
Stresli misiniz? Kötü teknolojiyi suçlayın
Quoc Minh Lai
Güncelleme tarihi
13 Oca 2021

Stresli misiniz? Kötü teknolojiyi suçlayın
Quoc Minh Lai
Güncelleme tarihi
13 Oca 2021

Stresli misiniz? Kötü teknolojiyi suçlayın
Quoc Minh Lai
Güncelleme tarihi
13 Oca 2021
(ARŞİV FOTOĞRAFI: 28 Mart 2018'de çekilen bu illüstrasyon fotoğrafında, ikili kod ekran yansımasının yanında bir mobil cihaz kullanıcısının silüeti görülüyor. REUTERS/Dado Ruvic/Illustration)
NEW YORK (Reuters) – Hepimizin teknolojiye her zamankinden daha fazla bağımlı olduğuna şüphe yok. Peki bu teknoloji çalışmadığında ne olur?
Geçmişte Emily Dreyfuss eski usul bir strateji kullanırdı: Bağırırdı.
Amazon’un Alexa'sı yanlış cevaplar verdiğinde veya soruları yanlış anladığında, Dreyfuss öfkesini bu sanal asistandan çıkarırdı.
Harvard Shorenstein Center'da yazar ve editör olan Dreyfuss, “Onu duygularım için bir günah keçisi olarak kullandım,” dedi. “Evinizde istediğinizi yapmayan, bilinçsiz ve sinir bozucu bir cihaz olduğunda, onunla pek de hoş olmayan ifadelerle konuşuyordum. Eşim de ona karşı cephe alıyordu.”
Bunun gibi teknoloji kaynaklı hayal kırıklıkları hepimizin başına gelmiştir. Wi-fi ağınız sürekli kopar. Şifreleriniz çalışmaz. Dizüstü bilgisayarınız çöker ve üzerinde çalıştığınız her şeyi kaybedersiniz. Sadece bu olasılıkları okumak bile tansiyonunuzu yükseltmeye yetebilir.
Teknoloji ruh halimize zarar verebilir ve yeni araştırmalar da bunu doğruluyor: Bilgisayar devi Dell Technologies, nörotenoloji firması Emotiv ile iş birliği yaparak insanları bir dizi zorlu teknoloji deneyiminden geçirdi ve ardından tepkilerini ölçmek için beyin dalgalarını analiz etti.
Test edilen kişiler oturum açmakta zorlandılar, yavaş uygulamalarda gezinmek zorunda kaldılar veya e-tablolarının çöktüğünü gördüler.
Emotiv'in başkanı Olivier Oullier, “İnsanlar kötü teknoloji kullanmaya başladıkları an, stres seviyelerinin iki katına çıktığını gördük,” dedi. “Buna biraz şaşırdım çünkü bu seviyelerin bu kadar yükseldiğini nadiren görürsünüz.”
Oullier, teknoloji stresinin kalıcı bir etkisi olduğunu da sözlerine ekledi.
“İnsanlar hemen sakinleşip rahatlayamıyorlar. Bu uzun zaman alıyor.”
Çalışanların ruh sağlığıyla birlikte şirketlerin net karları da zarar gördü. Kötü teknolojiyle yaşanan sürekli hayal kırıklığı, personelin, özellikle de daha genç çalışanların günlük iş yüklerini nasıl yönettiklerini etkiliyor. Z kuşağı ve Milenyum kuşağından test edilen kişiler, bunun sonucunda üretkenlikte %30 gibi büyük bir düşüş yaşadı.
Dell'in müşteri deneyimi girişimlerine liderlik eden Cile Montgomery, “Kötü deneyimler, bilgisayar okuryazarlığınız ne olursa olsun sizi etkiler,” dedi. “Ancak gençler teknolojinin çalışmasını bekledikleri için bundan daha da fazla etkileniyor gibi görünüyor.”
