cihazı Türleri
EEG makineleri birkaç farklı giyilebilir EEG cihazı biçiminde gelir. En üst düzeyde, klinik EEG cihazları (sağlık ve bilimsel araştırma ortamında kullanılan) ile tüketici EEG cihazları (tüketici araştırmaları, akademik araştırmalar ve performans ile iyi oluş için kullanılan) arasında bir fark vardır. Klinik cihazlarda katılımcılar cihazı takarken hareket edemez ve sinyalin bozulmasını önlemek için verilerin kontrollü ve korumalı bir ortamda toplanması gerekir. Emotiv’in kablosuz kulaklıkları gibi tüketici EEG cihazları, kullanıcıların her yerde beyin aktivitesini izlemesine olanak tanır.
Farklı giyilebilir EEG cihazı türleri arasındaki çeşitlilik, EEG sistemlerini kullanan profesyonellerin gereksinimlerini ve verinin toplandığı ortamları desteklemek için gereklidir. Örneğin nörologlar ve nörobilimciler, veri analizini gerçekleştirmek için bir tüketici araştırmacısına kıyasla çoğu zaman daha yüksek sensör yoğunluğuna ihtiyaç duyar. EEG elektrot yerleşimine ek olarak, dikkate alınması gereken birkaç başka belirgin EEG sistemi farklılığı da vardır.
EEG Başlıkları vs. EEG Kulaklıkları
Bir EEG başlığı ile bir EEG kulaklığı arasındaki fark nedir? Bu iki en yaygın giyilebilir EEG cihazı türü arasındaki temel fark elektrot sayısıdır. Kulaklıklar genellikle 5-20 elektrot aralığındadır. Başlıklar, elektrot yerleştirme için daha geniş bir yüzey alanına sahip olduklarından daha fazla sensörü destekleyebilir. Emotiv EPOC Flex gibi EEG başlıkları, esnek konumlandırma için hareket ettirilebilir sensörler sunar. Emotiv Insight ve Epoc X kulaklıklarındaki sensör konfigürasyonu sabittir.

EPOC Flex
Jel veya salin sensörler

EPOC+ ve EPOC X
Salin sensörler
Islak vs. Kuru EEG Elektrotları
EEG cihazları temel olarak ıslak veya kuru elektrotlar kullanır. “Dövme elektrotlar” adı verilen, geçici dövme gibi uygulanan basılı elektrotlardan oluşan yeni geliştirilmiş bir form da vardır. Islak elektrotlar, kafa derisiyle daha iyi temas sağlamak için yapışkan jel kullandığından daha iyi veri doğruluğu sağlar. Islak elektrotlar çoğunlukla klinik ve araştırma ortamlarında kullanılır. Kuru elektrotlar yapışkan jel gerektirmez. Kuru elektrotlu EEG cihazları, daha hızlı kurulum süresi sağladıkları için genellikle tüketici EEG araştırmalarında kullanılır. Araştırmacılar, ıslak ve kuru EEG elektrotlarının artılarını ve eksilerini sürekli olarak karşılaştırmaktadır.
Kablolu vs. Kablosuz EEG Cihazları
EEG’nin ilk dönemlerinde, hastaların klinik bir ortamda EEG cihazına bağlanması gerekiyordu. Şimdi ise EEG sinyalleri sayısallaştırılıp akıllı telefon, bilgisayar veya bulut gibi kayıt cihazına gönderilebildiği için kablosuz EEG testleri mümkün. Taşınabilir EEG’ler kullanılarak çeşitli ortamlarda testler yapılabilir. Deneklerin kablosuz EEG kulaklıkları takıp bir parkta yürüdüğü bir deney yapabilirsiniz; bu durumda deneğin hareketi yalnızca veri iletim menzili ile sınırlı olur. Yanıp sönen ışıklar gibi uyaranları uygulamak için test ortamını kontrol etmeniz gerekiyorsa, klinik bir ortamı tercih edebilirsiniz — bu durumda kablolu bir EEG cihazı kullanmanın hiçbir kısıtlaması yoktur.

