Nörobilim Rehberi

Nörobilim Rehberi

Nörobilim Rehberi

***Sorumluluk Reddi - Emotiv ürünleri yalnızca araştırma uygulamaları ve kişisel kullanım için tasarlanmıştır. Ürünlerimiz, 93/42/EEC sayılı AB direktifinde tanımlandığı şekliyle Tıbbi Cihaz olarak satılmamaktadır . Ürünlerimiz hastalıkların teşhisi veya tedavisi için tasarlanmamış veya bu amaçla üretilmemiştir.


Nörobilim Tanımı

Nörobilim; beynin davranışını ve işlevini etkileyen kimyasal, biyolojik ve anatomik süreçlerin incelenmesidir. Sinir sistemini anlamak için tıp, kimya, psikoloji, moleküler biyoloji, anatomi, fizik ve diğer yaşam bilimleri dahil olmak üzere çeşitli disiplinler arası alanları birleştirir.

Nörobilim Nedir?

Nörobilim, sinir sisteminin ve sinirlerin davranışı nasıl etkilediğinin geniş bir bilimsel yaklaşım yelpazesi kullanılarak incelenmesidir. Sinir bilimi olarak da adlandırılan nörobilim, hem sağlıklı bireylerde hem de beyin, psikiyatrik veya nörogelişimsel bozuklukları olan bireylerde sinir sisteminin nasıl çalıştığını, olgunlaştığını ve kendini nasıl koruduğunu anlamayı amaçlar. Öncelikle beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sisteminin yapısı ve gelişimine odaklanır.

Bu nedenle nörobilim araştırmaları sıklıkla beynin bilişsel davranış ve işlevleri nasıl etkilediğine odaklanır. Nörobilim çalışan kişilere nörobilimci adı verilir. Bir nörobilimci ile bir nörobilim uzmanı arasındaki fark şudur: "nörobilim uzmanı" genellikle beyin ve omurga koşullarının tedavisinde uzmanlaşmış hekimleri ifade ederken, nörobilimciler sinir sisteminin incelenmesinde uzmanlaşmış araştırmacılardır.


TED Talk Nörobilim


Nörobilim: Beyni Keşfetmek

Nörobilim, beyin ve beynin davranış ile bilişsel işlevler üzerindeki etkisi hakkında birincil bilgi kaynağımızdır. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) taramaları, elektroensefalogram (EEG) cihazları ve 3D görüntüleme teknolojisi gibi sayıları giderek artan araçlarla bu alan, beynin karmaşık işleyişinin çözülmesine yardımcı olur.

 

Nörobilim Neden Önemlidir?

Nörobilim bu kadar geniş bir insan işlevleri yelpazesini etkilediğinden, beyni anlamak birçok nörolojik durumun tedavisinde ve önlenmesinde kritik bir rol oynar.

Nörobilim, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli nörolojik bozukluklar ve yaralanmalar hakkındaki anlayışımızı geliştirmeye yardımcı olmuştur:

  • DEHB (ADHD)

  • Bağımlılık

  • Otizm spektrum bozukluğu

  • İnme

  • Beyin tümörleri

  • Serebral palsi

  • Down sendromu

  • Epilepsi

  • Multipl skleroz

  • Parkinson hastalığı

  • Şizofreni

  • Siyatik

  • Uyku bozuklukları


Nörobilim Haberleri

İşte bilmeniz gereken bazı güncel nörobilim haberleri ve çığır açan gelişmeler.

  • Bilim insanları beynin navigasyon sistemini keşfetti. 2005 yılında nörobilimciler, entorhinal kortekste, hayvanların uzaydaki konumlarını nasıl takip ettiklerinde (hayatta kalma için temel bir mesele) büyük rol oynayan "grid" (ızgara) hücrelerini keşfettiler.

  • Nörobilim laboratuvarları optogenetiği benimsiyor. Nöronları ışıkla aktive etmeye yönelik bir teknik olan optogenetiğin 2005 yılında keşfi, nörobilim laboratuvarlarına seçilmiş nöronların bir hastalık veya davranıştaki rolünü incelemek için ayrıntılı bir yol sağladı.

  • Bilişsel davranışçı terapi bilimsel destek kazanıyor. 100'den fazla çalışmanın katıldığı 2012 tarihli bir meta-analiz, bilişsel davranışçı terapi için güçlü bir kanıt temeli buldu. BDT'nin özellikle anksiyete bozuklukları, somatoform bozukluklar, bulimia, öfke kontrol sorunları ve genel stres için oldukça destekleyici olduğu görüldü.

  • Bilim insanları kan-beyin bariyerini açtı. Nörobilimciler, beyni vücudun geri kalanından koruyan bir hücre ağı olan kan-beyin bariyerini başarıyla aşmayı başardılar. Bariyer, kan dolaşımındaki zararlı toksinlerin beyin dokusuna girmesini engellerken aynı zamanda beyne ilaç ulaştırmayı da zorlaştırıyor. Kan-beyin bariyeri insanlarda ilk kez 2015 yılında açıldı.

  • Yapay zeka, nöral implantlara güç veriyor. Nöral implantlar beynin elektriksel aktivitesini değiştirerek beyin hasarı veya nörolojik bozukluklardan etkilenen bölgelerdeki işlevlerin geri kazanılmasına yardımcı olabilir. Araştırmacılar, 2017 yılında beyin bozukluğu olan hastalarda zayıf sinapsları güçlendirebilecek nano ölçekli, yapay zeka destekli bir nöral implant prototipi üretti.

  • Beyin-bilgisayar arayüzleri nörolojik rehabilitasyonu geliştiriyor. Kuadriplejik (dört uzvu felçli) Rodrigo Hübner Mendes, 2017 yılında yalnızca beyin dalgalarını kullanarak Formula 1 (F1) aracı kullanan ilk kişi oldu. Bu, beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) ve invaziv olmayan EEG teknolojisinin birleştirilmesiyle mümkün oldu. Hübner Mendes, bir Emotiv Epoc+ EEG başlığı takarken, araçtaki bir bilgisayar onun düşüncelerini arabayı sürmek için komutlara dönüştürdü.


Nörobilim Davranışı Açıklamaya Nasıl Katkıda Bulunabilir?

 

Nörobilim Araştırmaları

Nörobilimin ana dallarından herhangi birindeki ilerlemeler bir bütün olarak bu alandaki araştırmalara katkıda bulunduğundan, nörobilim araştırmaları hızla büyüyen bir disiplindir. Nörobilim araştırma alanlarının konuları oldukça çeşitlidir ancak öncelikle sinir sisteminin işlevinin ve yapısının hastalık, davranış ve bilişsel süreçlerle ilişkisini kapsar.

Çocuklar İçin Nörobilim Videosu


Nörobilimdeki Büyük Soruları Yanıtlamak

Sinir sistemi inanılmaz sayıda davranışsal işlevde rol oynasa da bugün nörobilimdeki en ilginç konulardan bazıları nörobilim ve uyku, nörobilim ve insani motivasyon, sosyal nörobilim ve nöroekonomidir. Bu konuları keşfetmek, nörobilimin davranışı daha geniş bir ölçekte nasıl açıkladığına ışık tutmaktadır.


Nörobilim ve Uyku

Uyku geleneksel olarak tıp ve psikoloji kategorileri altında incelenmiştir. Nörobilimin 1900'lerin sonlarında köklü bir disiplinler arası alan haline gelmesiyle birlikte, nörobilim araştırmaları dikkatini uykuya yöneltmeye başladı. Hayvanların çalışabilmesi için belirli bir miktar uykuya ihtiyacı olduğundan (sağlıkları pahasına da olsa), uyku kritik bir sinirsel davranıştır. Uyku nörobilimi, uykuyu neyin oluşturduğunu, uykunun nasıl tetiklendiğini, uyku sırasında beyinde nelerin oluştuğunu ve uyku bozukluklarının nasıl ortaya çıktığını ve nasıl tedavi edildiğini araştırmayı amaçlar.

Bir EEG testi türü özellikle uyku bozukluklarını değerlendirmeye yöneliktir. "Polisomnografi" veya EEG uyku çalışması, bir EEG taraması gerçekleştirilirken vücut aktivitesini (kalp atış hızı, solunum ve oksijen seviyeleri) ölçen gecelik bir prosedürdür.


Nörobilim ve İnsani Motivasyon

Nörobilim ve insani motivasyon çalışması, normal ve anormal motivasyonun nörobiyolojik bileşenlerini inceler. Motivasyonu, yüksek başarı gösteren bireyleri tanımlayan bir tutum veya özellik olarak düşünebilirsiniz. Aslında motivasyon, biyolojik ve psikolojik süreçleri içeren nörolojik bir davranıştır.

Biyolojik düzeyde hayvanlar yiyecek, barınak ve su gibi hayatta kalma ihtiyaçlarını karşılamak için motive olurlar. Psikolojik düzeyde ise bir dizi faktör, bir hayvanın temel ihtiyaçlarını karşılamak için motivasyonel bir dürtüyü sürdürüp sürdüremeyeceğine katkıda bulunabilir. Örneğin depresyon ve şizofreni gibi nörolojik bozukluklar veya bağımlılık gibi hastalıklar motivasyonu bozar.

 

Daha Fazla Okuma İçin Nörobilim Konuları

Meditasyon Nörobilimi

Meditasyon yüzlerce nörobilim çalışmasının konusu olmuştur. Meditasyon, stres ve anksiyetenin azaltılmasıyla güçlü bir şekilde ilişkili olduğundan nörobilimciler bunun beyin aktivitesi üzerindeki etkileriyle ilgilenmektedir. Birçok çalışma, meditasyonun beyin aktivitesindeki değişiklikleri nasıl etkileyebileceğini gözlemlemek için EEG gibi beyin aktivitesi kayıt tekniklerini ve fMRG gibi nörogörüntüleme yöntemlerini kullanır.

Örneğin, yapılan eski bir çalışmada deneyimli Zen meditasyoncularının beyin aktivitelerini kaydetmek için EEG kullanılmıştır. Araştırmacılar Alfa dalgalarının ortaya çıktığını, Alfa dalgalarının genliğinde bir artış olduğunu, Alfa dalgalarının azaldığını ve Theta dalgalarının ortaya çıktığını gözlemlediler. EEG durumlarındaki bu değişiklikler, deneğin uyguladığı meditasyon süreciyle paraleldi. Alfa aktivitesi rahat, sakin ve berrak bir zihin durumuyla ilişkilidir; yetişkinlerdeki Theta aktivitesi ise uyuşuklukla ilişkilidir.

Depresyonun Nörobilimi

Beyindeki çeşitli yapıların depresyonda rol oynadığına inanılmaktadır. Biyolojik düzeyde nörobilimciler, belirli genlerin bir bireyin düşük ruh hallerine ne kadar yatkın olduğunu ve ilaca nasıl yanıt verdiğini etkileyebileceğini belirlemişlerdir.

Araştırmacılar, depresyonun bölgeleri ve işlevleri nasıl etkilediğini anlamak için nörogörüntüleme ve tomografi tekniklerini kullanmışlardır. fMRG taramaları, beyindeki bölgelerin uyaranlara yanıt verirken gösterdiği değişiklikleri ölçebilir; tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT) ve pozitron emisyon tomografisi (PET) ise nörotransmitterlerin yoğunluğunu ve dağılımını ölçebilir.

Depresif beyinde nöronlar arasındaki iletişim düzensiz olabilir; örneğin bir nöroreseptör, bir nörotransmittere etkisiz bir şekilde yanıt verebilir. Depresyonun yalnızca düşük nörotransmitter düzeylerine bağlı olmayabileceğini unutmamak önemlidir. Araştırmacılar depresyonun nörobilimini daha derinlemesine araştırdıkça travma, genetik, stres ve tıbbi durumlar da dahil olmak üzere depresyonun olası birçok nedeni hakkında daha iyi bir anlayış sağlıyorlar.

Bağımlılığın Nörobilimi

Toplumsal damgalamalar, bağımlılığı ahlaki kusurların veya zayıf iradenin bir sonucu olarak nitelendirmiştir. Son 30 yılda bağımlılığın nörobilimi üzerine yapılan araştırmalar, bağımlılığın aslında kronik bir beyin bozukluğu olduğunu göstermiştir. Bağımlılık, motivasyon ve ödül süreçlerinde yer alan nöral devreler sistemini (nörodevre olarak adlandırılır) bozar. Bağımlılığın nörobilimi; bir kişinin bağımlılığa ve madde bağımlılığına karşı ne kadar savunmasız olduğuna katkıda bulunan biyolojik, sosyal ve kültürel faktörlerin altında yatan nörolojik süreçleri inceler.

Bağımlılığın Nörobilimi Videosu
Müziğin Nörobilimi

Müziğin nörobilimi; müzik dinleme, icra etme, besteleme ve okuma gibi bilişsel süreçlerde yer alan nöral mekanizmaları anlamayı amaçlar.