GERÇEK DÜNYA: DAHA DA KÖTÜ
Oullier, Emotiv sonuçları ne kadar şaşırtıcı olsa da, kalitesiz teknolojinin etkilerinin iki nedenden dolayı gerçek dünyada muhtemelen daha da şiddetli olduğunu söyledi.
Birincisi, deneylere katılanlar test edildiklerini biliyorlardı, bu da muhtemelen hayal kırıklıklarını sınırladı. İkincisi, bu pandemi yılı boyunca temel stres seviyemiz zaten yüksek. Dolayısıyla kötü teknolojiden kaynaklanan ve ikiye katlanan stres, zaten yüksek olan bir başlangıç noktasından itibaren ikiye katlanıyor.
Uzaktan çalışma ortamları da yardımcı olmuyor. Bir ofiste, bilgi işlem desteği gelip teknolojik sorunlarınızı gidermenize yardımcı olabilir. Mutfağınızda veya dinlenme odanızda ise genellikle kendi başınızasınızdır.
Oullier, “Şu anda bilgisayarlarımız ve işletim sistemlerimiz dış dünyaya açılan tek penceremiz,” diyor. “Evde sıkışıp kaldığınızda ve elinizdeki tek şey işvereniniz tarafından sağlanan bir bilgisayar olduğunda, teknik desteğe erişiminiz olmayabilir. Uzaktan çalışırken çalışan bir teknolojiye sahip olmak bu yüzden çok önemlidir.”
Bu yeni beyin araştırmasından çıkarılacak birkaç önemli ders var. Birincisi, şirketlerin yetersiz teknoloji kurulumlarının duygusal etkisinin ve bunun sonucunda üretkenliğe vurulan darbenin daha fazla farkında olmaları gerekiyor. Bu durum daha fazla ön yatırım, evden çalışma ekipmanlarının yükseltilmesi ve sürekli teknik destek gerektirebilir.
Oullier, bu tür proaktif adımların çarpan etkileri nedeniyle gelecekte kazanç sağlayabileceğini söylüyor. Teknoloji aksaklıklarıyla boğuşuyorsanız, muhtemelen iş istasyonunuza korku ve isteksizlikle yaklaşırsınız. Her şey sorunsuz ilerlerse, elinizdeki işe hızla odaklanabilirsiniz.
Şirketler tüm bunları yaparlarsa, net karlarında şaşırtıcı bir artış görebilirler ve Emily Dreyfuss gibi son kullanıcılar da mutlu olur.
Sakinliğini korumak için Stoacı filozoflara başvuran Dreyfuss, “Bazı şeyler sizin kontrolünüzdedir, bazı şeyler ise kontrolünüz dışındadır,” diyor. “Kaos anlarında huzuru bulmalısınız — ve bu da cihazlarınıza bağırmamak anlamına geliyor.”
Chris Taylor'ın Yazısı – Lauren Young ve David Gregorio Tarafından Düzenlendi – REUTERS'tan
(Orijinal makale bağlantısı: http://reut.rs/3i8viCw)
(ARŞİV FOTOĞRAFI: 28 Mart 2018'de çekilen bu illüstrasyon fotoğrafında, ikili kod ekran yansımasının yanında bir mobil cihaz kullanıcısının silüeti görülüyor. REUTERS/Dado Ruvic/Illustration)
NEW YORK (Reuters) – Hepimizin teknolojiye her zamankinden daha fazla bağımlı olduğuna şüphe yok. Peki bu teknoloji çalışmadığında ne olur?
Geçmişte Emily Dreyfuss eski usul bir strateji kullanırdı: Bağırırdı.
Amazon’un Alexa'sı yanlış cevaplar verdiğinde veya soruları yanlış anladığında, Dreyfuss öfkesini bu sanal asistandan çıkarırdı.
Harvard Shorenstein Center'da yazar ve editör olan Dreyfuss, “Onu duygularım için bir günah keçisi olarak kullandım,” dedi. “Evinizde istediğinizi yapmayan, bilinçsiz ve sinir bozucu bir cihaz olduğunda, onunla pek de hoş olmayan ifadelerle konuşuyordum. Eşim de ona karşı cephe alıyordu.”