Kablolu EEG kulaklıkları
Kablo bağlantısı

Kablosuz Emotiv EEG Kulaklığı
Bluetooth kablosuz teknolojisi
EEG Ölçümü ve Diğer Beyin Ölçüm Teknikleri
EEG ölçümünün avantajı, elimizde bulunan beyin aktivitesi ölçümleri içinde en az invaziv olan yöntem olması ve ilgili bilişsel süreçler sırasında çok fazla nicel bilgi sunmasıdır. Beyin işlevini incelemek için diğer yöntemler şunlardır:
İşlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI)
Manyetoensefalografi (MEG)
Nükleer manyetik rezonans spektroskopisi (NMR veya MRS)
Elektrokortikografi
Tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT)
Pozitron emisyon tomografisi (PET)
Yakın kızılötesi spektroskopisi (NIRS)
Olay ilişkili optik sinyal (EROS)
EEG’nin Avantajları
EEG’nin uzamsal duyarlılığı nispeten düşük olmasına rağmen, daha önce listelenen bazı beyin görüntüleme ve beyin araştırma tekniklerine göre birçok avantaja sahiptir:
EEG, fMRI’ye kıyasla çok yüksek zamansal çözünürlüğe sahiptir. Beynin milisaniye hızında gerçekleşen hızlı tepkilerini yakalayabilir; bu da beyinde ve çevrede olanları doğru şekilde eşzamanlamasını sağlar. EEG, klinik ve araştırma ortamlarında 250 ile 2000 Hz arasında örnekleme hızlarında kaydedilir. Daha modern EEG veri toplama sistemleri istenirse 20.000 Hz’in üzerinde örnekleme hızlarında kayıt yapabilir.
Donanım maliyetleri ve toplam sahip olma maliyeti (TCO) belirgin şekilde daha düşüktür.
Elektrotların doğrudan beynin yüzeyine yerleştirilmesi için beyin cerrahisi gerektiren elektrokortikografinin aksine, EEG verileri invaziv olmayan şekilde toplanır.
Mobil EEG sensörleri, ağır, pahalı ve taşınmaz ekipmanlara dayandıkları için fMRI, SPECT, PET, MRS veya MEG’ye kıyasla daha fazla yerde kullanılabilir.
EEG sessizdir; bu da işitsel uyaranlara verilen tepkilerin incelenmesine olanak tanır.
fMRI ve MRI ile karşılaştırıldığında, bir EEG cihazı çevresinde fiziksel bir tehlike yoktur. fMRI ve MRI güçlü mıknatıslardır; bu nedenle kalp pili gibi metalik ekipmanları olan hastalarda kullanılamaz.
fMRI, PET, MRS ve SPECT, test sonuçlarını bozabilecek klostrofobiyi kötüleştirebilir. EEG, denekler küçük bir alana kapatılmadığı için klostrofobiye neden olmaz.
Tüketici EEG taramaları, çoğu diğer nörogörüntüleme tekniğinin aksine test sırasında deneğin daha fazla hareket etmesine izin verir.
EEG, pozitron emisyon tomografisinin aksine radyoligandlara veya MRI ya da fMRI gibi yüksek düzey manyetik alanlara maruz kalmayı içermez.
EEG, yüksek yoğunluklu (>1 tesla) manyetik alanlara maruz kalmayı içermez.
Davranışsal test yöntemleriyle karşılaştırıldığında EEG, gizli işlemleri (yanıt gerektirmeyen işlemler) saptayabilir. Bu teknoloji, motor yanıt veremeyen deneklerde de kullanılır.
EEG’nin tüketici kullanımı için giriş engeli düşüktür; bu nedenle günlük yaşamın farklı aktiviteleri sırasında beyin aktivitesini izlemek ve kaydetmek için güçlü bir araçtır ve neredeyse sınırsız sayıda uygulamaya olanak tanır.
EEG uyku analizi, ergenlik dönemindeki beyin olgunlaşmasının değerlendirilmesi de dahil olmak üzere beyin gelişiminin zamanlamasına ilişkin önemli yönleri gösterebilir.
fMRI’de kullanılan BOLD (Kan-oksijen-düzeyine bağlı) görüntülemeye kıyasla, EEG ile tam olarak hangi sinyalin ölçüldüğüne dair daha iyi bir anlayış vardır.
EEG Oyunları
EEG teknolojisi, hem tıbbi hem de eğlence amaçları için oyun dünyasına uyarlanmıştır. Şirketler, VR, AR ve BCI’de video oyunlarıyla etkileşim kurma yolları sunmak için EEG’yi kullanıyor. EEG makineleri sinyali algılar ve yazılımdaki algoritmalar beyin dalgalarınızı yorumlayarak ekrandaki avatarınızı kontrol eder.
EMOTIV’in EPOC kulaklığı, bilinçli ve bilinçdışı düşünceleri ve duyguları izleyip yorumlayabilen ilk yüksek doğruluklu beyin-bilgisayar arayüzüdür (BCI). BCI, 30 farklı ifade, duygu ve eylemin karmaşık beyin dalgalarını algılayabilir. Bu algılama makine öğrenmesi ile sağlanır. Makine öğrenmesi algoritmaları, katılımcı çeşitli ifadeleri, duyguları ve eylemleri işlerken ortaya çıkan beyin örüntülerini tanıyacak şekilde eğitilmiştir.
Algoritmalar veri kümesindeki bir EEG beyin dalgasını yakaladığında, BCI bu örüntüyü fiziksel veya dijital bir komutla ilişkilendirebilir. Örneğin, “push!” gibi bir tetikleyici sözcüğü düşünmek, avatarınızın yolundaki bir nesneyi itmesini sağlar.
TechCrunch TV: EEG Kullanarak Zihinle Kontrol Edilen Cihazlar ve Daha Fazlası

EEG Kullanım Alanları
EEG ölçümü için birçok modern uygulama vardır. Öne çıkan bazı EEG kullanım alanları şunlardır:
Nörobilim
Beyin eğitim programları
Nöropazarlama
Uyku çalışmaları
Beyin Bilgisayar Arayüzü (BCI)
Bilişsel performans
Öz nicelleştirme
Duygusal durumlar
DEHB terapisi
Nörolojik bozukluklar
Beyin dalgası senkronizasyonu
Bilişsel davranışçı terapi
Nöroinformatik
Beyin dalgası oyunları
AR ve VR desteği
Disfaji ve demans
İnme rehabilitasyonu
Çalışma belleği testleri (N-back)
Not: Bu, EEG hakkında yalnızca genel bir bilgidir. Emotiv ürünleri yalnızca araştırma uygulamaları ve kişisel kullanım için tasarlanmıştır. Ürünlerimiz AB yönergesi 93/42/EEC’de tanımlandığı şekilde Tıbbi Cihazlar olarak satılmaz. Ürünlerimiz hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmak üzere tasarlanmamıştır ya da bu amaçla kullanılmak için değildir.
***Yasal Uyarı - Emotiv ürünleri yalnızca araştırma uygulamaları ve kişisel kullanım için tasarlanmıştır. Ürünlerimiz AB yönergesi 93/42/EEC’de tanımlandığı şekilde Tıbbi Cihazlar olarak satılmaz. Ürünlerimiz hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmak üzere tasarlanmamıştır ya da bu amaçla kullanılmak için değildir.
EEG Tanımı
EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydetmeye yönelik bir elektrofizyolojik süreç olan “elektroensefalografi”nin kısaltmasıdır. EEG, beynin ürettiği elektriksel aktivitedeki değişimleri ölçer. Voltaj değişimleri, nöronlar adı verilen bazı beyin hücrelerinin içinde ve arasındaki iyonik akımdan kaynaklanır.
EEG nedir?
Bir EEG testi, beynin elektriksel aktivitesini değerlendirir. EEG taramaları, EEG elektrotları olarak da adlandırılan küçük metal diskler olan EEG sensörlerinin kafa derinize yerleştirilmesiyle yapılır. Bu elektrotlar beyninizdeki elektriksel aktiviteyi algılar ve kaydeder. Toplanan EEG sinyalleri yükseltilir, sayısallaştırılır ve ardından depolama ve veri işleme için bir bilgisayara veya mobil cihaza gönderilir.
EEG verilerini analiz etmek, bilişsel süreçleri incelemek için olağanüstü bir yoldur. Doktorların tıbbi bir tanı koymasına, araştırmacıların insan davranışının temelinde yatan beyin süreçlerini anlamasına ve bireylerin üretkenliklerini ve esenliklerini geliştirmesine yardımcı olabilir.