Müzik bizi duygusal ve fiziksel olarak çok etkilediği için müziğin nörobilimi konusunda bağımsız birçok çalışma yürütülmüştür. Örneğin araştırmacılar, Demans veya Alzheimer hastası olan deneklerde müziğin hafıza hatırlamaya nasıl katkıda bulunduğunu incelemişlerdir.

Müziğin nörobilimi tüketici araştırmalarını da içermektedir. Yapılan bir deneyde tanınmış üç Norveçli sanatçının çeşitli türlerde müzik dinlerken EEG verileri kaydedildi. Kaydedilen EEG verileri, ünlü sanatçıların dinledikleri müziği beğenip beğenmediklerini tespit etmek için bir algoritma kullanılarak analiz edildi. Lars Vaular, Ole Paus ve Margaret Berger'ın kendi favori müzisyenleri olup olmadığını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyin.

“Müzik Beğenimizi Anlamak” Videosu


Belleğin Nörobilimi

Hafıza karmaşık bilişsel ve nöral süreçleri içerir ve bilim insanları hala belleğin nörobilimini araştırmaktadır. Ancak deneyimlerin beyinde nasıl kodlandığına dair temel bir anlayışa sahibiz. Sinapslar değiştirildiğinde veya yeniden yönlendirildiğinde yeni anılar oluşur. Hipokampus ve parahipokampal bölge kısa süreli olayları uzun süreli anılara dönüştürür. Amigdala duyguları yaşanmış deneyimlerimize entegre eder.


Bilincin Nörobilimi

Bilinç insan davranışını etkiler, dolayısıyla nörobilim bilinci açıklamak için bir bakış açısı sağlar. Bilincin nörobilimi çalışması öncelikle hangi nöral özelliklerin bir durumun bilinçli olup olmadığını (genel bilinç) açıkladığını ve hangi nöral özelliklerin bilinçli bir durumun temelini belirlediğini (özel bilinç) yanıtlamayı amaçlar.

 

Nörobilim Alanları

Nörobilim disiplinler arası bir çalışma olduğundan, modern araştırmalar ve gelişmeler birçok farklı nörobilim alanında kategorize edilebilir.

Nörobilim alanlarının listesi:

Aşağıdaki bölümlerde nörobilim ile psikoloji ve nörobilim ile nöroloji arasındaki farkları açıklayacak, ana nörobilim alanlarını (bilişsel ve davranışsal nörobilim) tanımlayacak ve yeni ortaya çıkan diğer alanları açıklayacağız.

  • Duygusal Nörobilim (Affective Neuroscience)

  • Davranışsal Nörobilim (Behavioral Neuroscience)

  • Hücresel Nörobilim (Cellular Neuroscience)

  • Klinik Nörobilim (Clinical Neuroscience)

  • Bilişsel Nörobilim (Cognitive Neuroscience)

  • Hesaplamalı Nörobilim (Computational Neuroscience)

  • Kültürel Nörobilim (Cultural Neuroscience)

  • Gelişimsel Bilişsel Nörobilim


  • Gelişimsel Nörobilim (Developmental Neuroscience)

  • Evrimsel Nörobilim (Evolutionary Neuroscience)

  • Eğitimsel Nörobilim (Educational Neuroscience)

  • Moleküler Nörobilim (Molecular Neuroscience)

  • Tıbbi Nörobilim (Medical Neuroscience)

  • Yapay sinir mühendisliği (Neural engineering)

  • Nöroanatomi (Neuroanatomy)

  • Nörokimya (Neurochemistry)

  • Nöroekonomi (Neuroeconomics)

  • Nöroetik (Neuroethics)

  • Nöroetoloji (Neuroethology)

  • Nörogastronomi (Neurogastronomy)

  • Nörogenetik (Neurogenetics)

  • Nörogörüntüleme (Neuroimaging)

  • Nöroimmünoloji (Neuroimmunology)

  • Nöroinformatik (Neuroinformatics)

  • Nörolinguistik (Neurolinguistics)

  • Nöropazarlama (Neuromarketing)

  • Nörofizik (Neurophysics)

  • Nörofizyoloji (Neurophysiology)

  • Nöropsikoloji (Neuropsychology)

  • Paleonörobiyoloji (Paleoneurobiology)

  • Sosyal Nörobilim (Social Neuroscience)

  • Sistemler Nörobilimi (Systems Neuroscience)

  • Teorik Nörobilim (Theoretical Neuroscience)

  • Transl決済 Nörobilim (Translational Neuroscience)

 

Nörobilim ile Psikoloji Arasındaki Fark Nedir?

Nörobilim psikoloji ile nasıl ilişkilidir? Nörobilim tanımına tekrar göz atalım. Nörobilim beynin davranışını ve işlevini etkileyen kimyasal, biyolojik and anatomik süreçlerin incelenmesidir; psikoloji ise insan davranışının soyut incelenmesidir. Psikoloji eğitimi alıp insan doğasını öğrenebilirsiniz ancak beynin nasıl çalıştığına dair bilimsel bilgiye sahip olmadan resmin tamamını göremeyebilirsiniz. Bilim insanları beynin kişilik, davranış ve duygu gibi psikolojik süreçlerde nasıl rol oynadığını hala keşfetmektedirler.

 

Nöroloji vs Nörobilim

Nörobilim sinir sisteminin incelenmesini konu alırken, nöroloji bunun tıbbi tedavisiyle ilgilenir. Nöroloji; merkezi, periferik ve otonom sinir sistemi konularında uzmanlaşmış tıp alanıdır. Nörologlar, sinirsel hastalıkları ve bozuklukları teşhis ve tedavi eden hekimlerdir.

 

Bilişsel Nörobilim

Bilişsel nörobilim, özellikle sinirsel bağlantılar açısından bilişin altında yatan biyolojik süreçleri inceleyen bir nörobilim alt alanıdır. Bilişsel nörobilimin amacı, beynin gerçekleştirdiği işlevleri nasıl yerine getirdiğini belirlemektir. Bilişsel nörobilim, biyolojik bilimleri psikiyatri ve psikoloji gibi davranış bilimleriyle birleştirdiği için hem psikolojinin hem de nörobilimin bir dalı (bilişsel bilim vs nörobilim) olarak kabul edilir. Nörobilim araştırmalarında kullanılan teknolojiler, özellikle de nörogörüntüleme, davranışsal verilerin yetersiz olduğu durumlarda davranışsal gözlemlere ilişkin içgörü sağlar.

 

Bilişsel Nörobilim Örneği

Bilişsel nörobilim deneylerini incelemek, iş başındaki bilişsel nörobilimi anlamak açısından faydalıdır. Yakın zamanda ödül kazanan bir deney, memnuniyet duygularıyla ilişkili bir nörotransmitter olan dopaminin karar vermedeki rolünü araştırmıştır. İnsanların hayatta kalabilmek için kendilerine fayda sağlayacak kararlar alabilmeleri gerekir. Ödülle sonuçlanan bir karar verdiğimizde, dopamin nöronlarının aktivite düzeyi artar ve sonunda bu tepki ödül beklentisiyle bile gerçekleşir.

Bu biyolojik süreç, terfiler veya diplomalar gibi neden daha büyük ödüller aradığımızı açıklar; çünkü daha yüksek sayıda ödül, daha yüksek hayatta kalma şansı ile bağlantılıdır. Karar verme, bilişi etkileyen biyolojik bir süreç örneğidir (bilişsel nörobilim örneği).


Davranışsal Nörobilim

Davranışsal nörobilim, biyolojiyi fizyoloji, genetik ve gelişimsel mekanizmaların incelenmesine uygulayarak beynin davranışı nasıl etkilediğini ortaya çıkarır. Adından da anlaşılacağı gibi bu alt alan nörobilim ile davranış arasındaki bağlantıdır. Davranışsal nörobilim, hem normal hem de anormal davranışların altında yatan biyolojik süreçleri (biyolojik nörobilim) araştırmak için sinir hücrelerine, nörotransmitterlere ve sinir devrelerine odaklanır.

Etkili birçok davranışsal nörobilim deneyi, insan dışı denekler (genellikle maymunlar, sıçanlar veya fareler) kullanarak kritik sonuçlara varmış ve bu durum, insan ve insan dışı organizmaların biyolojik ve davranışsal benzerlikler paylaştığı varsayımına yol açmıştır. Davranışsal nörobilim, biyolojik psikoloji, biyopsikoloji veya psikobiyoloji olarak da adlandırılır.

 

Hesaplamalı Nörobilim

Hesaplamalı nörobilim; nöral işlevi moleküler ve hücresel düzeyden ağ düzeyine ve dolayısıyla biliş ve davranış düzeyine kadar anlamak için teorik analizi, bilgisayar simülasyonlarını ve matematiksel modelleri kullanır.

 

Sosyal Nörobilim

Sosyal nörobilim, sosyal süreçleri ve davranışları anlamak için biyolojik kavramları inceler ve uygular. İnsanlar sosyal bir tür olduğu için aileler, topluluklar, mahalleler gibi sosyal birimler oluştururuz. Sosyal nörobilim, bu sosyal birimlerin mevcut olduğunu çünkü onlarla ilişkili sosyal davranışların insanların hayatta kalmasına ve üremesine yardımcı olduğunu savunur.

 

Klinik Nörobilim

Klinik nörobilim, sinirsel bozuklukların ve hastalıkların altında yatan biyolojik mekanizmaları inceler ve bu bozuklukları teşhis ve tedavi etmenin yollarını geliştirmeyi amaçlar. Klinik nörobilim aynı zamanda tıbbi nörobilim olarak da adlandırılır.


Eğitimsel Nörobilim

Eğitimsel nörobilim; öğrenme, okuma, hesaplama yapma gibi süreçlerde yer alan nöral süreçleri ve disleksi ile DEHB gibi eğitimle ilgili nörogelişimsel bozuklukları araştırarak biyolojik süreçler ile eğitim arasındaki bağlantıyı keşfeder.


Sistemler Nörobilimi

Sistemler nörobilimi, sinir hücrelerinin sinir yollarında, sinir devrelerinde ve sinir ağlarında nasıl davrandığının incelenmesini kapsar. Sistemler nörobilimi, beynin yapısını ve işlevini hem moleküler hem de hücresel düzeyde (örneğin sinir devrelerinin duyusal bilgileri nasıl analiz ettiğini ve belirli işlevleri nasıl yürüttüğünü) hem de bilişsel ve davranışsal düzeylerde (dil ve belleğin nasıl çalıştığını) anlamayı amaçlar.


Gelişimsel Bilişsel Nörobilim

Gelişimsel bilişsel nörobilim, gelişen zihindeki psikolojik süreçleri ve bunların nörolojik temellerini (çocuklar büyüdükçe biyolojik ve çevresel değişikliklerin beyni nasıl etkilediği dahil) inceler.


Gelişimsel Nörobilim

Gelişimsel nörobilim, sinir sistemini üreten ve etkileyen süreçlere ilişkin içgörü sağlar ve öncelikle doğum öncesi dönemde hücresel ve moleküler gelişimine odaklanır.


Teorik Nörobilim

"Teorik Nörobilim" terimi sıklıkla "Hesaplamalı Nörobilim" (nöral işlevi moleküler ve hücresel düzeyden ağ düzeyine, biliş ve davranış düzeyine kadar anlamak için teorik analizin, bilgisayar simülasyonlarının ve matematiksel modellerin kullanılması) ile birbirinin yerine kullanılır. Teorik ve hesaplamalı nörobilim arasındaki ince fark, teorik nörobilimin beyni incelemek için matematiksel modeller ve veri toplama önermek yerine teorik yaklaşımlar önermeyi vurgulamasıdır.


Translational Nörobilim

Translational nörobilim, sinirsel bozukluklar için klinik uygulamalar, çözümler ve tedaviler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu uygulamalar arasında beyin bilgisayar arayüzleri, işitsel ve retinal implantlar yer alır.


Moleküler Nörobilim

Moleküler nörobilim, moleküler biyoloji ve moleküler genetiği sinir sisteminin incelenmesine uygular. Bu alt alan, nöronların moleküler sinyallere nasıl tepki verdiğini, aksonların nasıl bağlantı modelleri oluşturduğunu ve beynin kendini değiştirme yeteneği olan nöroplastisitenin moleküler temelini inceler. Moleküler ve hücresel nörobilim, nöronların nasıl geliştiğini ve genetik değişikliklerin biyolojik işlevleri nasıl etkilediğini anlamayı amaçlar. Hücresel nörobilim, nöronları hücresel düzeyde inceler; nöronların birlikte nasıl çalıştığını, nöronların birbirini nasıl etkilediğini ve nöronların çeşitli tiplerini ve işlevlerini araştırır.