Bunun gibi teknoloji kaynaklı hayal kırıklıkları hepimizin başına gelmiştir. Wi-fi ağınız sürekli kopar. Şifreleriniz çalışmaz. Dizüstü bilgisayarınız çöker ve üzerinde çalıştığınız her şeyi kaybedersiniz. Sadece bu olasılıkları okumak bile tansiyonunuzu yükseltmeye yetebilir.
Teknoloji ruh halimize zarar verebilir ve yeni araştırmalar da bunu doğruluyor: Bilgisayar devi Dell Technologies, nörotenoloji firması Emotiv ile iş birliği yaparak insanları bir dizi zorlu teknoloji deneyiminden geçirdi ve ardından tepkilerini ölçmek için beyin dalgalarını analiz etti.
Test edilen kişiler oturum açmakta zorlandılar, yavaş uygulamalarda gezinmek zorunda kaldılar veya e-tablolarının çöktüğünü gördüler.
Emotiv'in başkanı Olivier Oullier, “İnsanlar kötü teknoloji kullanmaya başladıkları an, stres seviyelerinin iki katına çıktığını gördük,” dedi. “Buna biraz şaşırdım çünkü bu seviyelerin bu kadar yükseldiğini nadiren görürsünüz.”
Oullier, teknoloji stresinin kalıcı bir etkisi olduğunu da sözlerine ekledi.
“İnsanlar hemen sakinleşip rahatlayamıyorlar. Bu uzun zaman alıyor.”
Çalışanların ruh sağlığıyla birlikte şirketlerin net karları da zarar gördü. Kötü teknolojiyle yaşanan sürekli hayal kırıklığı, personelin, özellikle de daha genç çalışanların günlük iş yüklerini nasıl yönettiklerini etkiliyor. Z kuşağı ve Milenyum kuşağından test edilen kişiler, bunun sonucunda üretkenlikte %30 gibi büyük bir düşüş yaşadı.
Dell'in müşteri deneyimi girişimlerine liderlik eden Cile Montgomery, “Kötü deneyimler, bilgisayar okuryazarlığınız ne olursa olsun sizi etkiler,” dedi. “Ancak gençler teknolojinin çalışmasını bekledikleri için bundan daha da fazla etkileniyor gibi görünüyor.”
GERÇEK DÜNYA: DAHA DA KÖTÜ
Oullier, Emotiv sonuçları ne kadar şaşırtıcı olsa da, kalitesiz teknolojinin etkilerinin iki nedenden dolayı gerçek dünyada muhtemelen daha da şiddetli olduğunu söyledi.
Birincisi, deneylere katılanlar test edildiklerini biliyorlardı, bu da muhtemelen hayal kırıklıklarını sınırladı. İkincisi, bu pandemi yılı boyunca temel stres seviyemiz zaten yüksek. Dolayısıyla kötü teknolojiden kaynaklanan ve ikiye katlanan stres, zaten yüksek olan bir başlangıç noktasından itibaren ikiye katlanıyor.
Uzaktan çalışma ortamları da yardımcı olmuyor. Bir ofiste, bilgi işlem desteği gelip teknolojik sorunlarınızı gidermenize yardımcı olabilir. Mutfağınızda veya dinlenme odanızda ise genellikle kendi başınızasınızdır.
Oullier, “Şu anda bilgisayarlarımız ve işletim sistemlerimiz dış dünyaya açılan tek penceremiz,” diyor. “Evde sıkışıp kaldığınızda ve elinizdeki tek şey işvereniniz tarafından sağlanan bir bilgisayar olduğunda, teknik desteğe erişiminiz olmayabilir. Uzaktan çalışırken çalışan bir teknolojiye sahip olmak bu yüzden çok önemlidir.”