EEG Nasıl Çalışır?
Beyninizdeki milyarlarca hücre, beyin dalgaları adı verilen doğrusal olmayan desenler oluşturan çok küçük elektriksel sinyaller üretir. Bir EEG cihazı, bir EEG testi sırasında beynin dış tabakası olan serebral korteksteki elektriksel aktiviteyi ölçer. EEG sensörleri katılımcının başına yerleştirilir, ardından elektrotlar beyin dalgalarını invaziv olmayan şekilde algılar.
EEG sensörleri, beynin bir saniye içinde ürettiği elektriksel aktivitenin birkaç bin örneğini kaydedebilir. Kaydedilen beyin dalgaları amplifikatörlere, ardından verileri işlemek için bir bilgisayara veya buluta gönderilir. Dalgalı çizgilere benzeyen yükseltilmiş sinyaller bir bilgisayara, mobil cihaza veya bir bulut veritabanına kaydedilebilir.
Bulut bilişim yazılımı, EEG veri işlemede kritik bir yenilik olarak kabul edilir; çünkü kayıtların gerçek zamanlı ve büyük ölçekte analiz edilmesine olanak tanır — EEG ölçümünün ilk dönemlerinde dalgalar yalnızca grafik kâğıdına kaydedilirdi. Akademik ve ticari araştırmalardaki EEG sistemleri genellikle verileri bir zaman serisi ya da sürekli bir voltaj akışı olarak gösterir.

Grafik kâğıdına kaydedilen EEG dalgaları

Dijital olarak kaydedilen EEG dalgaları

Modern beyin görselleştirici yazılımında EEG Dalgaları
Beynin elektriksel aktivitesini haritalamak için, beynin yüzeyi boyunca farklı bölgelerde bulunan çok sayıda kortikal yapı aracılığıyla EEG ölçümleri almak daha iyidir.

Modern beyin görselleştirici zaman serisi grafiğinde EEG Dalgaları
EEG’nin Ölçtüğü Beyin Dalgası Türleri
Bir EEG cihazının elektrotları, çeşitli EEG frekanslarında ifade edilen elektriksel aktiviteyi yakalar. Hızlı Fourier Dönüşümü (FFT) adı verilen bir algoritma kullanılarak, bu ham EEG sinyalleri farklı frekanslara sahip ayrı dalgalar olarak tanımlanabilir. Elektriksel salınımların hızını ifade eden frekans, saniyedeki döngü sayısı ile ölçülür — bir Hertz (Hz), saniyedeki bir döngüye eşittir. Beyin dalgaları frekanslarına göre dört ana türe ayrılır: Beta, Alfa, Teta ve Delta.
Aşağıdaki paragraflar, dört ana beyin frekansıyla ilişkili bazı işlevleri ele almaktadır. Bu işlevlerin yalnızca farklı beyin frekanslarıyla ilişkili olduğu bulunmuştur — bir frekans bandı ile beynin belirli bir işlevi arasında bire bir doğrusal bir karşılık yoktur.
Beta Dalgaları (14 Hz ile yaklaşık 30 Hz arasındaki frekans aralığı)
Beta dalgaları, en çok bilinçli olmak ya da uyanık, dikkatli ve tetikte bir durumda bulunmakla ilişkilendirilir. Düşük genlikli beta dalgaları, aktif konsantrasyonla veya yoğun ya da kaygılı bir ruh haliyle ilişkilidir. Beta dalgaları aynı zamanda motor kararlarla da ilişkilidir (hareketin bastırılması ve hareketin duyusal geri bildirimi). Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, sinyaller genellikle EEG beta dalgaları olarak adlandırılır.
Alfa Dalgaları (7 Hz ile 13 Hz arasındaki frekans aralığı)
Alfa dalgaları çoğu zaman rahatlamış, sakin ve berrak bir ruh haliyle ilişkilendirilir. Alfa dalgaları beynin oksipital ve arka bölgelerinde bulunabilir. Alfa dalgaları, kişinin gözlerini kapatıp gevşemesiyle ortaya çıkabilir ve düşünme, zihinsel hesaplama ve problem çözme gibi yoğun bilişsel süreçler sırasında nadiren görülür. Çoğu yetişkinde alfa dalgalarının frekansı 9 ile 11 Hz arasındadır. Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, bunlara genellikle EEG alfa dalgaları denir.
Teta Dalgaları (4 Hz ile 7 Hz arasındaki frekans aralığı)
4 ile 7 Hz arasındaki frekans aralığında gerçekleşen beyin aktivitesi Teta aktivitesi olarak adlandırılır. EEG ölçümünde saptanan teta ritmi çoğu zaman genç yetişkinlerde, özellikle temporal bölgeler üzerinde ve hiperventilasyon sırasında görülür. Daha ileri yaştaki bireylerde, yaklaşık 30 milivoltten (mV) daha yüksek genliğe sahip teta aktivitesi, uyuşukluk dönemleri dışında daha az yaygındır. Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, bunlara genellikle EEG teta dalgaları denir.
Delta Dalgaları (4 Hz’e kadar olan frekans aralığı)
Delta aktivitesi çoğunlukla bebeklerde görülür. Delta dalgaları, daha büyük yaştaki bireylerde uykunun derin evreleriyle ilişkilidir. Delta dalgaları, dikkat eksikliğiyle sonuçlanan kısa ve ani bilinç kayıplarını içeren absans nöbeti olan hastalarda nöbetler arasında (interiktal dönemde) belgelenmiştir.
Delta dalgaları düşük frekanslı (yaklaşık 3 Hz), yüksek genlikli dalgalar olarak karakterizedir. Delta ritimleri uyanıklık sırasında da mevcut olabilir — göz açmaya tepki verirler ve hiperventilasyonla da güçlenebilirler. Bir EEG cihazı ile ölçüldüğünde, bunlara genellikle EEG delta dalgaları denir.
Beynin Nasıl Çalıştığını Anlamak İçin EEG Dalgalarını Kullanma