Duygu Nörobilimi

Genellikle duygusal nörobilim olarak adlandırılan duygu nörobilimi, duygunun sinirsel mekanizmalarının incelenmesidir. Duygunun doğrudan beynin merkezindeki limbik sistemdeki yapılarla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Duygusal nörobilim, nörobilimi psikoloji ile birleştirir. Örneğin, yakın zamana kadar araştırmacıların ayrı bilişsel süreçler olarak gördüğü duygusal ve duygusal olmayan süreçler arasındaki sinirsel ve zihinsel mekanizmaların örtüşmesini araştırabilir.


Nörobilimin Kısa Tarihi

Nörobilime yapılan en eski katkılardan bazıları filozoflar tarafından yapılmıştır. M.Ö. 400-300 yıllarına kadar kalp, bilincin kaynağı olarak görülüyordu. Hipokrat ve Platon, beynin duyu ve zekada rol oynayan bir aktör olduğunu savunarak bu fikre meydan okudular.

Hekim Luigi Galvani, 1700'lerin sonlarında hayvansal elektriği keşfederek nöronlardan ve kaslardan gelen elektrik sinyallerini inceleyen ilk kişilerden biri oldu.

1800'lerin başında Fransız fizyolog Jean Pierre Flourens, deneysel ablasyonun (cerrahi beyin lezyonu) öncüsü oldu ve zihnin kalpte değil beyinde yer aldığını kanıtlayan ilk kişi oldu. Flourens, sinir sisteminin farklı kısımlarının çıkarılmasının yarattığı etkileri gözlemledi.

19. yüzyılın sonlarında çok sayıda bilim insanı, nörobilimin beynin elektriksel aktivitesini anlamasının yolunu açtı. Emil du Bois-Reymond sinir sinyalinin elektriksel doğasını gösterdi, Hermann von Helmholtz sinir sinyalinin hızını ölçtü, Richard Caton and Adolf Beck ise tavşanların, maymunların ve köpeklerin serebral hemisferlerindeki elektriksel aktiviteyi gözlemlediler.

Camillo Golgi, sinir dokusunu ışık mikroskobu altında görüntülemek için bir boyama yöntemi (şu anda Golgi Boyası olarak bilinir) geliştirdi. Bu teknik, Santiago Ramón y Cajal tarafından kullanıldı ve sinir sisteminin bağımsız hücrelerden oluştuğu kavramı olan nöron teorisinin oluşmasına yol açtı. Golgi ve Ramón y Cajal daha sonra 1906 yılında Fizyoloji veya Tıp alanında Nobel Ödülü'nü kazandılar.

Paul Broca, John Hughlings Jackson ve Carl Wernicke, 1800'lerin sonlarında beynin belirli kısımlarının belirli işlevlerden sorumlu olduğunu öne süren nörobilimin "işlevin lokalizasyonu" hipotezine katkıda bulunmaya yardımcı oldular.

Nörobilim resmi olarak 1950'lerde ve 60'larda akademik bir disiplin olarak kuruldu. David Rioch, Francis O. Schmitt, James L. McGaugh ve Stephen Kuffler, nörobilimi biyomedikal araştırma kurumlarına entegre eden ve nörobilim araştırma programları ve bölümleri kuran ilk kişiler arasındaydı.

Bu artan ilgi, 1960'ların sonlarında bugün hala varlığını sürdüren çeşitli nörobilim organizasyonlarının kurulmasına yol açtı. Bunlar arasında Uluslararası Beyin Araştırmaları Örgütü, Uluslararası Nörokimya Derneği, Avrupa Beyin ve Davranış Derneği ve Nörobilim Derneği yer almaktadır.

Son dönemde nörobilimden nöropazarlama, nöroekonomi, nöroeğitim, nöroetik ve nörohukuk gibi bir dizi uygulamalı disiplin ortaya çıkmıştır.


Nörobilimi Kim Keşfetti?

Santiago Ramón y Cajal, beynin mikroskobik yapısına ilişkin öncü araştırmalarından dolayı "nörobilimin babası" olarak anılır. Ramón y Cajal, modern nörobilimin temeli olarak kabul edilen nöron teorisine dair kanıtlar sağladı. Sinir hücrelerinin sürekli değil, bağımsız ve bitişik (yakın mesafede) olduğunu gösterdi ve aksonal büyüme konisini (sinaptik hedefini arayan gelişmekte olan bir nörit uzantısı) keşfetti.


EEG Nörobilimi

Nörobilim araştırmalarında beyni analiz etmek için sıklıkla elektroensefalografi (EEG) gibi nörogörüntüleme teknikleri kullanılır. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeden elektrofizyolojik bir süreçtir. Nörobilimciler, insan davranışının altında yatan bilişsel süreçleri anlamak için EEG verilerini analiz edebilirler. Örneğin, bilişsel nörobilimciler farklı uyarılara tepki olarak beyin aktivitesinin nasıl değiştiğini izlemek için EEG kullanmışlardır (EEG bilişsel nörobilim).

EEG, bireyin geri bildirimini ve davranışını incelemek için bilimsel bir yol sağladığından, tüketici içgörüleri için de değerli bir çözümdür. Tüketici reaksiyonlarını incelemek için EEG gibi nöroteknolojilerin kullanılmasına tüketici nörobilimi veya nöropazarlama (nörobilim pazarlaması) adı verilir.

 

Klinik EEG ve Nörobilim

Klinik EEG ve Nörobilim; belirli koşullardan dolayı diğer teknolojilerin kullanılamadığı durumlarda (örneğin kafasında metal şarapnel veya plaka bulunan hastalar MRG çalışmalarına tabi tutulamaz) epilepsi, inme veya diğer bozuklukları olan hastaları teşhis etmek ve izlemek için EEG'yi kullanır. EEG ayrıca felç veya motor bozukluklardan muzdarip deneklerin beyin-bilgisayar arayüzü olarak kullanılması yoluyla rehabilitasyonunda veya işlevlerinin geri kazanılmasında da kullanılır. Klinik EEG uyku bozukluklarını değerlendirmek için de kullanılabilir.


Nörobilim Araştırmaları İçin EEG'nin Faydaları
  • Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRG) ile karşılaştırıldığında EEG, çok yüksek zamansal çözünürlüğe sahiptir, yani beynin milisaniye hızında gerçekleşen hızlı reaksiyonlarını yakalayabilir. Bu da beyinde ve çevrede olup bitenler açısından çok doğru bir senkronizasyon yapmasını sağlar.

  • EEG verileri invaziv olmayan bir yöntemle toplanır. Buna karşılık, elektrokortikografi elektrotların doğrudan beyin yüzeyine yerleştirilmesi için beyin cerrahisi gerektirir.

  • Davranışsal test yöntemleriyle karşılaştırıldığında EEG, örtük işlemeyi (yanıt gerektirmeyen işlemeyi) tespit edebilir. Motor tepki veremeyen deneklerde de kullanılabilir.

  • EEG uyku analizi, beyin olgunlaşmasının zamanlamasının önemli yönlerini gösterebilir.

  • Bir EEG makinesinin fiziksel bir tehlikesi yoktur. fMRG ve MRG, kalp pili gibi metal yardımcıları veya implantları olan hastalar için engelleyici olan güçlü mıknatıslardır.

 

Emotiv Nörobilim ürünleri sunuyor mu?

Emotiv akademik nörobilim araştırmaları, tüketici araştırmaları, bilişsel performans, nöropazarlama ve beyin kontrollü teknoloji uygulamaları için bir dizi nörobilim ürünü sunmaktadır. Emotiv'un nörobilim çözümleri arasında nörobilim yazılımı, BCI yazılımı ve EEG donanım teknolojisi yer almaktadır.

EmotivPro, araştırma ve eğitim için kullanıcıların EEG verilerini analiz etmelerine, EEG kayıtlarını gerçek zamanlı olarak görüntülemelerine ve olayları işaretlemelerine olanak tanıyan bir nörobilim yazılımı çözümüdür. EmotivBCI, bir bilgisayar içinde doğrudan bir BCI uygulamak için kullanılabilen bir beyin-bilgisayar arayüzü yazılımıdır. Emotiv'un ek nörobilim araçları arasında beyin görselleştirme yazılımı BrainViz yer alır.

Emotiv'un beyin ölçüm teknolojisine yönelik nörobilim ürünleri, pazardaki en uygun maliyetli ve güvenilir mobil ve kablosuz EEG Brainwear® cihazları olarak kabul edilmektedir. Nörobilim araştırmaları ve ticari kullanım için ödüllü EMOTIV EPOC+ başlığı ve 10. yıl özel sürümü Epoc X, profesyonel kalitede beyin verileri sağlar. EMOTIV EPOC FLEX başlığı, nörobilim araştırmaları için en uygun yüksek yoğunluklu kapsama alanı ve hareketli elektroensefalogram sensörleri sunar.

***Sorumluluk Reddi - Emotiv ürünleri yalnızca araştırma uygulamaları ve kişisel kullanım için tasarlanmıştır. Ürünlerimiz, 93/42/EEC sayılı AB direktifinde tanımlandığı şekliyle Tıbbi Cihaz olarak satılmamaktadır . Ürünlerimiz hastalıkların teşhisi veya tedavisi için tasarlanmamış veya bu amaçla üretilmemiştir.


Nörobilim Tanımı

Nörobilim; beynin davranışını ve işlevini etkileyen kimyasal, biyolojik ve anatomik süreçlerin incelenmesidir. Sinir sistemini anlamak için tıp, kimya, psikoloji, moleküler biyoloji, anatomi, fizik ve diğer yaşam bilimleri dahil olmak üzere çeşitli disiplinler arası alanları birleştirir.

Nörobilim Nedir?

Nörobilim, sinir sisteminin ve sinirlerin davranışı nasıl etkilediğinin geniş bir bilimsel yaklaşım yelpazesi kullanılarak incelenmesidir. Sinir bilimi olarak da adlandırılan nörobilim, hem sağlıklı bireylerde hem de beyin, psikiyatrik veya nörogelişimsel bozuklukları olan bireylerde sinir sisteminin nasıl çalıştığını, olgunlaştığını ve kendini nasıl koruduğunu anlamayı amaçlar. Öncelikle beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sisteminin yapısı ve gelişimine odaklanır.

Bu nedenle nörobilim araştırmaları sıklıkla beynin bilişsel davranış ve işlevleri nasıl etkilediğine odaklanır. Nörobilim çalışan kişilere nörobilimci adı verilir. Bir nörobilimci ile bir nörobilim uzmanı arasındaki fark şudur: "nörobilim uzmanı" genellikle beyin ve omurga koşullarının tedavisinde uzmanlaşmış hekimleri ifade ederken, nörobilimciler sinir sisteminin incelenmesinde uzmanlaşmış araştırmacılardır.


TED Talk Nörobilim


Nörobilim: Beyni Keşfetmek

Nörobilim, beyin ve beynin davranış ile bilişsel işlevler üzerindeki etkisi hakkında birincil bilgi kaynağımızdır. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) taramaları, elektroensefalogram (EEG) cihazları ve 3D görüntüleme teknolojisi gibi sayıları giderek artan araçlarla bu alan, beynin karmaşık işleyişinin çözülmesine yardımcı olur.

 

Nörobilim Neden Önemlidir?

Nörobilim bu kadar geniş bir insan işlevleri yelpazesini etkilediğinden, beyni anlamak birçok nörolojik durumun tedavisinde ve önlenmesinde kritik bir rol oynar.

Nörobilim, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli nörolojik bozukluklar ve yaralanmalar hakkındaki anlayışımızı geliştirmeye yardımcı olmuştur:

  • DEHB (ADHD)

  • Bağımlılık

  • Otizm spektrum bozukluğu

  • İnme

  • Beyin tümörleri

  • Serebral palsi

  • Down sendromu

  • Epilepsi

  • Multipl skleroz

  • Parkinson hastalığı

  • Şizofreni

  • Siyatik

  • Uyku bozuklukları


Nörobilim Haberleri

İşte bilmeniz gereken bazı güncel nörobilim haberleri ve çığır açan gelişmeler.

  • Bilim insanları beynin navigasyon sistemini keşfetti. 2005 yılında nörobilimciler, entorhinal kortekste, hayvanların uzaydaki konumlarını nasıl takip ettiklerinde (hayatta kalma için temel bir mesele) büyük rol oynayan "grid" (ızgara) hücrelerini keşfettiler.

  • Nörobilim laboratuvarları optogenetiği benimsiyor. Nöronları ışıkla aktive etmeye yönelik bir teknik olan optogenetiğin 2005 yılında keşfi, nörobilim laboratuvarlarına seçilmiş nöronların bir hastalık veya davranıştaki rolünü incelemek için ayrıntılı bir yol sağladı.

  • Bilişsel davranışçı terapi bilimsel destek kazanıyor. 100'den fazla çalışmanın katıldığı 2012 tarihli bir meta-analiz, bilişsel davranışçı terapi için güçlü bir kanıt temeli buldu. BDT'nin özellikle anksiyete bozuklukları, somatoform bozukluklar, bulimia, öfke kontrol sorunları ve genel stres için oldukça destekleyici olduğu görüldü.