Bu yeni beyin araştırmasından çıkarılacak birkaç önemli ders var. Birincisi, şirketlerin yetersiz teknoloji kurulumlarının duygusal etkisinin ve bunun sonucunda üretkenliğe vurulan darbenin daha fazla farkında olmaları gerekiyor. Bu durum daha fazla ön yatırım, evden çalışma ekipmanlarının yükseltilmesi ve sürekli teknik destek gerektirebilir.
Oullier, bu tür proaktif adımların çarpan etkileri nedeniyle gelecekte kazanç sağlayabileceğini söylüyor. Teknoloji aksaklıklarıyla boğuşuyorsanız, muhtemelen iş istasyonunuza korku ve isteksizlikle yaklaşırsınız. Her şey sorunsuz ilerlerse, elinizdeki işe hızla odaklanabilirsiniz.
Şirketler tüm bunları yaparlarsa, net karlarında şaşırtıcı bir artış görebilirler ve Emily Dreyfuss gibi son kullanıcılar da mutlu olur.
Sakinliğini korumak için Stoacı filozoflara başvuran Dreyfuss, “Bazı şeyler sizin kontrolünüzdedir, bazı şeyler ise kontrolünüz dışındadır,” diyor. “Kaos anlarında huzuru bulmalısınız — ve bu da cihazlarınıza bağırmamak anlamına geliyor.”
Chris Taylor'ın Yazısı – Lauren Young ve David Gregorio Tarafından Düzenlendi – REUTERS'tan
(Orijinal makale bağlantısı: http://reut.rs/3i8viCw)
(ARŞİV FOTOĞRAFI: 28 Mart 2018'de çekilen bu illüstrasyon fotoğrafında, ikili kod ekran yansımasının yanında bir mobil cihaz kullanıcısının silüeti görülüyor. REUTERS/Dado Ruvic/Illustration)
NEW YORK (Reuters) – Hepimizin teknolojiye her zamankinden daha fazla bağımlı olduğuna şüphe yok. Peki bu teknoloji çalışmadığında ne olur?
Geçmişte Emily Dreyfuss eski usul bir strateji kullanırdı: Bağırırdı.
Amazon’un Alexa'sı yanlış cevaplar verdiğinde veya soruları yanlış anladığında, Dreyfuss öfkesini bu sanal asistandan çıkarırdı.
Harvard Shorenstein Center'da yazar ve editör olan Dreyfuss, “Onu duygularım için bir günah keçisi olarak kullandım,” dedi. “Evinizde istediğinizi yapmayan, bilinçsiz ve sinir bozucu bir cihaz olduğunda, onunla pek de hoş olmayan ifadelerle konuşuyordum. Eşim de ona karşı cephe alıyordu.”
Bunun gibi teknoloji kaynaklı hayal kırıklıkları hepimizin başına gelmiştir. Wi-fi ağınız sürekli kopar. Şifreleriniz çalışmaz. Dizüstü bilgisayarınız çöker ve üzerinde çalıştığınız her şeyi kaybedersiniz. Sadece bu olasılıkları okumak bile tansiyonunuzu yükseltmeye yetebilir.
Teknoloji ruh halimize zarar verebilir ve yeni araştırmalar da bunu doğruluyor: Bilgisayar devi Dell Technologies, nörotenoloji firması Emotiv ile iş birliği yaparak insanları bir dizi zorlu teknoloji deneyiminden geçirdi ve ardından tepkilerini ölçmek için beyin dalgalarını analiz etti.
Test edilen kişiler oturum açmakta zorlandılar, yavaş uygulamalarda gezinmek zorunda kaldılar veya e-tablolarının çöktüğünü gördüler.
Emotiv'in başkanı Olivier Oullier, “İnsanlar kötü teknoloji kullanmaya başladıkları an, stres seviyelerinin iki katına çıktığını gördük,” dedi. “Buna biraz şaşırdım çünkü bu seviyelerin bu kadar yükseldiğini nadiren görürsünüz.”
Oullier, teknoloji stresinin kalıcı bir etkisi olduğunu da sözlerine ekledi.