EEG Neyi Gösterir?
Beyniniz uyurken bile sürekli olarak bilgi emer ve işler. Tüm bu aktivite, EEG sensörlerinin algıladığı elektriksel sinyaller üretir. Bu da hareket veya yüz ifadesi gibi görünür bir davranışsal tepki olmasa bile, beyin aktivitesindeki değişimlerin yakalanmasını sağlar.
Bir EEG monitörü, beyninizin ürettiği elektrikteki değişimleri ölçer; düşünceleri veya duyguları değil. Beyninize hiçbir elektrik göndermez.
Beynin ana kortekslerindeki aktiviteyi tespit etmek, yüksek kaliteli EEG verisi elde etmek için kritik öneme sahiptir. Sonuçlar, dış uyaranlardan etkilenen duygusal durumları değerlendirmek için bir vekil ölçüt olabilir.
EEG’nin Kısa Tarihi
Beyindeki elektriksel aktivite olgusuna ilişkin araştırmalar, 1875 yılına kadar uzanır; o yıl doktor Richard Caton, Britanya Tıp Dergisi’nde tavşanlar ve maymunlar üzerinde yaptığı deneylerden elde ettiği bulguları yayımladı.
1890’da Adolf Beck, duyusal uyarımı test etmek için bir köpek ve bir tavşan beyninin yüzeyine doğrudan elektrotlar yerleştirdi. Dalgalanan elektriksel beyin aktivitesini gözlemlemesi, beyin dalgalarının keşfine yol açtı ve EEG’nin bilimsel bir alan haline gelmesini sağladı.
Alman fizyolog ve psikiyatrist Hans Berger, 1924’te ilk insan EEG beyin dalgalarını kaydetmesiyle tanınır. Berger, EEG sinyallerini kaydeden bir cihaz olan elektroensefalogramı icat etti. Yazar David Millet, “The Origins of EEG” adlı kitabında bu icadı “klinik nöroloji tarihinde en şaşırtıcı, olağanüstü ve önemli gelişmelerden biri” olarak tanımladı.

İlk insan EEG kaydı, 1924’te Hans Berger tarafından elde edildi. Üstteki sinyal EEG’dir ve alttaki 10 Hz zamanlama sinyalidir.