  • Bilim insanları kan-beyin bariyerini açtı. Nörobilimciler, beyni vücudun geri kalanından koruyan bir hücre ağı olan kan-beyin bariyerini başarıyla aşmayı başardılar. Bariyer, kan dolaşımındaki zararlı toksinlerin beyin dokusuna girmesini engellerken aynı zamanda beyne ilaç ulaştırmayı da zorlaştırıyor. Kan-beyin bariyeri insanlarda ilk kez 2015 yılında açıldı.

  • Yapay zeka, nöral implantlara güç veriyor. Nöral implantlar beynin elektriksel aktivitesini değiştirerek beyin hasarı veya nörolojik bozukluklardan etkilenen bölgelerdeki işlevlerin geri kazanılmasına yardımcı olabilir. Araştırmacılar, 2017 yılında beyin bozukluğu olan hastalarda zayıf sinapsları güçlendirebilecek nano ölçekli, yapay zeka destekli bir nöral implant prototipi üretti.

  • Beyin-bilgisayar arayüzleri nörolojik rehabilitasyonu geliştiriyor. Kuadriplejik (dört uzvu felçli) Rodrigo Hübner Mendes, 2017 yılında yalnızca beyin dalgalarını kullanarak Formula 1 (F1) aracı kullanan ilk kişi oldu. Bu, beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) ve invaziv olmayan EEG teknolojisinin birleştirilmesiyle mümkün oldu. Hübner Mendes, bir Emotiv Epoc+ EEG başlığı takarken, araçtaki bir bilgisayar onun düşüncelerini arabayı sürmek için komutlara dönüştürdü.


Nörobilim Davranışı Açıklamaya Nasıl Katkıda Bulunabilir?

 

Nörobilim Araştırmaları

Nörobilimin ana dallarından herhangi birindeki ilerlemeler bir bütün olarak bu alandaki araştırmalara katkıda bulunduğundan, nörobilim araştırmaları hızla büyüyen bir disiplindir. Nörobilim araştırma alanlarının konuları oldukça çeşitlidir ancak öncelikle sinir sisteminin işlevinin ve yapısının hastalık, davranış ve bilişsel süreçlerle ilişkisini kapsar.

Çocuklar İçin Nörobilim Videosu


Nörobilimdeki Büyük Soruları Yanıtlamak

Sinir sistemi inanılmaz sayıda davranışsal işlevde rol oynasa da bugün nörobilimdeki en ilginç konulardan bazıları nörobilim ve uyku, nörobilim ve insani motivasyon, sosyal nörobilim ve nöroekonomidir. Bu konuları keşfetmek, nörobilimin davranışı daha geniş bir ölçekte nasıl açıkladığına ışık tutmaktadır.


Nörobilim ve Uyku

Uyku geleneksel olarak tıp ve psikoloji kategorileri altında incelenmiştir. Nörobilimin 1900'lerin sonlarında köklü bir disiplinler arası alan haline gelmesiyle birlikte, nörobilim araştırmaları dikkatini uykuya yöneltmeye başladı. Hayvanların çalışabilmesi için belirli bir miktar uykuya ihtiyacı olduğundan (sağlıkları pahasına da olsa), uyku kritik bir sinirsel davranıştır. Uyku nörobilimi, uykuyu neyin oluşturduğunu, uykunun nasıl tetiklendiğini, uyku sırasında beyinde nelerin oluştuğunu ve uyku bozukluklarının nasıl ortaya çıktığını ve nasıl tedavi edildiğini araştırmayı amaçlar.

Bir EEG testi türü özellikle uyku bozukluklarını değerlendirmeye yöneliktir. "Polisomnografi" veya EEG uyku çalışması, bir EEG taraması gerçekleştirilirken vücut aktivitesini (kalp atış hızı, solunum ve oksijen seviyeleri) ölçen gecelik bir prosedürdür.


Nörobilim ve İnsani Motivasyon

Nörobilim ve insani motivasyon çalışması, normal ve anormal motivasyonun nörobiyolojik bileşenlerini inceler. Motivasyonu, yüksek başarı gösteren bireyleri tanımlayan bir tutum veya özellik olarak düşünebilirsiniz. Aslında motivasyon, biyolojik ve psikolojik süreçleri içeren nörolojik bir davranıştır.

Biyolojik düzeyde hayvanlar yiyecek, barınak ve su gibi hayatta kalma ihtiyaçlarını karşılamak için motive olurlar. Psikolojik düzeyde ise bir dizi faktör, bir hayvanın temel ihtiyaçlarını karşılamak için motivasyonel bir dürtüyü sürdürüp sürdüremeyeceğine katkıda bulunabilir. Örneğin depresyon ve şizofreni gibi nörolojik bozukluklar veya bağımlılık gibi hastalıklar motivasyonu bozar.

 

Daha Fazla Okuma İçin Nörobilim Konuları

Meditasyon Nörobilimi

Meditasyon yüzlerce nörobilim çalışmasının konusu olmuştur. Meditasyon, stres ve anksiyetenin azaltılmasıyla güçlü bir şekilde ilişkili olduğundan nörobilimciler bunun beyin aktivitesi üzerindeki etkileriyle ilgilenmektedir. Birçok çalışma, meditasyonun beyin aktivitesindeki değişiklikleri nasıl etkileyebileceğini gözlemlemek için EEG gibi beyin aktivitesi kayıt tekniklerini ve fMRG gibi nörogörüntüleme yöntemlerini kullanır.

Örneğin, yapılan eski bir çalışmada deneyimli Zen meditasyoncularının beyin aktivitelerini kaydetmek için EEG kullanılmıştır. Araştırmacılar Alfa dalgalarının ortaya çıktığını, Alfa dalgalarının genliğinde bir artış olduğunu, Alfa dalgalarının azaldığını ve Theta dalgalarının ortaya çıktığını gözlemlediler. EEG durumlarındaki bu değişiklikler, deneğin uyguladığı meditasyon süreciyle paraleldi. Alfa aktivitesi rahat, sakin ve berrak bir zihin durumuyla ilişkilidir; yetişkinlerdeki Theta aktivitesi ise uyuşuklukla ilişkilidir.

Depresyonun Nörobilimi

Beyindeki çeşitli yapıların depresyonda rol oynadığına inanılmaktadır. Biyolojik düzeyde nörobilimciler, belirli genlerin bir bireyin düşük ruh hallerine ne kadar yatkın olduğunu ve ilaca nasıl yanıt verdiğini etkileyebileceğini belirlemişlerdir.

Araştırmacılar, depresyonun bölgeleri ve işlevleri nasıl etkilediğini anlamak için nörogörüntüleme ve tomografi tekniklerini kullanmışlardır. fMRG taramaları, beyindeki bölgelerin uyaranlara yanıt verirken gösterdiği değişiklikleri ölçebilir; tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT) ve pozitron emisyon tomografisi (PET) ise nörotransmitterlerin yoğunluğunu ve dağılımını ölçebilir.

Depresif beyinde nöronlar arasındaki iletişim düzensiz olabilir; örneğin bir nöroreseptör, bir nörotransmittere etkisiz bir şekilde yanıt verebilir. Depresyonun yalnızca düşük nörotransmitter düzeylerine bağlı olmayabileceğini unutmamak önemlidir. Araştırmacılar depresyonun nörobilimini daha derinlemesine araştırdıkça travma, genetik, stres ve tıbbi durumlar da dahil olmak üzere depresyonun olası birçok nedeni hakkında daha iyi bir anlayış sağlıyorlar.

Bağımlılığın Nörobilimi

Toplumsal damgalamalar, bağımlılığı ahlaki kusurların veya zayıf iradenin bir sonucu olarak nitelendirmiştir. Son 30 yılda bağımlılığın nörobilimi üzerine yapılan araştırmalar, bağımlılığın aslında kronik bir beyin bozukluğu olduğunu göstermiştir. Bağımlılık, motivasyon ve ödül süreçlerinde yer alan nöral devreler sistemini (nörodevre olarak adlandırılır) bozar. Bağımlılığın nörobilimi; bir kişinin bağımlılığa ve madde bağımlılığına karşı ne kadar savunmasız olduğuna katkıda bulunan biyolojik, sosyal ve kültürel faktörlerin altında yatan nörolojik süreçleri inceler.

Bağımlılığın Nörobilimi Videosu
Müziğin Nörobilimi

Müziğin nörobilimi; müzik dinleme, icra etme, besteleme ve okuma gibi bilişsel süreçlerde yer alan nöral mekanizmaları anlamayı amaçlar.

Müzik bizi duygusal ve fiziksel olarak çok etkilediği için müziğin nörobilimi konusunda bağımsız birçok çalışma yürütülmüştür. Örneğin araştırmacılar, Demans veya Alzheimer hastası olan deneklerde müziğin hafıza hatırlamaya nasıl katkıda bulunduğunu incelemişlerdir.

Müziğin nörobilimi tüketici araştırmalarını da içermektedir. Yapılan bir deneyde tanınmış üç Norveçli sanatçının çeşitli türlerde müzik dinlerken EEG verileri kaydedildi. Kaydedilen EEG verileri, ünlü sanatçıların dinledikleri müziği beğenip beğenmediklerini tespit etmek için bir algoritma kullanılarak analiz edildi. Lars Vaular, Ole Paus ve Margaret Berger'ın kendi favori müzisyenleri olup olmadığını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyin.

“Müzik Beğenimizi Anlamak” Videosu


Belleğin Nörobilimi

Hafıza karmaşık bilişsel ve nöral süreçleri içerir ve bilim insanları hala belleğin nörobilimini araştırmaktadır. Ancak deneyimlerin beyinde nasıl kodlandığına dair temel bir anlayışa sahibiz. Sinapslar değiştirildiğinde veya yeniden yönlendirildiğinde yeni anılar oluşur. Hipokampus ve parahipokampal bölge kısa süreli olayları uzun süreli anılara dönüştürür. Amigdala duyguları yaşanmış deneyimlerimize entegre eder.


Bilincin Nörobilimi

Bilinç insan davranışını etkiler, dolayısıyla nörobilim bilinci açıklamak için bir bakış açısı sağlar. Bilincin nörobilimi çalışması öncelikle hangi nöral özelliklerin bir durumun bilinçli olup olmadığını (genel bilinç) açıkladığını ve hangi nöral özelliklerin bilinçli bir durumun temelini belirlediğini (özel bilinç) yanıtlamayı amaçlar.

 

Nörobilim Alanları

Nörobilim disiplinler arası bir çalışma olduğundan, modern araştırmalar ve gelişmeler birçok farklı nörobilim alanında kategorize edilebilir.

Nörobilim alanlarının listesi:

Aşağıdaki bölümlerde nörobilim ile psikoloji ve nörobilim ile nöroloji arasındaki farkları açıklayacak, ana nörobilim alanlarını (bilişsel ve davranışsal nörobilim) tanımlayacak ve yeni ortaya çıkan diğer alanları açıklayacağız.

  • Duygusal Nörobilim (Affective Neuroscience)

  • Davranışsal Nörobilim (Behavioral Neuroscience)

  • Hücresel Nörobilim (Cellular Neuroscience)

  • Klinik Nörobilim (Clinical Neuroscience)

  • Bilişsel Nörobilim (Cognitive Neuroscience)

  • Hesaplamalı Nörobilim (Computational Neuroscience)

  • Kültürel Nörobilim (Cultural Neuroscience)

  • Gelişimsel Bilişsel Nörobilim


  • Gelişimsel Nörobilim (Developmental Neuroscience)

  • Evrimsel Nörobilim (Evolutionary Neuroscience)

  • Eğitimsel Nörobilim (Educational Neuroscience)

  • Moleküler Nörobilim (Molecular Neuroscience)

  • Tıbbi Nörobilim (Medical Neuroscience)

  • Yapay sinir mühendisliği (Neural engineering)

  • Nöroanatomi (Neuroanatomy)

  • Nörokimya (Neurochemistry)

  • Nöroekonomi (Neuroeconomics)

  • Nöroetik (Neuroethics)

  • Nöroetoloji (Neuroethology)

  • Nörogastronomi (Neurogastronomy)

  • Nörogenetik (Neurogenetics)

  • Nörogörüntüleme (Neuroimaging)

  • Nöroimmünoloji (Neuroimmunology)

  • Nöroinformatik (Neuroinformatics)

  • Nörolinguistik (Neurolinguistics)

  • Nöropazarlama (Neuromarketing)

  • Nörofizik (Neurophysics)

  • Nörofizyoloji (Neurophysiology)

  • Nöropsikoloji (Neuropsychology)

  • Paleonörobiyoloji (Paleoneurobiology)

  • Sosyal Nörobilim (Social Neuroscience)

  • Sistemler Nörobilimi (Systems Neuroscience)

  • Teorik Nörobilim (Theoretical Neuroscience)

  • Transl決済 Nörobilim (Translational Neuroscience)

 

Nörobilim ile Psikoloji Arasındaki Fark Nedir?

