Bugünün yoğun dünyasında, bir milyon farklı yönde çekildiğimizi hissetmek kolay. Genellikle bir görevden diğerine koşarken, zihinlerimiz önde koşar veya geçmişe takılır.
Mindfulness, yavaşlamanın bir yolunu sunar, şu anda olanlara sadece var olmak için. Bu, kasıtlı olarak dikkat etmekle, yargılamadan alakalıdır. Bu pratik, hayatımıza bir sakinlik ve netlik duygusu getirmeye yardımcı olabilir ve günlük deneyimlerimizi daha zengin ve daha az bunaltıcı hale getirebilir.
Mindfulness Nedir?
Mindfulness, özünde tamamen mevcut olma ve nerede olduğunuzu ve ne yaptığınızı fark etme yeteneğidir. Duyularınıza, düşüncelerinize veya duygularınıza, onlara fazla kapılmadan veya yargılamadan şu anki deneyiminize dikkat etmeyi içerir. Bunu, şu anda hem içinizde hem de etrafınızda neler olduğunu fark etmenin bir yolu olarak düşünün.
Herkesin mindfulness için doğal kapasitesi olmasına rağmen, düzenli pratikle daha erişilebilir hale gelir. Bu, doğrudan deneyimlediğiniz her şeyin farkına varmaktır. Bu, yiyeceklerinizin tadını, ayaklarınızın yerdeki hissini veya zihninizden geçen düşünceleri fark etmek kadar basit olabilir.
Bu, zihinsel ve bedensel durumların daha net algılanmasına olanak tanıyan geliştirilebilecek bir beceridir. Bu uygulama, düşünceleri veya duyguları durdurmakla ilgili değil, onları merak ve kabul duygusuyla gözlemlemekle ilgilidir. Hayatla daha fazla meşgul olmanın bir yoludur, dikkat dağınıklıkları veya otomatik tepkiler tarafından sürüklenmek yerine. Temel fikir, zihnin dikkatinin farkında olmak ve o dağıldığında onu nazikçe geri yönlendirmektir.
Mindfulness'ın Tarihsel Kökenleri Nelerdir?
Bugün yaygın olarak tartışılan mindfulness kavramının kökleri, esas olarak Budist gelenekler içinde, yüzyıllar öncesine uzanır. İngilizce
Emotiv, erişilebilir EEG ve beyin veri araçları aracılığıyla nörobilim araştırmalarını ilerletmeye yardımcı olan bir nöroteknoloji lideridir.
Emotiv