Hans Berger, insanlarda EEG beyin dalgalarını kaydeden ilk kişidir.
Klinik elektroensefalografi alanı 1935’te başladı. Bu alan, nörobilimci Frederic Gibbs, Hallowell Davis ve William Lennox’un epileptiform dikenler, interiktal diken-dalga örüntüleri ve klinik absans EEG nöbetlerinin üç döngüsü üzerine yürüttüğü araştırmalardan doğdu. Gibbs ve bilim insanı Herbert Jasper, interiktal dikenlerin epilepsinin ayırt edici bir işareti olduğu sonucuna vardılar. İlk EEG laboratuvarı 1936’da Massachusetts General Hospital’da açıldı.
1947’de, bugün Amerikan Klinik Nörofizyoloji Derneği olarak bilinen Amerikan EEG Derneği kuruldu ve ilk Uluslararası EEG Kongresi düzenlendi.
1950’lerde William Grey Walter, beynin yüzeyi boyunca elektriksel aktivitenin haritalanmasına olanak tanıyan EEG’ye bir ek olan EEG topografisini geliştirdi. Bu yöntem 1980’lerde popülerdi, ancak hiçbir zaman ana akım nörolojiye yerleşmedi.
Stevo Bozinovski, Liljana Bozinovska ve Mihail Sestakov, 1988’de bir EEG cihazı kullanarak fiziksel bir nesneyi kontrol etmeyi başaran ilk bilim insanlarıydı. 2011’de, teknoloji girişimcileri Tan Le ve Dr. Geoff Mackellar’ın EMOTIV şirketini kurmasıyla EEG tüketici pazarına girdi.
Kulaklıklar ve başlıklar gibi EEG teknolojileri, BCI (Beyin-Bilgisayar Arayüzü) bileşenleridir. BCI ayrıca HMI (İnsan-Makine Arayüzü), MMI (Zihin-Makine Arayüzü), BMI (Beyin-Makine Arayüzü) ve DNI (Doğrudan Sinirsel Arayüz) olarak da adlandırılır — DNI, beyinden ve sinir sisteminin diğer bölümlerinden gelen sinyalleri çözebilir. BCI, eğitilmiş zihinsel komutların makine öğrenmesi yoluyla hem sanal hem de fiziksel nesneleri izlemeyi ve kontrol etmeyi amaçlar.
2017’de, kuadriplejik yarışçı Rodrigo Hübner Mendes, yalnızca beyin dalgalarını kullanarak bir Formula 1 arabası süren ilk kişi oldu; bu başarıda bir Emotiv EEG Kulaklığı’nın payı vardı.
EEG Ne İçin Kullanılır?
Performans ve İyi Oluş
Sporcular, biohacker’lar ve ilgilenen herhangi bir tüketici, EEG’yi, bir günde attıkları adım sayısını takip eder gibi beyin aktivitelerini de “takip etmek” için kullanabilir. EEG, dikkat ve dikkat dağınıklığı, stres ve bilişsel yük gibi bilişsel işlevleri ölçebilir (çalışma belleğine herhangi bir anda yüklenen zihinsel aktivitenin toplam kapasitesi). Bu bulgular, beynin günlük yaşam olaylarına nasıl tepki verdiğine dair değerli içgörüler sunabilir. EEG verileri, stresi azaltmak, odağı artırmak veya meditasyonu güçlendirmek için bilimsel temelli stratejiler tasarlamada kullanılabilecek geri bildirim sağlar.
Tüketici Araştırmaları
EEG verileri, tüketici içgörüleri için güçlü bir arama aracı olabilir. Beyin tepkileri, EEG’nin tüketicilerin gerçekten neye dikkat ettiğini ile neyi beğendiklerini ya da fark ettiklerini söyledikleri arasındaki farkı ölçmek için kullanılması nedeniyle eşi benzeri görülmemiş bir tüketici geri bildirimi sağlar. EEG’yi göz izleme, yüz ifadesi analizi ve kalp atış hızı ölçümleri gibi diğer biyometrik sensörlerle birleştirmek, şirketlere müşteri davranışını tam olarak anlama olanağı sunabilir. EEG gibi nöroteknolojilerin tüketici tepkilerini incelemek için kullanılmasına nöropazarlama denir.
Sağlık Hizmetleri
EEG testleri kontrollü bir prosedür sırasında beyin aktivitesini gösterdiğinden, sonuçlar çeşitli beyin bozukluklarını teşhis etmek için kullanılabilecek bilgiler içerebilir. Anormal EEG verileri düzensiz beyin dalgalarıyla gösterilir. Anormal EEG verileri beyin işlev bozukluğu, kafa travması, uyku bozuklukları, hafıza sorunları, beyin tümörleri, inme, demans, epilepsi gibi nöbet bozuklukları ve diğer çeşitli durumların işaretlerini gösterebilir. Amaçlanan tanıya bağlı olarak doktorlar bazen EEG’yi bilişsel testler, beyin aktivitesi izlemesi ve nörogörüntüleme teknikleri ile birleştirir.
Nöbet Tanısı
EEG testleri, nöbet aktivitesi yaşayan hastalara sıklıkla önerilir. Bu durumlarda doktorlar bir ayaktan EEG uygulayabilir. Ayaktan EEG, 72 saate kadar sürekli kayıt yaparken, geleneksel EEG 1-2 saat sürer. Hasta, EEG kulaklığı takarken kendi evinde dolaşabilir. Kayıt süresinin uzatılması, anormal beyin aktivitesinin kaydedilme olasılığını artırır. Bu nedenle ayaktan EEG’ler sıklıkla epilepsiyi (EEG epilepsisi), nöbet bozukluklarını veya uyku bozukluklarını teşhis etmek için kullanılır.
Uyku Bozuklukları İçin Uyku Çalışması
Bir EEG uyku çalışması ya da “polisomnografi” testi, beyin taramasına ek olarak vücut aktivitesini de ölçer. Bir EEG teknisyeni, gece boyunca yapılan bir işlem sırasında kalp atış hızınızı, nefes alıp vermenizi ve kandaki oksijen seviyelerini izler. Polisomnografi, çoğunlukla tıbbi araştırmalarda ve uyku bozuklukları için bir tanı testi olarak kullanılır.
Kantitatif Nörobilim
EEG beynin dış tabakasındaki (serebral korteks) elektriksel aktiviteyi ölçtüğü için, kafa derinizden beyin dalgalarını algılayabilir. EEG beyin testlerini diğer beyin izleme tekniklerinden gelen verilerle birleştirerek, araştırmacılar hem beynimizde hem de bedenimizde gerçekleşen karmaşık etkileşimler hakkında yeni içgörüler elde edebilir.
Kantitatif elektroensefalografinin (qEEG) tam olarak amaçladığı şey de budur. Kantitatif EEG, tıpkı geleneksel bir EEG gibi beyin dalgalarınızı kaydeder. Makine öğrenmesi kullanarak qEEG, beyin dalgalarınızı aynı cinsiyet ve yaş aralığındaki, ancak beyin işlev bozukluğu olmayan bireylerin beyin dalgalarıyla karşılaştırır. qEEG süreci, bu kantitatif karşılaştırma yoluyla beyninizin bir “haritasını” oluşturur. Bu süreç, hesaplamalı nörobilim olarak adlandırılan nörobilimin alt disiplininde yaygındır.
EEG elektrot yerleşimi, başarılı qEEG’nin kritik bir parçasıdır. Geleneksel EEG kurşun yerleşimleri, elektrotların kafa derinize uygulanması için uluslararası kabul görmüş bir standart olan 10-20 sistemini takip eder. “10-20”, EEG kurşunları arasındaki mesafenin kafatasının toplam mesafesinin %10’u veya %20’si olması anlamına gelir.
Bir cihaz üzerindeki elektrot sayısı değişebilir — bazı EEG kayıt sistemlerinde 256’ya kadar elektrot bulunabilir. qEEG kayıtları, kafa derinizin 19 bölgesinin tamamından veri toplamak için 19 sensörlü bir başlık kullanır. EEG kurşunları sinyalleri yerleştirildikleri noktadan güçlendirdiği için, qEEG beyin haritaları davranışsal ve/veya bilişsel düzeyde gözlemlenen işlev bozukluğunun nedenini beyin düzeyinde tanımlamaya yardımcı olur.
Akademik Araştırma
Anormal EEG sonuçları, EEG test sonucundan elde edilen tek değerli bilgi değildir. Birçok araştırmacı, REM uykusu sırasında beyin aktivitesi üzerine yapılan çığır açıcı 1957 tarihli çalışma da dahil olmak üzere araştırmalarında normal EEG kullanır.
EEG’nin ölçtüğü beyin dalgası türleri bölümünde belirtildiği gibi, EEG kayıtlarını incelemek beyin sinyalleri içinde bulunan bir dizi frekansı ortaya çıkarır. Bu frekanslar, farklı dikkat ve bilişsel durumları yansıtır. Örneğin araştırmacılar, meditasyon sırasındaki nörolojik tepkileri incelerken (EEG meditasyonu) gama bandı aktivitesini — genellikle bilinçli dikkatle ilişkilendirilir — izlemiştir.
Gama bandı aktivitesi, zihinsel veya fiziksel en yüksek performansla ilişkilidir. Bir EEG cihazı takan bir deneğin derin meditasyon yapmasıyla gerçekleştirilen deneyler, gama dalgalarının bilinçli deneyimler veya aşkın zihinsel durumlarla ilişkili olduğuna dair teoriler doğurmuştur. Ancak akademik araştırmacılar arasında gama bandı aktivitesinin hangi bilişsel işlevlerle ilişkili olduğu konusunda bir fikir birliği yoktur.
Araştırmacıların topladıkları tüm beyin verilerini işleyip yönetebilecekleri — hatta bunları farklı kurumlarla paylaşabilecekleri — bir yönteme ihtiyaçları vardır. “Nöroinformatik”, nörobilim verileri için hesaplamalı araçlar ve matematiksel modeller sağlayan bir araştırma alanıdır. Nöroinformatik, veritabanlarını organize etme, veri paylaşımı ve veri modelleme için teknolojiler oluşturmayı amaçlar. “Nörobilim”, sinir sisteminin bilimsel incelenmesi olarak geniş biçimde tanımlandığı için, çok çeşitli verilerle ilgilenir. Nörobilimin alt disiplinlerinden biri, beynin ve sinir sisteminin hangi bölümlerinin hangi bilişsel süreçlerin temelini oluşturduğunu analiz etmek için EEG gibi nörogörüntüleme yöntemlerini kullanan bilişsel psikolojiyi içerir.
Pazar Araştırması: Duygusal ve Bilişsel Durumu Anlamak İçin EEG Kulaklıkları Kullanma