Nörobilim psikoloji ile nasıl ilişkilidir? Nörobilim tanımına tekrar göz atalım. Nörobilim beynin davranışını ve işlevini etkileyen kimyasal, biyolojik and anatomik süreçlerin incelenmesidir; psikoloji ise insan davranışının soyut incelenmesidir. Psikoloji eğitimi alıp insan doğasını öğrenebilirsiniz ancak beynin nasıl çalıştığına dair bilimsel bilgiye sahip olmadan resmin tamamını göremeyebilirsiniz. Bilim insanları beynin kişilik, davranış ve duygu gibi psikolojik süreçlerde nasıl rol oynadığını hala keşfetmektedirler.

 

Nöroloji vs Nörobilim

Nörobilim sinir sisteminin incelenmesini konu alırken, nöroloji bunun tıbbi tedavisiyle ilgilenir. Nöroloji; merkezi, periferik ve otonom sinir sistemi konularında uzmanlaşmış tıp alanıdır. Nörologlar, sinirsel hastalıkları ve bozuklukları teşhis ve tedavi eden hekimlerdir.

 

Bilişsel Nörobilim

Bilişsel nörobilim, özellikle sinirsel bağlantılar açısından bilişin altında yatan biyolojik süreçleri inceleyen bir nörobilim alt alanıdır. Bilişsel nörobilimin amacı, beynin gerçekleştirdiği işlevleri nasıl yerine getirdiğini belirlemektir. Bilişsel nörobilim, biyolojik bilimleri psikiyatri ve psikoloji gibi davranış bilimleriyle birleştirdiği için hem psikolojinin hem de nörobilimin bir dalı (bilişsel bilim vs nörobilim) olarak kabul edilir. Nörobilim araştırmalarında kullanılan teknolojiler, özellikle de nörogörüntüleme, davranışsal verilerin yetersiz olduğu durumlarda davranışsal gözlemlere ilişkin içgörü sağlar.

 

Bilişsel Nörobilim Örneği

Bilişsel nörobilim deneylerini incelemek, iş başındaki bilişsel nörobilimi anlamak açısından faydalıdır. Yakın zamanda ödül kazanan bir deney, memnuniyet duygularıyla ilişkili bir nörotransmitter olan dopaminin karar vermedeki rolünü araştırmıştır. İnsanların hayatta kalabilmek için kendilerine fayda sağlayacak kararlar alabilmeleri gerekir. Ödülle sonuçlanan bir karar verdiğimizde, dopamin nöronlarının aktivite düzeyi artar ve sonunda bu tepki ödül beklentisiyle bile gerçekleşir.

Bu biyolojik süreç, terfiler veya diplomalar gibi neden daha büyük ödüller aradığımızı açıklar; çünkü daha yüksek sayıda ödül, daha yüksek hayatta kalma şansı ile bağlantılıdır. Karar verme, bilişi etkileyen biyolojik bir süreç örneğidir (bilişsel nörobilim örneği).


Davranışsal Nörobilim

Davranışsal nörobilim, biyolojiyi fizyoloji, genetik ve gelişimsel mekanizmaların incelenmesine uygulayarak beynin davranışı nasıl etkilediğini ortaya çıkarır. Adından da anlaşılacağı gibi bu alt alan nörobilim ile davranış arasındaki bağlantıdır. Davranışsal nörobilim, hem normal hem de anormal davranışların altında yatan biyolojik süreçleri (biyolojik nörobilim) araştırmak için sinir hücrelerine, nörotransmitterlere ve sinir devrelerine odaklanır.

Etkili birçok davranışsal nörobilim deneyi, insan dışı denekler (genellikle maymunlar, sıçanlar veya fareler) kullanarak kritik sonuçlara varmış ve bu durum, insan ve insan dışı organizmaların biyolojik ve davranışsal benzerlikler paylaştığı varsayımına yol açmıştır. Davranışsal nörobilim, biyolojik psikoloji, biyopsikoloji veya psikobiyoloji olarak da adlandırılır.

 

Hesaplamalı Nörobilim

Hesaplamalı nörobilim; nöral işlevi moleküler ve hücresel düzeyden ağ düzeyine ve dolayısıyla biliş ve davranış düzeyine kadar anlamak için teorik analizi, bilgisayar simülasyonlarını ve matematiksel modelleri kullanır.

 

Sosyal Nörobilim

Sosyal nörobilim, sosyal süreçleri ve davranışları anlamak için biyolojik kavramları inceler ve uygular. İnsanlar sosyal bir tür olduğu için aileler, topluluklar, mahalleler gibi sosyal birimler oluştururuz. Sosyal nörobilim, bu sosyal birimlerin mevcut olduğunu çünkü onlarla ilişkili sosyal davranışların insanların hayatta kalmasına ve üremesine yardımcı olduğunu savunur.

 

Klinik Nörobilim

Klinik nörobilim, sinirsel bozuklukların ve hastalıkların altında yatan biyolojik mekanizmaları inceler ve bu bozuklukları teşhis ve tedavi etmenin yollarını geliştirmeyi amaçlar. Klinik nörobilim aynı zamanda tıbbi nörobilim olarak da adlandırılır.


Eğitimsel Nörobilim

Eğitimsel nörobilim; öğrenme, okuma, hesaplama yapma gibi süreçlerde yer alan nöral süreçleri ve disleksi ile DEHB gibi eğitimle ilgili nörogelişimsel bozuklukları araştırarak biyolojik süreçler ile eğitim arasındaki bağlantıyı keşfeder.


Sistemler Nörobilimi

Sistemler nörobilimi, sinir hücrelerinin sinir yollarında, sinir devrelerinde ve sinir ağlarında nasıl davrandığının incelenmesini kapsar. Sistemler nörobilimi, beynin yapısını ve işlevini hem moleküler hem de hücresel düzeyde (örneğin sinir devrelerinin duyusal bilgileri nasıl analiz ettiğini ve belirli işlevleri nasıl yürüttüğünü) hem de bilişsel ve davranışsal düzeylerde (dil ve belleğin nasıl çalıştığını) anlamayı amaçlar.


Gelişimsel Bilişsel Nörobilim

Gelişimsel bilişsel nörobilim, gelişen zihindeki psikolojik süreçleri ve bunların nörolojik temellerini (çocuklar büyüdükçe biyolojik ve çevresel değişikliklerin beyni nasıl etkilediği dahil) inceler.


Gelişimsel Nörobilim

Gelişimsel nörobilim, sinir sistemini üreten ve etkileyen süreçlere ilişkin içgörü sağlar ve öncelikle doğum öncesi dönemde hücresel ve moleküler gelişimine odaklanır.


Teorik Nörobilim

"Teorik Nörobilim" terimi sıklıkla "Hesaplamalı Nörobilim" (nöral işlevi moleküler ve hücresel düzeyden ağ düzeyine, biliş ve davranış düzeyine kadar anlamak için teorik analizin, bilgisayar simülasyonlarının ve matematiksel modellerin kullanılması) ile birbirinin yerine kullanılır. Teorik ve hesaplamalı nörobilim arasındaki ince fark, teorik nörobilimin beyni incelemek için matematiksel modeller ve veri toplama önermek yerine teorik yaklaşımlar önermeyi vurgulamasıdır.


Translational Nörobilim

Translational nörobilim, sinirsel bozukluklar için klinik uygulamalar, çözümler ve tedaviler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu uygulamalar arasında beyin bilgisayar arayüzleri, işitsel ve retinal implantlar yer alır.


Moleküler Nörobilim

Moleküler nörobilim, moleküler biyoloji ve moleküler genetiği sinir sisteminin incelenmesine uygular. Bu alt alan, nöronların moleküler sinyallere nasıl tepki verdiğini, aksonların nasıl bağlantı modelleri oluşturduğunu ve beynin kendini değiştirme yeteneği olan nöroplastisitenin moleküler temelini inceler. Moleküler ve hücresel nörobilim, nöronların nasıl geliştiğini ve genetik değişikliklerin biyolojik işlevleri nasıl etkilediğini anlamayı amaçlar. Hücresel nörobilim, nöronları hücresel düzeyde inceler; nöronların birlikte nasıl çalıştığını, nöronların birbirini nasıl etkilediğini ve nöronların çeşitli tiplerini ve işlevlerini araştırır.


Duygu Nörobilimi

Genellikle duygusal nörobilim olarak adlandırılan duygu nörobilimi, duygunun sinirsel mekanizmalarının incelenmesidir. Duygunun doğrudan beynin merkezindeki limbik sistemdeki yapılarla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Duygusal nörobilim, nörobilimi psikoloji ile birleştirir. Örneğin, yakın zamana kadar araştırmacıların ayrı bilişsel süreçler olarak gördüğü duygusal ve duygusal olmayan süreçler arasındaki sinirsel ve zihinsel mekanizmaların örtüşmesini araştırabilir.


Nörobilimin Kısa Tarihi

Nörobilime yapılan en eski katkılardan bazıları filozoflar tarafından yapılmıştır. M.Ö. 400-300 yıllarına kadar kalp, bilincin kaynağı olarak görülüyordu. Hipokrat ve Platon, beynin duyu ve zekada rol oynayan bir aktör olduğunu savunarak bu fikre meydan okudular.

Hekim Luigi Galvani, 1700'lerin sonlarında hayvansal elektriği keşfederek nöronlardan ve kaslardan gelen elektrik sinyallerini inceleyen ilk kişilerden biri oldu.

1800'lerin başında Fransız fizyolog Jean Pierre Flourens, deneysel ablasyonun (cerrahi beyin lezyonu) öncüsü oldu ve zihnin kalpte değil beyinde yer aldığını kanıtlayan ilk kişi oldu. Flourens, sinir sisteminin farklı kısımlarının çıkarılmasının yarattığı etkileri gözlemledi.

19. yüzyılın sonlarında çok sayıda bilim insanı, nörobilimin beynin elektriksel aktivitesini anlamasının yolunu açtı. Emil du Bois-Reymond sinir sinyalinin elektriksel doğasını gösterdi, Hermann von Helmholtz sinir sinyalinin hızını ölçtü, Richard Caton and Adolf Beck ise tavşanların, maymunların ve köpeklerin serebral hemisferlerindeki elektriksel aktiviteyi gözlemlediler.

Camillo Golgi, sinir dokusunu ışık mikroskobu altında görüntülemek için bir boyama yöntemi (şu anda Golgi Boyası olarak bilinir) geliştirdi. Bu teknik, Santiago Ramón y Cajal tarafından kullanıldı ve sinir sisteminin bağımsız hücrelerden oluştuğu kavramı olan nöron teorisinin oluşmasına yol açtı. Golgi ve Ramón y Cajal daha sonra 1906 yılında Fizyoloji veya Tıp alanında Nobel Ödülü'nü kazandılar.

Paul Broca, John Hughlings Jackson ve Carl Wernicke, 1800'lerin sonlarında beynin belirli kısımlarının belirli işlevlerden sorumlu olduğunu öne süren nörobilimin "işlevin lokalizasyonu" hipotezine katkıda bulunmaya yardımcı oldular.

Nörobilim resmi olarak 1950'lerde ve 60'larda akademik bir disiplin olarak kuruldu. David Rioch, Francis O. Schmitt, James L. McGaugh ve Stephen Kuffler, nörobilimi biyomedikal araştırma kurumlarına entegre eden ve nörobilim araştırma programları ve bölümleri kuran ilk kişiler arasındaydı.

Bu artan ilgi, 1960'ların sonlarında bugün hala varlığını sürdüren çeşitli nörobilim organizasyonlarının kurulmasına yol açtı. Bunlar arasında Uluslararası Beyin Araştırmaları Örgütü, Uluslararası Nörokimya Derneği, Avrupa Beyin ve Davranış Derneği ve Nörobilim Derneği yer almaktadır.

Son dönemde nörobilimden nöropazarlama, nöroekonomi, nöroeğitim, nöroetik ve nörohukuk gibi bir dizi uygulamalı disiplin ortaya çıkmıştır.


Nörobilimi Kim Keşfetti?

Santiago Ramón y Cajal, beynin mikroskobik yapısına ilişkin öncü araştırmalarından dolayı "nörobilimin babası" olarak anılır. Ramón y Cajal, modern nörobilimin temeli olarak kabul edilen nöron teorisine dair kanıtlar sağladı. Sinir hücrelerinin sürekli değil, bağımsız ve bitişik (yakın mesafede) olduğunu gösterdi ve aksonal büyüme konisini (sinaptik hedefini arayan gelişmekte olan bir nörit uzantısı) keşfetti.


EEG Nörobilimi

Nörobilim araştırmalarında beyni analiz etmek için sıklıkla elektroensefalografi (EEG) gibi nörogörüntüleme teknikleri kullanılır. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeden elektrofizyolojik bir süreçtir. Nörobilimciler, insan davranışının altında yatan bilişsel süreçleri anlamak için EEG verilerini analiz edebilirler. Örneğin, bilişsel nörobilimciler farklı uyarılara tepki olarak beyin aktivitesinin nasıl değiştiğini izlemek için EEG kullanmışlardır (EEG bilişsel nörobilim).