“İnsanlar hemen sakinleşip rahatlayamıyorlar. Bu uzun zaman alıyor.”
Çalışanların ruh sağlığıyla birlikte şirketlerin net karları da zarar gördü. Kötü teknolojiyle yaşanan sürekli hayal kırıklığı, personelin, özellikle de daha genç çalışanların günlük iş yüklerini nasıl yönettiklerini etkiliyor. Z kuşağı ve Milenyum kuşağından test edilen kişiler, bunun sonucunda üretkenlikte %30 gibi büyük bir düşüş yaşadı.
Dell'in müşteri deneyimi girişimlerine liderlik eden Cile Montgomery, “Kötü deneyimler, bilgisayar okuryazarlığınız ne olursa olsun sizi etkiler,” dedi. “Ancak gençler teknolojinin çalışmasını bekledikleri için bundan daha da fazla etkileniyor gibi görünüyor.”
GERÇEK DÜNYA: DAHA DA KÖTÜ
Oullier, Emotiv sonuçları ne kadar şaşırtıcı olsa da, kalitesiz teknolojinin etkilerinin iki nedenden dolayı gerçek dünyada muhtemelen daha da şiddetli olduğunu söyledi.
Birincisi, deneylere katılanlar test edildiklerini biliyorlardı, bu da muhtemelen hayal kırıklıklarını sınırladı. İkincisi, bu pandemi yılı boyunca temel stres seviyemiz zaten yüksek. Dolayısıyla kötü teknolojiden kaynaklanan ve ikiye katlanan stres, zaten yüksek olan bir başlangıç noktasından itibaren ikiye katlanıyor.
Uzaktan çalışma ortamları da yardımcı olmuyor. Bir ofiste, bilgi işlem desteği gelip teknolojik sorunlarınızı gidermenize yardımcı olabilir. Mutfağınızda veya dinlenme odanızda ise genellikle kendi başınızasınızdır.
Oullier, “Şu anda bilgisayarlarımız ve işletim sistemlerimiz dış dünyaya açılan tek penceremiz,” diyor. “Evde sıkışıp kaldığınızda ve elinizdeki tek şey işvereniniz tarafından sağlanan bir bilgisayar olduğunda, teknik desteğe erişiminiz olmayabilir. Uzaktan çalışırken çalışan bir teknolojiye sahip olmak bu yüzden çok önemlidir.”
Bu yeni beyin araştırmasından çıkarılacak birkaç önemli ders var. Birincisi, şirketlerin yetersiz teknoloji kurulumlarının duygusal etkisinin ve bunun sonucunda üretkenliğe vurulan darbenin daha fazla farkında olmaları gerekiyor. Bu durum daha fazla ön yatırım, evden çalışma ekipmanlarının yükseltilmesi ve sürekli teknik destek gerektirebilir.
Oullier, bu tür proaktif adımların çarpan etkileri nedeniyle gelecekte kazanç sağlayabileceğini söylüyor. Teknoloji aksaklıklarıyla boğuşuyorsanız, muhtemelen iş istasyonunuza korku ve isteksizlikle yaklaşırsınız. Her şey sorunsuz ilerlerse, elinizdeki işe hızla odaklanabilirsiniz.
Şirketler tüm bunları yaparlarsa, net karlarında şaşırtıcı bir artış görebilirler ve Emily Dreyfuss gibi son kullanıcılar da mutlu olur.
Sakinliğini korumak için Stoacı filozoflara başvuran Dreyfuss, “Bazı şeyler sizin kontrolünüzdedir, bazı şeyler ise kontrolünüz dışındadır,” diyor. “Kaos anlarında huzuru bulmalısınız — ve bu da cihazlarınıza bağırmamak anlamına geliyor.”
Chris Taylor'ın Yazısı – Lauren Young ve David Gregorio Tarafından Düzenlendi – REUTERS'tan
(Orijinal makale bağlantısı: http://reut.rs/3i8viCw)

Okumaya devam et