EEG Test Süreci
Bir EEG İşlemine Hazırlanma

Aşağıdaki EEG izleme, yorumlama ve sonuçlar bölümleri, sağlık hizmeti ortamında EEG testlerinden geçen kitleler için bilgiler içermektedir. Bir teste hazırlanmanın en iyi yolu, her zaman testi uygulayan kişiden belirli hazırlık talimatlarını istemektir. Hazırlık talimatları kullanım senaryosuna göre değişebilir — örneğin, tüketici araştırmaları, akademik araştırmalar veya performans ve iyi oluş için yapılan EEG kayıtlarında deneklerin uzanmak yerine aktif olmaları gerekebilir.
EMOTIV gibi şirketler, testlerin yapılmasını, işlenmesini ve yorumlanmasını daha hızlı ve daha uygun hale getiren EEG teknolojisindeki gelişmelere öncülük etmiştir. Emotiv’in mobil ve kablosuz EEG kulaklıkları beş dakikadan kısa sürede kurulabilir ve katılımcının bir test tesisine bağlı kalmak yerine serbestçe hareket etmesine olanak tanır.
Bir EEG testinden önce, testi uygulayan profesyonele — ister doktor, ister işveren, ister araştırmacı olsun — düzenli olarak kullandığınız ilaçları bildirin. İşlemden önceki gece saçınızı yıkamanız ve herhangi bir üründen arındırmanız önerilir. Testten en az 8 saat önce kafein içmekten veya kafeinli bir şey yemekten kaçının. EEG işlemi sırasında uyumanız gerekiyorsa, beyninizin test sırasında düzgün şekilde gevşeyebilmesi için bir önceki gece uykunuzu sınırlamanız istenebilir.
EEG İzleme
Bir EEG işlemi sırasında ağrı veya rahatsızlık hissetmezsiniz. Klinik bir EEG işlemi sırasında bir yatakta veya yaslanabilir bir sandalyede uzanmış olacak ve gözlerinizi kapatmanız istenecektir. Bir EEG teknisyeni başınızı ölçer ve kurşunların nereye uygulanacağını işaretler.
Test başladığında, elektrotlar beyin dalgalarınızı kaydeder ve aktiviteyi bir kayıt cihazına gönderir. Ardından EEG cihazı verileri yorumlama için bir dalga örüntüsüne dönüştürür. Kayıt tamamlandıktan sonra teknisyen elektrotları kafa derinizden çıkarır.
Bilimsel veya klinik ortamlardaki rutin EEG testleri, yaklaşık 20 dakikalık ilk kurulum süresi dahil olmak üzere 30-60 dakika sürer. Tüketici, bireysel performans ve iş yeri araştırmaları için yapılan EEG testleri, test amaçlarına bağlı olarak daha kısa veya daha uzun sürebilir. EMOTIV’in kablosuz EEG kulaklıkları bu kullanım alanları için daha hızlı kurulum sağlar (beş dakikadan az).
İşlemden sonra herhangi bir iyileşme süresine gerek olmamalıdır. Test sırasında uyumak için uyuşukluğa neden olan bir ilaç aldıysanız, test yöneticisi etkiler geçene kadar tesiste beklemenizi veya birinin sizi eve götürmesini önerebilir.
EEG testinin yan etkileri nadirdir. Elektrotlar herhangi bir his oluşturmaz; yalnızca beyin aktivitesini kaydederler. Epilepsisi olan kişiler, işlem sırasında yanıp sönen ışıklar gibi uyaranlara bağlı olarak nöbet geçirebilir. Bir EEG testi sırasında nöbet geçirmek korkulacak bir şey değildir — aslında doktorların epilepsi türünü teşhis etmesine ve buna göre tedaviyi uyarlamasına yardımcı olabilir.
EEG Yorumlama ve İşlem Sonuçları
Eğer klinik nedenlerle bir EEG testi önerildiyse, test sonuçlarınız sinir sistemi konusunda uzmanlaşmış bir doktor tarafından yorumlanacaktır. Nörolog, kaydı normal ve anormal beyin örüntüleri açısından inceleyecektir. Beyin dalgası örüntüleri, dalga biçimlerinin özellikleri sayesinde oldukça tanınabilirdir. Örneğin, genellikle koma veya genel anestezi gibi etkin olmayan beyin durumlarına sahip hastalarda gözlenen burst-suppression örüntüsü, kısa süreli sıçramaların (burst) düz bir dönemle (suppression) dönüşümlü olarak görülmesini gösterir.
Farklı epilepsi türleri, belirgin EEG örüntüleriyle karakterizedir. Genelleşmiş, simetrik bir EEG örüntüsü olan diken-dalga örüntüsü, bir kişinin kısa süreli bilinç kaybı yaşadığı absans nöbeti sırasında sıklıkla gözlenir. Nöbet aktivitesinin yalnızca beynin bir bölgesini etkilediği kısmi odak nöbeti ise, o bölgeyle ilişkili EEG veri kanalında görülen düşük voltajlı, hızlı bir ritim örüntüsüyle karakterizedir.
Nörolog ardından EEG ölçümünü testi isteyen doktora gönderir. Doktorunuz, EEG görüntülerini gözden geçirmek ve sonuçları sizinle tartışmak için bir randevu planlayabilir. Durumunuza bağlı olarak, takip tedavisi olarak EEG nörofeedback veya biofeedback adı verilen bir hizmet önerilebilir. Örneğin, odaklanmayla ilişkili beyin dalgası örüntülerini güçlendirmek isteyen kişiler DEHB için nörofeedback terapisine yönelebilir.
Biofeedback terapisi, deneklerin istem dışı bedensel süreçleri kontrol etmesine yardımcı olur. Örneğin yüksek tansiyon yaşayan bir kişi, derisindeki elektrotlardan veri alan bir monitörde kendi bedensel ölçümlerini görebilir. Bu aktivitenin izlenmesi, semptomları hafifletebilecek gevşeme ve zihinsel egzersizleri öğretmeye yardımcı olur.
Benzer şekilde, nörofeedback beynin daha iyi çalışması için eğitilmesinde EEG’ye dayanır. Bu eğitim sırasında hasta bir EEG cihazına bağlanır ve kendi beyin aktivitesini canlı olarak izler. Bu durum çoğu zaman, hastanın beyin aktivitesini kontrol etmek için beynini kullanarak oyunu “oynadığı” bir video oyun türüne benzer. Hasta, beynin zayıf bir kas üzerinde çalışması gibi, beyin işlev bozukluğu ile ilişkili beyin frekanslarını iyileştirmeye çalışır. EEG nörofeedback genellikle epilepsi, bipolar bozukluk, DEHB ve otizm gibi durumlar için önerilir. Bu bozukluklara yardımcı olabilir, ancak onları iyileştiremez.
Farklı EEG Cihazı Türleri
EEG makineleri birkaç farklı giyilebilir EEG cihazı biçiminde gelir. En üst düzeyde, klinik EEG cihazları (sağlık ve bilimsel araştırma ortamında kullanılan) ile tüketici EEG cihazları (tüketici araştırmaları, akademik araştırmalar ve performans ile iyi oluş için kullanılan) arasında bir fark vardır. Klinik cihazlarda katılımcılar cihazı takarken hareket edemez ve sinyalin bozulmasını önlemek için verilerin kontrollü ve korumalı bir ortamda toplanması gerekir. Emotiv’in kablosuz kulaklıkları gibi tüketici EEG cihazları, kullanıcıların her yerde beyin aktivitesini izlemesine olanak tanır.
Farklı giyilebilir EEG cihazı türleri arasındaki çeşitlilik, EEG sistemlerini kullanan profesyonellerin gereksinimlerini ve verinin toplandığı ortamları desteklemek için gereklidir. Örneğin nörologlar ve nörobilimciler, veri analizini gerçekleştirmek için bir tüketici araştırmacısına kıyasla çoğu zaman daha yüksek sensör yoğunluğuna ihtiyaç duyar. EEG elektrot yerleşimine ek olarak, dikkate alınması gereken birkaç başka belirgin EEG sistemi farklılığı da vardır.
EEG Başlıkları vs. EEG Kulaklıkları
Bir EEG başlığı ile bir EEG kulaklığı arasındaki fark nedir? Bu iki en yaygın giyilebilir EEG cihazı türü arasındaki temel fark elektrot sayısıdır. Kulaklıklar genellikle 5-20 elektrot aralığındadır. Başlıklar, elektrot yerleştirme için daha geniş bir yüzey alanına sahip olduklarından daha fazla sensörü destekleyebilir. Emotiv EPOC Flex gibi EEG başlıkları, esnek konumlandırma için hareket ettirilebilir sensörler sunar. Emotiv Insight ve Epoc X kulaklıklarındaki sensör konfigürasyonu sabittir.