EEG, bireyin geri bildirimini ve davranışını incelemek için bilimsel bir yol sağladığından, tüketici içgörüleri için de değerli bir çözümdür. Tüketici reaksiyonlarını incelemek için EEG gibi nöroteknolojilerin kullanılmasına tüketici nörobilimi veya nöropazarlama (nörobilim pazarlaması) adı verilir.

 

Klinik EEG ve Nörobilim

Klinik EEG ve Nörobilim; belirli koşullardan dolayı diğer teknolojilerin kullanılamadığı durumlarda (örneğin kafasında metal şarapnel veya plaka bulunan hastalar MRG çalışmalarına tabi tutulamaz) epilepsi, inme veya diğer bozuklukları olan hastaları teşhis etmek ve izlemek için EEG'yi kullanır. EEG ayrıca felç veya motor bozukluklardan muzdarip deneklerin beyin-bilgisayar arayüzü olarak kullanılması yoluyla rehabilitasyonunda veya işlevlerinin geri kazanılmasında da kullanılır. Klinik EEG uyku bozukluklarını değerlendirmek için de kullanılabilir.


Nörobilim Araştırmaları İçin EEG'nin Faydaları
  • Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRG) ile karşılaştırıldığında EEG, çok yüksek zamansal çözünürlüğe sahiptir, yani beynin milisaniye hızında gerçekleşen hızlı reaksiyonlarını yakalayabilir. Bu da beyinde ve çevrede olup bitenler açısından çok doğru bir senkronizasyon yapmasını sağlar.

  • EEG verileri invaziv olmayan bir yöntemle toplanır. Buna karşılık, elektrokortikografi elektrotların doğrudan beyin yüzeyine yerleştirilmesi için beyin cerrahisi gerektirir.

  • Davranışsal test yöntemleriyle karşılaştırıldığında EEG, örtük işlemeyi (yanıt gerektirmeyen işlemeyi) tespit edebilir. Motor tepki veremeyen deneklerde de kullanılabilir.

  • EEG uyku analizi, beyin olgunlaşmasının zamanlamasının önemli yönlerini gösterebilir.

  • Bir EEG makinesinin fiziksel bir tehlikesi yoktur. fMRG ve MRG, kalp pili gibi metal yardımcıları veya implantları olan hastalar için engelleyici olan güçlü mıknatıslardır.

 

Emotiv Nörobilim ürünleri sunuyor mu?

Emotiv akademik nörobilim araştırmaları, tüketici araştırmaları, bilişsel performans, nöropazarlama ve beyin kontrollü teknoloji uygulamaları için bir dizi nörobilim ürünü sunmaktadır. Emotiv'un nörobilim çözümleri arasında nörobilim yazılımı, BCI yazılımı ve EEG donanım teknolojisi yer almaktadır.

EmotivPro, araştırma ve eğitim için kullanıcıların EEG verilerini analiz etmelerine, EEG kayıtlarını gerçek zamanlı olarak görüntülemelerine ve olayları işaretlemelerine olanak tanıyan bir nörobilim yazılımı çözümüdür. EmotivBCI, bir bilgisayar içinde doğrudan bir BCI uygulamak için kullanılabilen bir beyin-bilgisayar arayüzü yazılımıdır. Emotiv'un ek nörobilim araçları arasında beyin görselleştirme yazılımı BrainViz yer alır.

Emotiv'un beyin ölçüm teknolojisine yönelik nörobilim ürünleri, pazardaki en uygun maliyetli ve güvenilir mobil ve kablosuz EEG Brainwear® cihazları olarak kabul edilmektedir. Nörobilim araştırmaları ve ticari kullanım için ödüllü EMOTIV EPOC+ başlığı ve 10. yıl özel sürümü Epoc X, profesyonel kalitede beyin verileri sağlar. EMOTIV EPOC FLEX başlığı, nörobilim araştırmaları için en uygun yüksek yoğunluklu kapsama alanı ve hareketli elektroensefalogram sensörleri sunar.

***Sorumluluk Reddi - Emotiv ürünleri yalnızca araştırma uygulamaları ve kişisel kullanım için tasarlanmıştır. Ürünlerimiz, 93/42/EEC sayılı AB direktifinde tanımlandığı şekliyle Tıbbi Cihaz olarak satılmamaktadır . Ürünlerimiz hastalıkların teşhisi veya tedavisi için tasarlanmamış veya bu amaçla üretilmemiştir.


Nörobilim Tanımı

Nörobilim; beynin davranışını ve işlevini etkileyen kimyasal, biyolojik ve anatomik süreçlerin incelenmesidir. Sinir sistemini anlamak için tıp, kimya, psikoloji, moleküler biyoloji, anatomi, fizik ve diğer yaşam bilimleri dahil olmak üzere çeşitli disiplinler arası alanları birleştirir.

Nörobilim Nedir?

Nörobilim, sinir sisteminin ve sinirlerin davranışı nasıl etkilediğinin geniş bir bilimsel yaklaşım yelpazesi kullanılarak incelenmesidir. Sinir bilimi olarak da adlandırılan nörobilim, hem sağlıklı bireylerde hem de beyin, psikiyatrik veya nörogelişimsel bozuklukları olan bireylerde sinir sisteminin nasıl çalıştığını, olgunlaştığını ve kendini nasıl koruduğunu anlamayı amaçlar. Öncelikle beyin ve omurilikten oluşan merkezi sinir sisteminin yapısı ve gelişimine odaklanır.

Bu nedenle nörobilim araştırmaları sıklıkla beynin bilişsel davranış ve işlevleri nasıl etkilediğine odaklanır. Nörobilim çalışan kişilere nörobilimci adı verilir. Bir nörobilimci ile bir nörobilim uzmanı arasındaki fark şudur: "nörobilim uzmanı" genellikle beyin ve omurga koşullarının tedavisinde uzmanlaşmış hekimleri ifade ederken, nörobilimciler sinir sisteminin incelenmesinde uzmanlaşmış araştırmacılardır.


TED Talk Nörobilim


Nörobilim: Beyni Keşfetmek

Nörobilim, beyin ve beynin davranış ile bilişsel işlevler üzerindeki etkisi hakkında birincil bilgi kaynağımızdır. Manyetik rezonans görüntüleme (MRG) taramaları, elektroensefalogram (EEG) cihazları ve 3D görüntüleme teknolojisi gibi sayıları giderek artan araçlarla bu alan, beynin karmaşık işleyişinin çözülmesine yardımcı olur.

 

Nörobilim Neden Önemlidir?

Nörobilim bu kadar geniş bir insan işlevleri yelpazesini etkilediğinden, beyni anlamak birçok nörolojik durumun tedavisinde ve önlenmesinde kritik bir rol oynar.

Nörobilim, aşağıdakiler de dahil olmak üzere çeşitli nörolojik bozukluklar ve yaralanmalar hakkındaki anlayışımızı geliştirmeye yardımcı olmuştur:

  • DEHB (ADHD)

  • Bağımlılık

  • Otizm spektrum bozukluğu

  • İnme

  • Beyin tümörleri

  • Serebral palsi

  • Down sendromu

  • Epilepsi

  • Multipl skleroz

  • Parkinson hastalığı

  • Şizofreni

  • Siyatik

  • Uyku bozuklukları


Nörobilim Haberleri

İşte bilmeniz gereken bazı güncel nörobilim haberleri ve çığır açan gelişmeler.

  • Bilim insanları beynin navigasyon sistemini keşfetti. 2005 yılında nörobilimciler, entorhinal kortekste, hayvanların uzaydaki konumlarını nasıl takip ettiklerinde (hayatta kalma için temel bir mesele) büyük rol oynayan "grid" (ızgara) hücrelerini keşfettiler.

  • Nörobilim laboratuvarları optogenetiği benimsiyor. Nöronları ışıkla aktive etmeye yönelik bir teknik olan optogenetiğin 2005 yılında keşfi, nörobilim laboratuvarlarına seçilmiş nöronların bir hastalık veya davranıştaki rolünü incelemek için ayrıntılı bir yol sağladı.

  • Bilişsel davranışçı terapi bilimsel destek kazanıyor. 100'den fazla çalışmanın katıldığı 2012 tarihli bir meta-analiz, bilişsel davranışçı terapi için güçlü bir kanıt temeli buldu. BDT'nin özellikle anksiyete bozuklukları, somatoform bozukluklar, bulimia, öfke kontrol sorunları ve genel stres için oldukça destekleyici olduğu görüldü.

  • Bilim insanları kan-beyin bariyerini açtı. Nörobilimciler, beyni vücudun geri kalanından koruyan bir hücre ağı olan kan-beyin bariyerini başarıyla aşmayı başardılar. Bariyer, kan dolaşımındaki zararlı toksinlerin beyin dokusuna girmesini engellerken aynı zamanda beyne ilaç ulaştırmayı da zorlaştırıyor. Kan-beyin bariyeri insanlarda ilk kez 2015 yılında açıldı.

  • Yapay zeka, nöral implantlara güç veriyor. Nöral implantlar beynin elektriksel aktivitesini değiştirerek beyin hasarı veya nörolojik bozukluklardan etkilenen bölgelerdeki işlevlerin geri kazanılmasına yardımcı olabilir. Araştırmacılar, 2017 yılında beyin bozukluğu olan hastalarda zayıf sinapsları güçlendirebilecek nano ölçekli, yapay zeka destekli bir nöral implant prototipi üretti.

  • Beyin-bilgisayar arayüzleri nörolojik rehabilitasyonu geliştiriyor. Kuadriplejik (dört uzvu felçli) Rodrigo Hübner Mendes, 2017 yılında yalnızca beyin dalgalarını kullanarak Formula 1 (F1) aracı kullanan ilk kişi oldu. Bu, beyin-bilgisayar arayüzü (BCI) ve invaziv olmayan EEG teknolojisinin birleştirilmesiyle mümkün oldu. Hübner Mendes, bir Emotiv Epoc+ EEG başlığı takarken, araçtaki bir bilgisayar onun düşüncelerini arabayı sürmek için komutlara dönüştürdü.


Nörobilim Davranışı Açıklamaya Nasıl Katkıda Bulunabilir?

 

Nörobilim Araştırmaları

Nörobilimin ana dallarından herhangi birindeki ilerlemeler bir bütün olarak bu alandaki araştırmalara katkıda bulunduğundan, nörobilim araştırmaları hızla büyüyen bir disiplindir. Nörobilim araştırma alanlarının konuları oldukça çeşitlidir ancak öncelikle sinir sisteminin işlevinin ve yapısının hastalık, davranış ve bilişsel süreçlerle ilişkisini kapsar.

Çocuklar İçin Nörobilim Videosu


Nörobilimdeki Büyük Soruları Yanıtlamak

Sinir sistemi inanılmaz sayıda davranışsal işlevde rol oynasa da bugün nörobilimdeki en ilginç konulardan bazıları nörobilim ve uyku, nörobilim ve insani motivasyon, sosyal nörobilim ve nöroekonomidir. Bu konuları keşfetmek, nörobilimin davranışı daha geniş bir ölçekte nasıl açıkladığına ışık tutmaktadır.


Nörobilim ve Uyku

Uyku geleneksel olarak tıp ve psikoloji kategorileri altında incelenmiştir. Nörobilimin 1900'lerin sonlarında köklü bir disiplinler arası alan haline gelmesiyle birlikte, nörobilim araştırmaları dikkatini uykuya yöneltmeye başladı. Hayvanların çalışabilmesi için belirli bir miktar uykuya ihtiyacı olduğundan (sağlıkları pahasına da olsa), uyku kritik bir sinirsel davranıştır. Uyku nörobilimi, uykuyu neyin oluşturduğunu, uykunun nasıl tetiklendiğini, uyku sırasında beyinde nelerin oluştuğunu ve uyku bozukluklarının nasıl ortaya çıktığını ve nasıl tedavi edildiğini araştırmayı amaçlar.

Bir EEG testi türü özellikle uyku bozukluklarını değerlendirmeye yöneliktir. "Polisomnografi" veya EEG uyku çalışması, bir EEG taraması gerçekleştirilirken vücut aktivitesini (kalp atış hızı, solunum ve oksijen seviyeleri) ölçen gecelik bir prosedürdür.


Nörobilim ve İnsani Motivasyon

Nörobilim ve insani motivasyon çalışması, normal ve anormal motivasyonun nörobiyolojik bileşenlerini inceler. Motivasyonu, yüksek başarı gösteren bireyleri tanımlayan bir tutum veya özellik olarak düşünebilirsiniz. Aslında motivasyon, biyolojik ve psikolojik süreçleri içeren nörolojik bir davranıştır.