EPOC Flex
Jel veya salin sensörler

EPOC+ ve EPOC X
Salin sensörler
Islak vs. Kuru EEG Elektrotları
EEG cihazları temel olarak ıslak veya kuru elektrotlar kullanır. “Dövme elektrotlar” adı verilen, geçici dövme gibi uygulanan basılı elektrotlardan oluşan yeni geliştirilmiş bir form da vardır. Islak elektrotlar, kafa derisiyle daha iyi temas sağlamak için yapışkan jel kullandığından daha iyi veri doğruluğu sağlar. Islak elektrotlar çoğunlukla klinik ve araştırma ortamlarında kullanılır. Kuru elektrotlar yapışkan jel gerektirmez. Kuru elektrotlu EEG cihazları, daha hızlı kurulum süresi sağladıkları için genellikle tüketici EEG araştırmalarında kullanılır. Araştırmacılar, ıslak ve kuru EEG elektrotlarının artılarını ve eksilerini sürekli olarak karşılaştırmaktadır.
Kablolu vs. Kablosuz EEG Cihazları
EEG’nin ilk dönemlerinde, hastaların klinik bir ortamda EEG cihazına bağlanması gerekiyordu. Şimdi ise EEG sinyalleri sayısallaştırılıp akıllı telefon, bilgisayar veya bulut gibi kayıt cihazına gönderilebildiği için kablosuz EEG testleri mümkün. Taşınabilir EEG’ler kullanılarak çeşitli ortamlarda testler yapılabilir. Deneklerin kablosuz EEG kulaklıkları takıp bir parkta yürüdüğü bir deney yapabilirsiniz; bu durumda deneğin hareketi yalnızca veri iletim menzili ile sınırlı olur. Yanıp sönen ışıklar gibi uyaranları uygulamak için test ortamını kontrol etmeniz gerekiyorsa, klinik bir ortamı tercih edebilirsiniz — bu durumda kablolu bir EEG cihazı kullanmanın hiçbir kısıtlaması yoktur.