Biyolojik düzeyde hayvanlar yiyecek, barınak ve su gibi hayatta kalma ihtiyaçlarını karşılamak için motive olurlar. Psikolojik düzeyde ise bir dizi faktör, bir hayvanın temel ihtiyaçlarını karşılamak için motivasyonel bir dürtüyü sürdürüp sürdüremeyeceğine katkıda bulunabilir. Örneğin depresyon ve şizofreni gibi nörolojik bozukluklar veya bağımlılık gibi hastalıklar motivasyonu bozar.

 

Daha Fazla Okuma İçin Nörobilim Konuları

Meditasyon Nörobilimi

Meditasyon yüzlerce nörobilim çalışmasının konusu olmuştur. Meditasyon, stres ve anksiyetenin azaltılmasıyla güçlü bir şekilde ilişkili olduğundan nörobilimciler bunun beyin aktivitesi üzerindeki etkileriyle ilgilenmektedir. Birçok çalışma, meditasyonun beyin aktivitesindeki değişiklikleri nasıl etkileyebileceğini gözlemlemek için EEG gibi beyin aktivitesi kayıt tekniklerini ve fMRG gibi nörogörüntüleme yöntemlerini kullanır.

Örneğin, yapılan eski bir çalışmada deneyimli Zen meditasyoncularının beyin aktivitelerini kaydetmek için EEG kullanılmıştır. Araştırmacılar Alfa dalgalarının ortaya çıktığını, Alfa dalgalarının genliğinde bir artış olduğunu, Alfa dalgalarının azaldığını ve Theta dalgalarının ortaya çıktığını gözlemlediler. EEG durumlarındaki bu değişiklikler, deneğin uyguladığı meditasyon süreciyle paraleldi. Alfa aktivitesi rahat, sakin ve berrak bir zihin durumuyla ilişkilidir; yetişkinlerdeki Theta aktivitesi ise uyuşuklukla ilişkilidir.

Depresyonun Nörobilimi

Beyindeki çeşitli yapıların depresyonda rol oynadığına inanılmaktadır. Biyolojik düzeyde nörobilimciler, belirli genlerin bir bireyin düşük ruh hallerine ne kadar yatkın olduğunu ve ilaca nasıl yanıt verdiğini etkileyebileceğini belirlemişlerdir.

Araştırmacılar, depresyonun bölgeleri ve işlevleri nasıl etkilediğini anlamak için nörogörüntüleme ve tomografi tekniklerini kullanmışlardır. fMRG taramaları, beyindeki bölgelerin uyaranlara yanıt verirken gösterdiği değişiklikleri ölçebilir; tek foton emisyonlu bilgisayarlı tomografi (SPECT) ve pozitron emisyon tomografisi (PET) ise nörotransmitterlerin yoğunluğunu ve dağılımını ölçebilir.

Depresif beyinde nöronlar arasındaki iletişim düzensiz olabilir; örneğin bir nöroreseptör, bir nörotransmittere etkisiz bir şekilde yanıt verebilir. Depresyonun yalnızca düşük nörotransmitter düzeylerine bağlı olmayabileceğini unutmamak önemlidir. Araştırmacılar depresyonun nörobilimini daha derinlemesine araştırdıkça travma, genetik, stres ve tıbbi durumlar da dahil olmak üzere depresyonun olası birçok nedeni hakkında daha iyi bir anlayış sağlıyorlar.

Bağımlılığın Nörobilimi

Toplumsal damgalamalar, bağımlılığı ahlaki kusurların veya zayıf iradenin bir sonucu olarak nitelendirmiştir. Son 30 yılda bağımlılığın nörobilimi üzerine yapılan araştırmalar, bağımlılığın aslında kronik bir beyin bozukluğu olduğunu göstermiştir. Bağımlılık, motivasyon ve ödül süreçlerinde yer alan nöral devreler sistemini (nörodevre olarak adlandırılır) bozar. Bağımlılığın nörobilimi; bir kişinin bağımlılığa ve madde bağımlılığına karşı ne kadar savunmasız olduğuna katkıda bulunan biyolojik, sosyal ve kültürel faktörlerin altında yatan nörolojik süreçleri inceler.

Bağımlılığın Nörobilimi Videosu
Müziğin Nörobilimi

Müziğin nörobilimi; müzik dinleme, icra etme, besteleme ve okuma gibi bilişsel süreçlerde yer alan nöral mekanizmaları anlamayı amaçlar.

Müzik bizi duygusal ve fiziksel olarak çok etkilediği için müziğin nörobilimi konusunda bağımsız birçok çalışma yürütülmüştür. Örneğin araştırmacılar, Demans veya Alzheimer hastası olan deneklerde müziğin hafıza hatırlamaya nasıl katkıda bulunduğunu incelemişlerdir.

Müziğin nörobilimi tüketici araştırmalarını da içermektedir. Yapılan bir deneyde tanınmış üç Norveçli sanatçının çeşitli türlerde müzik dinlerken EEG verileri kaydedildi. Kaydedilen EEG verileri, ünlü sanatçıların dinledikleri müziği beğenip beğenmediklerini tespit etmek için bir algoritma kullanılarak analiz edildi. Lars Vaular, Ole Paus ve Margaret Berger'ın kendi favori müzisyenleri olup olmadığını öğrenmek için aşağıdaki videoyu izleyin.

“Müzik Beğenimizi Anlamak” Videosu


Belleğin Nörobilimi

Hafıza karmaşık bilişsel ve nöral süreçleri içerir ve bilim insanları hala belleğin nörobilimini araştırmaktadır. Ancak deneyimlerin beyinde nasıl kodlandığına dair temel bir anlayışa sahibiz. Sinapslar değiştirildiğinde veya yeniden yönlendirildiğinde yeni anılar oluşur. Hipokampus ve parahipokampal bölge kısa süreli olayları uzun süreli anılara dönüştürür. Amigdala duyguları yaşanmış deneyimlerimize entegre eder.


Bilincin Nörobilimi

Bilinç insan davranışını etkiler, dolayısıyla nörobilim bilinci açıklamak için bir bakış açısı sağlar. Bilincin nörobilimi çalışması öncelikle hangi nöral özelliklerin bir durumun bilinçli olup olmadığını (genel bilinç) açıkladığını ve hangi nöral özelliklerin bilinçli bir durumun temelini belirlediğini (özel bilinç) yanıtlamayı amaçlar.

 

Nörobilim Alanları

Nörobilim disiplinler arası bir çalışma olduğundan, modern araştırmalar ve gelişmeler birçok farklı nörobilim alanında kategorize edilebilir.

Nörobilim alanlarının listesi:

Aşağıdaki bölümlerde nörobilim ile psikoloji ve nörobilim ile nöroloji arasındaki farkları açıklayacak, ana nörobilim alanlarını (bilişsel ve davranışsal nörobilim) tanımlayacak ve yeni ortaya çıkan diğer alanları açıklayacağız.

  • Duygusal Nörobilim (Affective Neuroscience)

  • Davranışsal Nörobilim (Behavioral Neuroscience)

  • Hücresel Nörobilim (Cellular Neuroscience)

  • Klinik Nörobilim (Clinical Neuroscience)

  • Bilişsel Nörobilim (Cognitive Neuroscience)

  • Hesaplamalı Nörobilim (Computational Neuroscience)

  • Kültürel Nörobilim (Cultural Neuroscience)

  • Gelişimsel Bilişsel Nörobilim


  • Gelişimsel Nörobilim (Developmental Neuroscience)

  • Evrimsel Nörobilim (Evolutionary Neuroscience)

  • Eğitimsel Nörobilim (Educational Neuroscience)

  • Moleküler Nörobilim (Molecular Neuroscience)

  • Tıbbi Nörobilim (Medical Neuroscience)

  • Yapay sinir mühendisliği (Neural engineering)

  • Nöroanatomi (Neuroanatomy)

  • Nörokimya (Neurochemistry)

  • Nöroekonomi (Neuroeconomics)

  • Nöroetik (Neuroethics)

  • Nöroetoloji (Neuroethology)

  • Nörogastronomi (Neurogastronomy)

  • Nörogenetik (Neurogenetics)

  • Nörogörüntüleme (Neuroimaging)

  • Nöroimmünoloji (Neuroimmunology)

  • Nöroinformatik (Neuroinformatics)

  • Nörolinguistik (Neurolinguistics)

  • Nöropazarlama (Neuromarketing)

  • Nörofizik (Neurophysics)

  • Nörofizyoloji (Neurophysiology)

  • Nöropsikoloji (Neuropsychology)

  • Paleonörobiyoloji (Paleoneurobiology)

  • Sosyal Nörobilim (Social Neuroscience)

  • Sistemler Nörobilimi (Systems Neuroscience)

  • Teorik Nörobilim (Theoretical Neuroscience)

  • Transl決済 Nörobilim (Translational Neuroscience)

 

Nörobilim ile Psikoloji Arasındaki Fark Nedir?

Nörobilim psikoloji ile nasıl ilişkilidir? Nörobilim tanımına tekrar göz atalım. Nörobilim beynin davranışını ve işlevini etkileyen kimyasal, biyolojik and anatomik süreçlerin incelenmesidir; psikoloji ise insan davranışının soyut incelenmesidir. Psikoloji eğitimi alıp insan doğasını öğrenebilirsiniz ancak beynin nasıl çalıştığına dair bilimsel bilgiye sahip olmadan resmin tamamını göremeyebilirsiniz. Bilim insanları beynin kişilik, davranış ve duygu gibi psikolojik süreçlerde nasıl rol oynadığını hala keşfetmektedirler.

 

Nöroloji vs Nörobilim

Nörobilim sinir sisteminin incelenmesini konu alırken, nöroloji bunun tıbbi tedavisiyle ilgilenir. Nöroloji; merkezi, periferik ve otonom sinir sistemi konularında uzmanlaşmış tıp alanıdır. Nörologlar, sinirsel hastalıkları ve bozuklukları teşhis ve tedavi eden hekimlerdir.

 

Bilişsel Nörobilim

Bilişsel nörobilim, özellikle sinirsel bağlantılar açısından bilişin altında yatan biyolojik süreçleri inceleyen bir nörobilim alt alanıdır. Bilişsel nörobilimin amacı, beynin gerçekleştirdiği işlevleri nasıl yerine getirdiğini belirlemektir. Bilişsel nörobilim, biyolojik bilimleri psikiyatri ve psikoloji gibi davranış bilimleriyle birleştirdiği için hem psikolojinin hem de nörobilimin bir dalı (bilişsel bilim vs nörobilim) olarak kabul edilir. Nörobilim araştırmalarında kullanılan teknolojiler, özellikle de nörogörüntüleme, davranışsal verilerin yetersiz olduğu durumlarda davranışsal gözlemlere ilişkin içgörü sağlar.

 

Bilişsel Nörobilim Örneği

Bilişsel nörobilim deneylerini incelemek, iş başındaki bilişsel nörobilimi anlamak açısından faydalıdır. Yakın zamanda ödül kazanan bir deney, memnuniyet duygularıyla ilişkili bir nörotransmitter olan dopaminin karar vermedeki rolünü araştırmıştır. İnsanların hayatta kalabilmek için kendilerine fayda sağlayacak kararlar alabilmeleri gerekir. Ödülle sonuçlanan bir karar verdiğimizde, dopamin nöronlarının aktivite düzeyi artar ve sonunda bu tepki ödül beklentisiyle bile gerçekleşir.

Bu biyolojik süreç, terfiler veya diplomalar gibi neden daha büyük ödüller aradığımızı açıklar; çünkü daha yüksek sayıda ödül, daha yüksek hayatta kalma şansı ile bağlantılıdır. Karar verme, bilişi etkileyen biyolojik bir süreç örneğidir (bilişsel nörobilim örneği).


Davranışsal Nörobilim

Davranışsal nörobilim, biyolojiyi fizyoloji, genetik ve gelişimsel mekanizmaların incelenmesine uygulayarak beynin davranışı nasıl etkilediğini ortaya çıkarır. Adından da anlaşılacağı gibi bu alt alan nörobilim ile davranış arasındaki bağlantıdır. Davranışsal nörobilim, hem normal hem de anormal davranışların altında yatan biyolojik süreçleri (biyolojik nörobilim) araştırmak için sinir hücrelerine, nörotransmitterlere ve sinir devrelerine odaklanır.

Etkili birçok davranışsal nörobilim deneyi, insan dışı denekler (genellikle maymunlar, sıçanlar veya fareler) kullanarak kritik sonuçlara varmış ve bu durum, insan ve insan dışı organizmaların biyolojik ve davranışsal benzerlikler paylaştığı varsayımına yol açmıştır. Davranışsal nörobilim, biyolojik psikoloji, biyopsikoloji veya psikobiyoloji olarak da adlandırılır.

 

Hesaplamalı Nörobilim

Hesaplamalı nörobilim; nöral işlevi moleküler ve hücresel düzeyden ağ düzeyine ve dolayısıyla biliş ve davranış düzeyine kadar anlamak için teorik analizi, bilgisayar simülasyonlarını ve matematiksel modelleri kullanır.