Kablolu EEG kulaklıkları
Kablo bağlantısı

Kablosuz Emotiv EEG Kulaklığı
Bluetooth kablosuz teknolojisi
EEG Ölçümü ve Diğer Beyin Ölçüm Teknikleri
EEG ölçümünün avantajı, elimizde bulunan beyin aktivitesi ölçümleri içinde en az invaziv olan yöntem olması ve ilgili bilişsel süreçler sırasında çok fazla nicel bilgi sunmasıdır. Beyin işlevini incelemek için diğer yöntemler şunlardır:
İşlevsel manyetik rezonans görüntüleme (fMRI)
Manyetoensefalografi (MEG)
Nükleer manyetik rezonans spektroskopisi (NMR veya MRS)
Elektrokortikografi
Tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT)
Pozitron emisyon tomografisi (PET)
Yakın kızılötesi spektroskopisi (NIRS)
Olay ilişkili optik sinyal (EROS)
EEG’nin Avantajları
EEG’nin uzamsal duyarlılığı nispeten düşük olmasına rağmen, daha önce listelenen bazı beyin görüntüleme ve beyin araştırma tekniklerine göre birçok avantaja sahiptir:
EEG, fMRI’ye kıyasla çok yüksek zamansal çözünürlüğe sahiptir. Beynin milisaniye hızında gerçekleşen hızlı tepkilerini yakalayabilir; bu da beyinde ve çevrede olanları doğru şekilde eşzamanlamasını sağlar. EEG, klinik ve araştırma ortamlarında 250 ile 2000 Hz arasında örnekleme hızlarında kaydedilir. Daha modern EEG veri toplama sistemleri istenirse 20.000 Hz’in üzerinde örnekleme hızlarında kayıt yapabilir.
Donanım maliyetleri ve toplam sahip olma maliyeti (TCO) belirgin şekilde daha düşüktür.
Elektrotların doğrudan beynin yüzeyine yerleştirilmesi için beyin cerrahisi gerektiren elektrokortikografinin aksine, EEG verileri invaziv olmayan şekilde toplanır.
Mobil EEG sensörleri, ağır, pahalı ve taşınmaz ekipmanlara dayandıkları için fMRI, SPECT, PET, MRS veya MEG’ye kıyasla daha fazla yerde kullanılabilir.
EEG sessizdir; bu da işitsel uyaranlara verilen tepkilerin incelenmesine olanak tanır.
fMRI ve MRI ile karşılaştırıldığında, bir EEG cihazı çevresinde fiziksel bir tehlike yoktur. fMRI ve MRI güçlü mıknatıslardır; bu nedenle kalp pili gibi metalik ekipmanları olan hastalarda kullanılamaz.
fMRI, PET, MRS ve SPECT, test sonuçlarını bozabilecek klostrofobiyi kötüleştirebilir. EEG, denekler küçük bir alana kapatılmadığı için klostrofobiye neden olmaz.
Tüketici EEG taramaları, çoğu diğer nörogörüntüleme tekniğinin aksine test sırasında deneğin daha fazla hareket etmesine izin verir.
EEG, pozitron emisyon tomografisinin aksine radyoligandlara veya MRI ya da fMRI gibi yüksek düzey manyetik alanlara maruz kalmayı içermez.
EEG, yüksek yoğunluklu (>1 tesla) manyetik alanlara maruz kalmayı içermez.
Davranışsal test yöntemleriyle karşılaştırıldığında EEG, gizli işlemleri (yanıt gerektirmeyen işlemler) saptayabilir. Bu teknoloji, motor yanıt veremeyen deneklerde de kullanılır.
EEG’nin tüketici kullanımı için giriş engeli düşüktür; bu nedenle günlük yaşamın farklı aktiviteleri sırasında beyin aktivitesini izlemek ve kaydetmek için güçlü bir araçtır ve neredeyse sınırsız sayıda uygulamaya olanak tanır.
EEG uyku analizi, ergenlik dönemindeki beyin olgunlaşmasının değerlendirilmesi de dahil olmak üzere beyin gelişiminin zamanlamasına ilişkin önemli yönleri gösterebilir.
fMRI’de kullanılan BOLD (Kan-oksijen-düzeyine bağlı) görüntülemeye kıyasla, EEG ile tam olarak hangi sinyalin ölçüldüğüne dair daha iyi bir anlayış vardır.
EEG Oyunları
EEG teknolojisi, hem tıbbi hem de eğlence amaçları için oyun dünyasına uyarlanmıştır. Şirketler, VR, AR ve BCI’de video oyunlarıyla etkileşim kurma yolları sunmak için EEG’yi kullanıyor. EEG makineleri sinyali algılar ve yazılımdaki algoritmalar beyin dalgalarınızı yorumlayarak ekrandaki avatarınızı kontrol eder.
EMOTIV’in EPOC kulaklığı, bilinçli ve bilinçdışı düşünceleri ve duyguları izleyip yorumlayabilen ilk yüksek doğruluklu beyin-bilgisayar arayüzüdür (BCI). BCI, 30 farklı ifade, duygu ve eylemin karmaşık beyin dalgalarını algılayabilir. Bu algılama makine öğrenmesi ile sağlanır. Makine öğrenmesi algoritmaları, katılımcı çeşitli ifadeleri, duyguları ve eylemleri işlerken ortaya çıkan beyin örüntülerini tanıyacak şekilde eğitilmiştir.
Algoritmalar veri kümesindeki bir EEG beyin dalgasını yakaladığında, BCI bu örüntüyü fiziksel veya dijital bir komutla ilişkilendirebilir. Örneğin, “push!” gibi bir tetikleyici sözcüğü düşünmek, avatarınızın yolundaki bir nesneyi itmesini sağlar.
TechCrunch TV: EEG Kullanarak Zihinle Kontrol Edilen Cihazlar ve Daha Fazlası

EEG Kullanım Alanları
EEG ölçümü için birçok modern uygulama vardır. Öne çıkan bazı EEG kullanım alanları şunlardır:
Nörobilim
Beyin eğitim programları
Nöropazarlama
Uyku çalışmaları
Beyin Bilgisayar Arayüzü (BCI)
Bilişsel performans
Öz nicelleştirme
Duygusal durumlar
DEHB terapisi
Nörolojik bozukluklar
Beyin dalgası senkronizasyonu
Bilişsel davranışçı terapi
Nöroinformatik
Beyin dalgası oyunları
AR ve VR desteği
Disfaji ve demans
İnme rehabilitasyonu
Çalışma belleği testleri (N-back)
Not: Bu, EEG hakkında yalnızca genel bir bilgidir. Emotiv ürünleri yalnızca araştırma uygulamaları ve kişisel kullanım için tasarlanmıştır. Ürünlerimiz AB yönergesi 93/42/EEC’de tanımlandığı şekilde Tıbbi Cihazlar olarak satılmaz. Ürünlerimiz hastalığın teşhisi veya tedavisi için kullanılmak üzere tasarlanmamıştır ya da bu amaçla kullanılmak için değildir.