 

Sosyal Nörobilim

Sosyal nörobilim, sosyal süreçleri ve davranışları anlamak için biyolojik kavramları inceler ve uygular. İnsanlar sosyal bir tür olduğu için aileler, topluluklar, mahalleler gibi sosyal birimler oluştururuz. Sosyal nörobilim, bu sosyal birimlerin mevcut olduğunu çünkü onlarla ilişkili sosyal davranışların insanların hayatta kalmasına ve üremesine yardımcı olduğunu savunur.

 

Klinik Nörobilim

Klinik nörobilim, sinirsel bozuklukların ve hastalıkların altında yatan biyolojik mekanizmaları inceler ve bu bozuklukları teşhis ve tedavi etmenin yollarını geliştirmeyi amaçlar. Klinik nörobilim aynı zamanda tıbbi nörobilim olarak da adlandırılır.


Eğitimsel Nörobilim

Eğitimsel nörobilim; öğrenme, okuma, hesaplama yapma gibi süreçlerde yer alan nöral süreçleri ve disleksi ile DEHB gibi eğitimle ilgili nörogelişimsel bozuklukları araştırarak biyolojik süreçler ile eğitim arasındaki bağlantıyı keşfeder.


Sistemler Nörobilimi

Sistemler nörobilimi, sinir hücrelerinin sinir yollarında, sinir devrelerinde ve sinir ağlarında nasıl davrandığının incelenmesini kapsar. Sistemler nörobilimi, beynin yapısını ve işlevini hem moleküler hem de hücresel düzeyde (örneğin sinir devrelerinin duyusal bilgileri nasıl analiz ettiğini ve belirli işlevleri nasıl yürüttüğünü) hem de bilişsel ve davranışsal düzeylerde (dil ve belleğin nasıl çalıştığını) anlamayı amaçlar.


Gelişimsel Bilişsel Nörobilim

Gelişimsel bilişsel nörobilim, gelişen zihindeki psikolojik süreçleri ve bunların nörolojik temellerini (çocuklar büyüdükçe biyolojik ve çevresel değişikliklerin beyni nasıl etkilediği dahil) inceler.


Gelişimsel Nörobilim

Gelişimsel nörobilim, sinir sistemini üreten ve etkileyen süreçlere ilişkin içgörü sağlar ve öncelikle doğum öncesi dönemde hücresel ve moleküler gelişimine odaklanır.


Teorik Nörobilim

"Teorik Nörobilim" terimi sıklıkla "Hesaplamalı Nörobilim" (nöral işlevi moleküler ve hücresel düzeyden ağ düzeyine, biliş ve davranış düzeyine kadar anlamak için teorik analizin, bilgisayar simülasyonlarının ve matematiksel modellerin kullanılması) ile birbirinin yerine kullanılır. Teorik ve hesaplamalı nörobilim arasındaki ince fark, teorik nörobilimin beyni incelemek için matematiksel modeller ve veri toplama önermek yerine teorik yaklaşımlar önermeyi vurgulamasıdır.


Translational Nörobilim

Translational nörobilim, sinirsel bozukluklar için klinik uygulamalar, çözümler ve tedaviler geliştirmeyi amaçlamaktadır. Bu uygulamalar arasında beyin bilgisayar arayüzleri, işitsel ve retinal implantlar yer alır.


Moleküler Nörobilim

Moleküler nörobilim, moleküler biyoloji ve moleküler genetiği sinir sisteminin incelenmesine uygular. Bu alt alan, nöronların moleküler sinyallere nasıl tepki verdiğini, aksonların nasıl bağlantı modelleri oluşturduğunu ve beynin kendini değiştirme yeteneği olan nöroplastisitenin moleküler temelini inceler. Moleküler ve hücresel nörobilim, nöronların nasıl geliştiğini ve genetik değişikliklerin biyolojik işlevleri nasıl etkilediğini anlamayı amaçlar. Hücresel nörobilim, nöronları hücresel düzeyde inceler; nöronların birlikte nasıl çalıştığını, nöronların birbirini nasıl etkilediğini ve nöronların çeşitli tiplerini ve işlevlerini araştırır.


Duygu Nörobilimi

Genellikle duygusal nörobilim olarak adlandırılan duygu nörobilimi, duygunun sinirsel mekanizmalarının incelenmesidir. Duygunun doğrudan beynin merkezindeki limbik sistemdeki yapılarla ilişkili olduğu düşünülmektedir. Duygusal nörobilim, nörobilimi psikoloji ile birleştirir. Örneğin, yakın zamana kadar araştırmacıların ayrı bilişsel süreçler olarak gördüğü duygusal ve duygusal olmayan süreçler arasındaki sinirsel ve zihinsel mekanizmaların örtüşmesini araştırabilir.


Nörobilimin Kısa Tarihi

Nörobilime yapılan en eski katkılardan bazıları filozoflar tarafından yapılmıştır. M.Ö. 400-300 yıllarına kadar kalp, bilincin kaynağı olarak görülüyordu. Hipokrat ve Platon, beynin duyu ve zekada rol oynayan bir aktör olduğunu savunarak bu fikre meydan okudular.

Hekim Luigi Galvani, 1700'lerin sonlarında hayvansal elektriği keşfederek nöronlardan ve kaslardan gelen elektrik sinyallerini inceleyen ilk kişilerden biri oldu.

1800'lerin başında Fransız fizyolog Jean Pierre Flourens, deneysel ablasyonun (cerrahi beyin lezyonu) öncüsü oldu ve zihnin kalpte değil beyinde yer aldığını kanıtlayan ilk kişi oldu. Flourens, sinir sisteminin farklı kısımlarının çıkarılmasının yarattığı etkileri gözlemledi.

19. yüzyılın sonlarında çok sayıda bilim insanı, nörobilimin beynin elektriksel aktivitesini anlamasının yolunu açtı. Emil du Bois-Reymond sinir sinyalinin elektriksel doğasını gösterdi, Hermann von Helmholtz sinir sinyalinin hızını ölçtü, Richard Caton and Adolf Beck ise tavşanların, maymunların ve köpeklerin serebral hemisferlerindeki elektriksel aktiviteyi gözlemlediler.

Camillo Golgi, sinir dokusunu ışık mikroskobu altında görüntülemek için bir boyama yöntemi (şu anda Golgi Boyası olarak bilinir) geliştirdi. Bu teknik, Santiago Ramón y Cajal tarafından kullanıldı ve sinir sisteminin bağımsız hücrelerden oluştuğu kavramı olan nöron teorisinin oluşmasına yol açtı. Golgi ve Ramón y Cajal daha sonra 1906 yılında Fizyoloji veya Tıp alanında Nobel Ödülü'nü kazandılar.

Paul Broca, John Hughlings Jackson ve Carl Wernicke, 1800'lerin sonlarında beynin belirli kısımlarının belirli işlevlerden sorumlu olduğunu öne süren nörobilimin "işlevin lokalizasyonu" hipotezine katkıda bulunmaya yardımcı oldular.

Nörobilim resmi olarak 1950'lerde ve 60'larda akademik bir disiplin olarak kuruldu. David Rioch, Francis O. Schmitt, James L. McGaugh ve Stephen Kuffler, nörobilimi biyomedikal araştırma kurumlarına entegre eden ve nörobilim araştırma programları ve bölümleri kuran ilk kişiler arasındaydı.

Bu artan ilgi, 1960'ların sonlarında bugün hala varlığını sürdüren çeşitli nörobilim organizasyonlarının kurulmasına yol açtı. Bunlar arasında Uluslararası Beyin Araştırmaları Örgütü, Uluslararası Nörokimya Derneği, Avrupa Beyin ve Davranış Derneği ve Nörobilim Derneği yer almaktadır.

Son dönemde nörobilimden nöropazarlama, nöroekonomi, nöroeğitim, nöroetik ve nörohukuk gibi bir dizi uygulamalı disiplin ortaya çıkmıştır.


Nörobilimi Kim Keşfetti?

Santiago Ramón y Cajal, beynin mikroskobik yapısına ilişkin öncü araştırmalarından dolayı "nörobilimin babası" olarak anılır. Ramón y Cajal, modern nörobilimin temeli olarak kabul edilen nöron teorisine dair kanıtlar sağladı. Sinir hücrelerinin sürekli değil, bağımsız ve bitişik (yakın mesafede) olduğunu gösterdi ve aksonal büyüme konisini (sinaptik hedefini arayan gelişmekte olan bir nörit uzantısı) keşfetti.


EEG Nörobilimi

Nörobilim araştırmalarında beyni analiz etmek için sıklıkla elektroensefalografi (EEG) gibi nörogörüntüleme teknikleri kullanılır. EEG, beynin elektriksel aktivitesini kaydeden elektrofizyolojik bir süreçtir. Nörobilimciler, insan davranışının altında yatan bilişsel süreçleri anlamak için EEG verilerini analiz edebilirler. Örneğin, bilişsel nörobilimciler farklı uyarılara tepki olarak beyin aktivitesinin nasıl değiştiğini izlemek için EEG kullanmışlardır (EEG bilişsel nörobilim).

EEG, bireyin geri bildirimini ve davranışını incelemek için bilimsel bir yol sağladığından, tüketici içgörüleri için de değerli bir çözümdür. Tüketici reaksiyonlarını incelemek için EEG gibi nöroteknolojilerin kullanılmasına tüketici nörobilimi veya nöropazarlama (nörobilim pazarlaması) adı verilir.

 

Klinik EEG ve Nörobilim

Klinik EEG ve Nörobilim; belirli koşullardan dolayı diğer teknolojilerin kullanılamadığı durumlarda (örneğin kafasında metal şarapnel veya plaka bulunan hastalar MRG çalışmalarına tabi tutulamaz) epilepsi, inme veya diğer bozuklukları olan hastaları teşhis etmek ve izlemek için EEG'yi kullanır. EEG ayrıca felç veya motor bozukluklardan muzdarip deneklerin beyin-bilgisayar arayüzü olarak kullanılması yoluyla rehabilitasyonunda veya işlevlerinin geri kazanılmasında da kullanılır. Klinik EEG uyku bozukluklarını değerlendirmek için de kullanılabilir.


Nörobilim Araştırmaları İçin EEG'nin Faydaları
  • Fonksiyonel manyetik rezonans görüntüleme (fMRG) ile karşılaştırıldığında EEG, çok yüksek zamansal çözünürlüğe sahiptir, yani beynin milisaniye hızında gerçekleşen hızlı reaksiyonlarını yakalayabilir. Bu da beyinde ve çevrede olup bitenler açısından çok doğru bir senkronizasyon yapmasını sağlar.

  • EEG verileri invaziv olmayan bir yöntemle toplanır. Buna karşılık, elektrokortikografi elektrotların doğrudan beyin yüzeyine yerleştirilmesi için beyin cerrahisi gerektirir.

  • Davranışsal test yöntemleriyle karşılaştırıldığında EEG, örtük işlemeyi (yanıt gerektirmeyen işlemeyi) tespit edebilir. Motor tepki veremeyen deneklerde de kullanılabilir.

  • EEG uyku analizi, beyin olgunlaşmasının zamanlamasının önemli yönlerini gösterebilir.

  • Bir EEG makinesinin fiziksel bir tehlikesi yoktur. fMRG ve MRG, kalp pili gibi metal yardımcıları veya implantları olan hastalar için engelleyici olan güçlü mıknatıslardır.

 

Emotiv Nörobilim ürünleri sunuyor mu?

Emotiv akademik nörobilim araştırmaları, tüketici araştırmaları, bilişsel performans, nöropazarlama ve beyin kontrollü teknoloji uygulamaları için bir dizi nörobilim ürünü sunmaktadır. Emotiv'un nörobilim çözümleri arasında nörobilim yazılımı, BCI yazılımı ve EEG donanım teknolojisi yer almaktadır.

EmotivPro, araştırma ve eğitim için kullanıcıların EEG verilerini analiz etmelerine, EEG kayıtlarını gerçek zamanlı olarak görüntülemelerine ve olayları işaretlemelerine olanak tanıyan bir nörobilim yazılımı çözümüdür. EmotivBCI, bir bilgisayar içinde doğrudan bir BCI uygulamak için kullanılabilen bir beyin-bilgisayar arayüzü yazılımıdır. Emotiv'un ek nörobilim araçları arasında beyin görselleştirme yazılımı BrainViz yer alır.

Emotiv'un beyin ölçüm teknolojisine yönelik nörobilim ürünleri, pazardaki en uygun maliyetli ve güvenilir mobil ve kablosuz EEG Brainwear® cihazları olarak kabul edilmektedir. Nörobilim araştırmaları ve ticari kullanım için ödüllü EMOTIV EPOC+ başlığı ve 10. yıl özel sürümü Epoc X, profesyonel kalitede beyin verileri sağlar. EMOTIV EPOC FLEX başlığı, nörobilim araştırmaları için en uygun yüksek yoğunluklu kapsama alanı ve hareketli elektroensefalogram sensörleri sunar.